(bkz:
çok yalnızım be sözlük)
sözlükte zaman zaman farklı başlıklar altında yeniden ve sonra yine yeniden ifade edilen çağdaş sorun.
bir anda önümdeki metinleri okumak istemediğimi, internete girmek istediğimi fark edip sözlüğe göz attığım an gözüme çarpan ilk başlık bu başlıktı.
başlığın altındaki ilk giride dile getirilmiş biçimiyle "nba maçlarını bile tanımadığımız insanlarla sözlükte takip etmek" örneğin 18. yy'ın değer yargılarına (internet elbette o zamanlar yoktu. kastedilen, benzeri soyut toplumsallaşma örnekleridir, yani tanımadığımız insanlarla olabilecek en uzak düzeyde yakın ilişkiler yaratma çabasıdır) göre 'ayıp'tır ve bu yola başvuran kişinin 'ahlak eksikliği'ne işaret eder.
19. yy'ın algıları, değer yargıları (her zaman 'katma değer vergisi' demek istediğim
zeitgeist) bu tür durumları romantikleştirir. zaten 19. yy "
romantizmdönemi"dir. ılımlıdır. fakat ne yazık ki 20 yy savaşların, katliamların ve dolayısıyla yeniden yapılanmaların (her şey her zaman bir tür yeniden yapılanma ise 20.yy'ın kaotik durumu belki başka türlü ifade edilmeliydi) dönemi olarak
modernizmin tavanı olarak şekilcilikten, kavramların içini boşaltmaktan, kavramlara saygılı olanlarınsa kavram karmaşalarıyla ölüp gitmelerinden geçerek 21. yy'a ulaşır; bilgisayarıyla sabahlayan yapayalnız bireye rastladığımız yere yani.
çünkü söz konusu
kdv- içine doğduğumuz değer yargıları - bize korkuyu, yalnızlıktan korkmayı belletmiştir ve yazık ki birey olarak sahip olduklarımız herhangi bir toplumda ifadesini bulamayacaktır; zira yalnızca yığın, sürü, kalabalık vardır artık; hepi topu bir yalnız sürüsü!
bu durumda "toplu intihar" olaylarının da ne kadar trajikomik vakalar olduğu ortaya çıkıyor; insansızlıktan ölmek için bile insana ihtiyaç duyan modernite sonrası sürüleri...