|
|
- genelde bilgisayar ile uğraşan her gencin yaptığı, ve belli bir tecrübe sonrası cidden iyi sonuçlar veren eylem. laptop için yapılacaksa, çok ciddi tecrübe, sabır ve cesaret gerektirmektedir.
allahtan internet var bakabiliyoruz bazı şeylere
http://www.irisvista.com/...
- du bakalım oynuyoz devamlı fifa mifa ama hadi hayırlısı diyerek, 12-13 yaşına gelen insanların beynini kurcalayan eylem.
- (bkz: bilgisayarın içine sıçmak)
- faydalı bir işlemdir.tabi her konuda olduğu gibi bunda da eğitim şarttır.tarzan misali karıştırılırsa kasayı ele almak çok kolaydır.
- dağıtıp, daha sonra toparlayamamak, hatta mümkünse fazla parça çıkarıp bunu neden koymuşlar, bu fazlalık demek...
- (bkz: bilgisayara için açmak)
-billy, benim içim yanıyor... hastayım, bitiyorum salına salına yürüyüşüne, gülmseyişine,... oooff off ama babası vermemdiye tutturdu. aşkımızın önüne set ekmeye çalışıyor. oofff billy offf. napayım ben şimdi? ... bana mai ekran yapma allahsız!
- (bkz: geri dönüşü olmayan eylemler)
- kapattıktan sonraka mutlaka elinizde fazladan bir vidayla kalacağınız eylem.
- - birleştirebildin mi abi
+ bitti abi. al bu modem de arttı
(bkz: en iyi usta parça artıran ustadır)
- tozun ne olduğunu anlamak için yapılması gereken eylem.
(ramyth, 06.05.2007 03:35 ~ 03:35)
- eğer az derecede de olsa elektrik bilgisine sahipseniz ve küçükken oyuncaklarını parçalamayı seven bir çocuk oldu iseniz; kensinlikle hiçbir parçayı yanlış takamayacağınızdan sizin için zararlı olmayacak, yararlı olacak eylem. diğer parçalara nazaran daha zor olan kasa ön panel bağlantılarını, işlemci gibi macunu zarar görebilecek parçaları sökmeyin. kasaya bağlantı yapan vidalar dışında vida sökmeyin.kasa içini silmeyin/temizlemeyin. kasayı açtıktan sonra boyasız bir kısmına dokunarak kendinizi topraklayın.
donanım öğrenmek için yapacağınız en kolay eylem, kasanızı açmaktır. kendinizi toprakladığınız sürece, bilgisayarınıza bu yolla verebileceğiniz en büyük zarar bağlantıları unutmaktır, ve kullanma kılavuzları ile bu sorunu da aşabilirsiniz.
- yapan kişinin yanında işten anlamayan biri varsa "bir bok yokmuş bunun içinde kaça aldın sen bunu" sözlerinin yükseldiği olay.
- kasayı açık ve dağınık olarak kullanıyor olmamdan mütevellit gerçekleştiremeyeceğim hadise, zaten başka türlü tecrübe edinmenin bir yolu yok, yani, meraklıysanız açın uğraşın, sök tak falan arada bir. çok şanslı değilseniz bir sorun çıkacaktır elbet, ama olur o kadar. zamanla alışıyor insan.
- (bkz: micah sanders)
- pc'lerin kasalarını açmakta pek bir problem olmasa da macintosh'lar bu konuda çok sancılılar. çöpe atmak üzere birbirimize son kez baktığımız 95 model powermacintosh'umu, içinde işe yarayabilecek parçaları saklamak üzere açmıştım ancak nasıl bir amına koyduğumun montaj düzeni varsa, cd-rom'undan floppy'sine her nevi parçayı sökebilmek için bir süre sonra bütün metalleri yamultmak zorunda kaldım. zaten çöpe atılmak üzere hazırlanan bir alet olduğu için sorun olmadıysa da başka bir durumda olsaydık gerçekten zorlanacaktım.
pc hadisesinde de, zaten günde 3 kez kasanın içinde işim olduğu için kapağını hiç takmıyorum. yaşadığım en büyük sorunlar, vidaları takılmamış pci kartların bazen cihaz açıkken yerinden çıkması. bu şekilde bir usb memory yaktım. onun dışında söküp takarken üç kez eski ide disk'imin tırnakları yamuldu. sata disk'ler, hot swap özelliğine sahiptir makinayı kapatıp 3-4 haftalık güzelim uptime'ı yakmadan söküp takılabilir.
yine de tavsiyem, bu tür kullanım biçimlerini evinizde denemeyin.
- gereksiz bir eylemdir, önce bilgisayara içinizi açmayı denemek daha makuldur.anlayışlıdır bilgisayar milleti, derdinizi güzel bir dille anlatırsanız naz yapmaktan vazgeçecektir muhtemelen.kaba kuvvet hiçbir zaman çözüm değildir, olmayacaktır da.
(bkz: şiddete son)
- kasayı alıp şöyle bir hafta sonu deniz kıyısına götürerek yapılabilecek eylem. iki de bira ısmarlayın. karı kız muhabbeti yapın biraz. kesmediyse gidin piyasanın yüksek olduğu bir yerde takılın akşama kadar. içi açılmış olacaktır. artık bilgisayarınız daha huzurlu ve daha rahat, sistem daha hızlı; fakat fazla alıştırmayın ki ikide bir 'sahip beni gezdirsene biraz' demesin.
- ortaokul yılları, ilk bilgisayarım. o zamanki tabirle toplama bir bilgisayar düzdürtmüş, süper sistem yapmıştım. dos mos sökmüşüm, windows 3.1 den hiç çıkmıyorum. yani yazılıma o derece hakimim. ama donanım sıfır. hiç içini görmüşlüğüm yok daha bilgisayarın. ellerim kaşınıyor tornavidayı alıp vidaları çevirmek için. çocukken içini açtığım oyuncaklardan dolayı kafama az terlik yemediğim için de biraz tırsmıyor değilim. boru değil, ya bilgisayar da elimde kalırsa? şeytan galip geliyor, ev ahalisinin evde olmadığı bir ara girişiyorum kasaya. 4 vidayı da çıkarıyorum. vee çekiyorum kapağı. ananı, bu ne lan. tam bir hayal kırıklığı, boş lan bunun içi. ben böyle ağzına kadar kablodur, devredir, ışıklı mışıklı birşeyler bekliyorum ama kasanın %90 ı boş. bumuymuş lan deyip ortaokul bilgisayar derslerinden bildiğimiz sabit disktir, ramdir, ana karttır hepsini teşhis edip kendime bir afferim çektikten sonra kapatıyorum kasayı. gerçi sonradan bilgisayarı kasasız bile kullandığım oldu ama o ilk açışı hiç unutamıyorum. bir nevi bakirliğin kaybıdır ilk defa bilgisayarın içini açmak. sizin için de bilgisayar için de.
- içindeki yoğun toz bulutunu uykusundan uyandırabilecek aktivite.
- sık aralıklarla gerçekleştirildiğinde artık nefes alırcasına kanıksandığından bazı bazı bilgisayarı kapatmadan kasayı açmaya çalışıp akabinde "lan!?" silkinişiyle kendine gelen bireyin en sonunda yeter ulan diyerek bir daha kapatmaması ile de sonuçlanabilecek alışkanlık.
(püfü, 26.07.2007 12:52 ~ 12:52)
|