|
|
- eğer ortamda arızalı bir bilgisayar varsa ve bilgisayarın başında diz çökmüş "bilgisayar mühendisi olan var mı?" diye çığlık atarak ağlayan bir adamın yardımına koşulmuyorsa genellikle sohbet aralarında büyükler tarafından "nerede okuyorsun evladım?" veya "bir mesleğin var mı?" sorusuna muhatap olmaktır. anlatacaklarımı sadece bilgisayar mühendisleri değil bilgisayar mühendisliği gibi diğer kalifiye meslek sahibi olanlar da anlayacaklardır ama bilgisayar mühendisliğine özgü şekilde gelişen diyaloglar biz bilgisayar mühendislerini çileden çıkartmaktadır.
genelde arkadaş ortamlarında yabancı olduğunuz bir grup içerisinde tanıştırılıyorsanız adınız ve yaşınızdan sonra kaçınılmaz olarak soru nerede okuduğunuz veya ne meslek yaptığınıza gelecektir. "herhangi bir okul okumuyorum ve beyaz kadın ticareti ile uğraşıyorum." şeklinde bir cevaptan kat be kat daha dikkat çeker "x üniversitenin y bölümü mezunuyum." demek. grubun "ooooo" ses tonunda zeki çocuk'tan inek öğrenciye envayi çeşit belirteç vardır. söylediğiniz anda sıkıntı basar içinizi konu bir an evvel kapansın istersiniz. hani belki yemiyor bunu söylemek ama grup içerisinde dışlanmaktan korkar ve utanırsınız.
bir de bunun amcalarla yapılan sohbetleri var. ilk bölüm geçtikten sonra belirttiğiniz dalla ilgili saçmasapan bir soru ile karşılaşmaya hazır olmanız gerekir.
şöyle bir diyalogdansa
- sen ne mezunusun evladım?
+ bilgisayar mühendisliği amca.
- yaw sen anlarsın. bizim oğlan * yeni bir oyun almış direksiyonu çalışmıyormuş. bir bakıversene.
şöyle bir diyaloğu tercih ederim.
- sen ne mezunusun evladım?
+ bilgisayar mühendisliği amca.
- birleşik arap emirlikleri bayrağı kaç renktir? bu renkleri sayınız.
+ ?!?
çünkü ikisi de saçmadır. bilgisayar mühendisi olmak mecidiyeköy'deki parçacılar kadar bilgisayar tamiri bilgisi gerektirmediğini anlatmaz insanlara. bilgisayarım bozuldu, yap derler. yapamazsın mühendisliğine laf gelir. halbüsü sen iki bitirme projesi onlarca ödev yapmışsın kendi iş yerinde kodlar içerisinde harikalar yaratıyorsun ve mühendisliğin tüm gerekliliğini yerine getiriyorsundur ama yetmez. komşunun siktiriboktan yazıcısının driver'ı bozulduğundan "ben buna bir şey yapamam." dersiniz ama adam öyle bir "tamam bırak bırak. biz bilgisayarcıya yaptırırız." der ki o esnada a4 kağıdı yerine o komşuyu yazıcıya verip üzerine de bold karakterle "ben bilgisayar mühendisiyim ulan!!!" yazmanız gelir.
ben şimdi yeni tanıdığım insanlara en iyi ihtimalle pezevengim diyorum. en azından "bilgisayarım bozuldu, yapsana." demektense "bana karı bul." diyorlar. sinirim daha az oynuyor.
- riskli bir eylemdir. evinizde güzel güzel güzel otururken, kod yazarken,çay içerken üst komşunun "msn açılmıyo bir baksana" demesi , bizim oğlana bilgisayar alacağız da toplama mı alalım, marka mı alalım sorusuyla sık sık karşılaşma, okul bitince internet kafe mi açacaksın esprisinden fenalık geçirmek, işinin sadece bozuk bilgisayarları tamir etmek olduğunun düşünülmesi (hoş böyle düşünenler için bilgisayar tamir etmenin olağan üstü birşey olması bu yan etkiyi biraz da olsa hafifletebilir) , telefon kablosunu splitterdan çıkardığı için internete bağlanamayan insanın dahi gelip seni bulması gibi yan etkileri vardır. ne olacaksın sorusuna mühendis cevabını verip kurtulmak daha makuldür
- karşılaşılacak soruları ve istekleri düşününce hiç yapılmaması gerektiğini düşündüğüm eylem
|