|
|
- son yılların gözde mesleği olan bu*na değişik yönlerden yaklaşmakta fayda vardır ki sanıyorum yazıp yazacağım en uzun girilerden biri de burada başlıyor (bkz: meslek aşkı) aşama aşama bu meslekle ilgisi olup olabilecek insanları inceleyeyim.
(başlamadan önce istisnaları tenzih edeyim de benim amcam böyle değil diye gelmesin kimse.)
bunlardan biri üniveriste çağına gelmiş genç dimağlardır zira bu insanlar mesleğin cafcaflı dönemlerine denk geldiklerinden kelli toplum içerisinde adam olma ve statü edinme hayallerine kanarak olur olmaz bölümü tercih etmeyi düşünmektedirler. aslına bakarsanız çoğusu +-5 puan aralığına denk düşen bölümleri yüksekten alçağa sıralayıp girecektir amma ve lakin o konunun yeri başkadır bizim kastımız bir miktar bilinç barajını aşmış olanlardır. zira bu insancıklar bu işte para var mevkii var kıdem var adam olacaz tutmayın bizi nidalarıyla bölümü tercih etme hevesine girişirler ve yine fakat olaylar bu noktada çetrefilleşir.
başlarlar sağa sola sormaya ya bu bilgisayar mühendisliği ne menem bişeydir iş var mı bunda başka birşey yazsak daha mı iyi olur napsak netsek kafayı yicez diye. sordukları adamlardan birkaçı eline bir hesap makinesi alıp bu bilgisayar mıdır diye sorar. ne derler peki , ilginçlik burda başlar.
meslek gruplarına göre insanlar görüşlerini belirtir , mesela elektronikçisi der ki "yiğenim bak bilgisayar da elektronik bir alet değil mi ki ya. bizim bölümün bilgisayar diye kolu da var çok istiyosan gir oraya takıl bak walla bilgisayarcı gibi çıkarsın ha ölümü gör" , demezler ki o adama e birader bunun yazılımı var , ağı var , yapay zekası var , dağıtılmış işlemi var , veritabanı var , interneti var mp3ü var jpeg var avi var sibel kekilli var.. var oğlu var şimdi senin donanım kolundaki adam bu kadar işi biliyosa o adamın orda ne işi var.
matematikçisi ne der mesela "ya bizim bölüm nerdeyse aynı eğitimi veriyo, burdan çıkanlar da aynı işi yapıyor boşver sen itü bilgisayarı gel boğaziçi matematiğe". bu adama da çıkıp kimse demez birader sen manyak mısın ders programına bak öyle konuş olayın özü algoritma tamam da o adamlar onu amaç olarak değil araç olarak kullanıyo kimse sibel kekilli izlerken düşünmez ki dur bunu izliyorum da sıkıştırma algoritmasının np complete olduğunu kanıtlayayım , len mp3te huffman tree varmış biz de ne işe yarar bu diyoduk der dese dese.
biz sütten çıkmış ak kaşık mıyız peki, tabi ki hayır bize gelip sorsalar da deriz ki "yiğenim boşver onlar kendi meslekleri olduğu için öyle diyo sen gel bu işte para var sokarız seni bizim bilgi işleme oh valla". tek soru sormak gerek aslında "bilgisayar başında günler boyu saatlerini geçirmeye hazır mısın". bilgisayarla ilgisi olmasına dahi gerek yoktur bu insanın , gereken tek şey bir oyunu bitirmek için bilgisayar başında sabahlama *potansiyeline sahip olmaktır en basitinden.
ne olur peki , konuşmalar yapılır edilir yine de çoğu insan sortu çeker istediği bölümlerin listesine yuvarlakları karalar. sonrası kendileri açısından zaten felakettir de bir de işin asıl bilgisayar mühendisliğini ilgilendiren kısmı var ki bu kısım daha da acı.gerçekten bilgisayarı seven bilgisayar başında oturan ama belki de meslek için gerekli olan bu özellikleri yüzünden belki de başka gudikliklerden belki de kafası biyolojiye çalışmıyor diye puanı tutturamamış insanlar. bilgisayar mühendisliği için gerçek tehlike bu grupta yatmaktadır zira bu arkadaşlar eninde sonunda eğitimsiz bilgisayar mühendisi olmaktadırlar.
haklı olarak bu tayfa kendilerini çoğu bilgisayar mühendisinden üstün görür nedeni de çok basittir onların olmaları gerektiği yerde orda olmaktan kendileri de mutsuz olan başka insanlar vardır. haklılardır haklı olmasına ama haklılık çoğu zaman ukalalığı da yanında getirir , zira bu insanların *götü öyle kalkar ki diledikleri şekilde mesleğe saldırmaya "4 sene okuyup bir o kadar öğrendiklerini unutmaya çalışan insanlar topluluğu" gibi çirkin yakıştırmalar üretmeye başlarlar.
işin ilginç tarafı bu mesleğin belki de peygamberi olarak *görülen adamı bill gates'in de okulu yarıda bırakmasıdır. öte yandan kitleleri peşinden koşturan alaylı pop müzik şarkıcısının eserleriyle örneğin işi okulunda okumuş bir jazz veya obua ustasının eserlerinin arasındaki kalite farkını takdirinize bırakıyorum. bütün buraya kadar ki laf salatasının özeti ise yetenek ve eğitimin farklı şeyler olduğunu ve bu iki şeyden birine çok fazla diğerine az sahip olan insanın dombililik yapıp öbürüne bok atmaması gerktiğidir. zira en güzeli ikisini birleştirmektir (bkz: dream theater)*
bir de mesleğe bilgisayar mühendisleri açısından bakalım , ve en attraktif örneği vererek mesleki incelemeye bir son verelim. ülkemizde çok büyük olmak üzere , bir grup insan doğal olarak bilgisayar mühendisliği mesleğini yapan insanların ne iş yaptığını bilmemektedir. neticede bilgisayarı bozulunca veya bilgisayar alamadan önce bilgisayar mühendisine koşan insanlar bekledikleri yardımı bulamayınca isyan bayrağını çekip ne biçim bilgisayar mühendisisin gibilerden komik lafların altına imzasını atmaktadır. doğru olan çözüm, bu arkadaşlara mümkün olduğunca nazik bir dille motor dizayn eden makine mühendislerinin de otomobilleri bozulduğunda tamirciye gittiklerini anlatmaktır**. tabii ki 4 sene okuyup da klavyede dakikada 5 kelime yazacak veya agp diyince yüze bön bön bakacak şekilde okumak racona terstir onu da belirtelim.
tüm bu laf kalabalığını özetleyip bilgisayar mühendisliği şudur şu değildir şeklinde olayı bağlayan sözler söylemek isterdim fakat daha bunun için önümde uzun yıllar olduğunu biliyorum anınçin bu noktada diyebileceğim tek şey gerçek bilgisayar mühendisi en asil duygunun insanıdır olabilir veya önce insanım sonra bilgisayar mühendisi de olabilir.
(bkz: iyi başlayıp kötü bitirmek)
(bkz: gegen die wand)
- niye beni seçtiğini bilmediğim bir daha seçme şansı olsa yine beni seçer mi bilmediğim acayip meslek. allah belasını versin.
- orta doğu teknik üniversitesi'nden göktürk üçoluk hocamız(ki kendisi çok süfer bir insandır); bu alan hakkında çok şahane bir sss hazırlamıştır. buyrun buradan yakın (bkz: http://www.ceng.metu.edu.tr/...)
... toplu gösterim ... |