bilgisayarı ekransız kullanmak   

adana çık aradan

  1. yıllardır bilgisayarımı her türlü imkân ve şerait altında kullanmaya devam ederek, bugüne kadar gereksiz konularda hayli tecrübe kazanmış bir insanım. kâh klavyeme çay döktüm bilgisayarı klavyesiz kullandım, kâh eski model farenin* içini temizlerken topunu kaybettim uzun gecelerde faresiz kaldım. arada çevirmeli bağlantı modeminin, nokta vuruşlu yazıcının ya da oyun disketlerinin de bozulup beni yalnız bıraktığı oldu ama onların etkisi diğer parçalar kadar dramatik olmuyor.

    bilgisayarı ekransız kullanmak derken aslında kastetmeye çalıştığım, bilgisayarı ekransız kullanmak zorunda kalmak, hatta, ekran olmadığı zaman bilgisayarı kullanmaya çalışmaktır.

    "bilgisayarı neden ekransız kullanıyorsun arkadaşım manyak mısın?" diyebilirsiniz. haklısınız. fakat ekranım bozuldu ve serviste. benim de müzik dinlemek için diğer alternatiflerim yurdumun kral tv'si, gavurun mtv'si ya da digiturk'un greatest hits of 80's kanalı. başka çarem yok yani.

    bilgisayarı ekransız kullanabilmek için ilk ve en önemli şart fare yerine klavye kullanabilme yetisidir. bu özellik de topunu kaybedip eski model faremi hurdaya çıkardığım zamanlarda klavyemle gereğinden fazla hayli haşır neşir olmamdan dolayı bende fazlasıyla muvcut.

    öncelikle kasayı tuşundan açıyoruz ve dos'un gerekli kontrolleri yaptıktan sonra windows'un kendini başlatması için yeteri kadar bekliyoruz. kullanıcı ekranında şifreniz yoksa iyi, varsa da çözümü var. windows sürümü xp ise tab tuşuna iki kere basıyoruz, vista ise bilgisayar bizi kendiliğinden şifre satırına aktarıyor. şifremizi giriyoruz. bu esnada hopörlörün açık olması iyi olur zira windows'un açılış sesini duymak insana doğru yolda olduğunu anlattığı için morale +5 veriyor.

    bu noktadan sonra tüm bilgisayarlar, içine değişik değişik programlar yüklü olduğu için farklılık gösterebilir. bir sürü popup çıkaran sevgi dolu küçük küçük programlarınız varsa yeterince bekledikten sonra hepsini sabır, sebat ve alt+f4'le kapatmayı deneyebilirsiniz ama yine de zor olacaktır. yeter ki bilgisayar açılırken hep yaptığınız rutin hareketleri hatırlayın. windows açılıp kendine geldikten sonra yine klavye yardımıyla başlat'tan çalıştıra gelip mp3'leriniz hangi sabit diskteyse orayı açabilirsiniz.

    kendimden örnek vereyim:

    başlat > yukarı ok[3 kere] > enter > d: > enter > m[müziğimi seçer] > enter > y[yabancı mp3] > enter > q[queen] > enter > ctrl+a[hepsini seçer] > enter...

    son enterden sonra gerilim dolu bir bekleyiş başlar. uzun bir sessizlik kendinizi kötü hissetmenize, akabinde mp3 dinleyeyim derken gollum olmanıza, yeniden deneyip maymun olmanıza, sonunda ise "ulen ben naapıyorum" deyip, gidip kral tv açmanıza sebep olur.

    2-3 saniye sonra duymaya başlayacağınız o mükemmel müzik sesi ise uzay mekiğinde oksijensiz kalıp ölmek üzereyken iyi astronotun gelip kabine hava basarak sizi kurtarmasına benzer. aslında bu kadar küçük ve evrende hiçbir şeyi değiştirmeyen bir hareket ile "afferim len bana" düşüncelerine gark olup, bir şeyler başarmış hissi duyumsamak şimdi düşününce çok garip ama aslında mükemmel bir duygu.
    (mavio, 06.08.2007 17:38 ~ 20.08.2007 13:11)
... toplu gösterim ...