kendi kendini harcayan insan.
salı akşamları lig tv'de programı var, hiç kaçırmadan uzunca bir süre seyrettim. futbolla çok alakalı olduğumdan değil. sadece maçları seyreder ve yatarım ben. kimseyle kritiğini yapmaktan hoşlanmam. gerçekten kendisinin de sürekli söylediği gibi herkes bi bok bildiğini zannedip, bu eğlence amaçlı oyunu da fazlaca ciddiye alarak saçma sapan, olur olmadık konuşuyor. o yüzden sevmem futbol konuşmayı.
neyse ben bilgin gökberk'in hastası oldum. her salı akşamı büyük bir keyifle dinliyorum. gerçekten komik, ne söylediğini bilen birisi gözümde. hani derler ya matematikten bi bok anlamıyorum, günlük hayatla bağdaştıramıyorum diye, bu adam futboldan anlamayanı bile saatlerce televizyonun başında kilitler. o kadar hayatın içinden, o kadar akıcı bir anlatım gücü var konuştuğu zaman. hele reha muhtar'la süper bir ikili oldular. reha'yı da keko sanırdım, aslında ne kadar normal fakat tribünlere oynayan bir insan olduğunu gördüm.
neyse ben salı akşamı kaçırsam (iş icabı hep arabada olduğumdan)
* ertesi sabah radyodan tekrarını dinleyecek kadar kapıldım. (trt'de hiç izlemedim çünkü spor yorumları dinlemeyi sevmiyorum)
ta ki radyo spor'da da yayın yaptığını öğrenene kadar. baktım orada da programı var, onu da dinliim dedim.
aman allahım dinlemez olaydım. o bilgin gitmiş, yerine küstah, insanlarla dalga geçen, kendini bir şey oldum zanneden biri gelmiş.
bir insan sporla ilgili konuşmak için radyoyu arıyorsa zaten kafadan kaybetmiş demektir. buna canı gönülden katılıyorum. ama kardeşim sen de o radyoda program yaparak, baştan bu insanları kabul etmiş olmuyor musun?
yani şunu çok iyi bilmen lazım ki o adamlar arayacak ve kimi teknik direktör edasıyla zico'yu eleştirecek, kimi 10 sene futbol oynamış gibi roberto carlos'a laf söyleyecek. bunlar zaten olağan şeyler. esasında o radyo da bu tip insanları yayına alarak parasını kazanmıyor mu? malesef böyle insanlarımız da var ve türk insanının bu açığını iyi takip edebilmiş ve ona göre bu oluşumu planlayarak hayata geçirmiş sadettin saran tarzı uyanık insanlar da var.
onu da suçlamıyorum. o da insanların istediği bir şeyi vererek insanlara yorum yapabilme, deşarj olabilme özgürlüğünü tanıyor.
peki kardeşim sen buna alet olmak zorunda mısın? hayır değilsin. ama madem program yapmayı kabul ettin, o zaman her bağlanana gerizekalı muamelesi yapıp "başka işiniz yok mu da bunları konuşmak için radyo'yu arıyosunuz?" deme özgürlüğünü nasıl bulabiliyorsun kendinde?
bilmeyenlere bilgin gökberk'in radyodaki tavrını biraz anlatiim:
bir dinleyici arar ve doğal olarak kendince yorum yapmak ister.
+ bilgin bey ben zico'nun 11'de yanlış tercih yaptığını düşünüyorum.
- sen kimsin ki zico'yu eleştiriyosun? teknik direktör müsün?
+ bilgin bey bence yönetim çok fazla para harcıyor.
- kardeşim burada 300.000 kişi(!!!) şu anda seni dinliyor. başka söyleyecek adam akıllı bir şey bulamadın mı?
+bilgin bey...
- ben sizin ses tonunuzu beğenmedim kesiyorum burada.
+ bilgin bey sayın özhan canaydın...
- kardeşim sana ne özhan canaydın'dan. illa spor konuşmak zorunda mısın? başka şeyler anlatın ya.. bana bunlarla gelmeyin. gidin kahvede 3-5 kişi bulun, onlara anlatın bunları.
+ bilgin bey. ben spor dışından bir şey konuşmak istiyorum.
- buyurun.
+ süpermarkette sıra bekliyorum.... bıdı bıdı... (artık millet ne konuşacağını şaşırmıştır. spor konuşmak yasak. yorum yapmak yasak, saçmalarlar artık)
- beyefendi bu anlattıklarınız çok boş farkında mısınız?
vel hasılı kelam, ben aylardır radyo'dan sırf bu programı takip ediyorum, daha bilgin bey'in beğendiği bir konu hakkında konuşan birine rastlamadım.
bi de az da olsa bunun yalakaları var tabi.
+ bilgin bey. herkes bi teknik direktör, herkes bi futbolcu. biz bunları dinlemek zorunda mıyız? gitsinler kahvede anlatsınlar. (ustadan aldığını ustaya satarak prim yapmak istemektedirler. ama yaranma çabaları boşunadır)
- o zaman dinleme sen de kardeşim. değiştir kanalı, aç bir müzik onu dinle. akıllı adam bu radyoyu dinlemez zaten.
yani kendisi cıvıtmanın da ötesine geçmiş, ne yapmak istediğini artık kendi bile bilmemektedir. sırf salla başı al maaşı yapar.
ama insanlar da az keko değildir hani. arama kardeşim? niye arıyosun? artık fırça yemekten sıkılmadınız mı? gerçekten dediği kadar varsınız.
tabi bazıları "onu konuşma bunu konuşma. ne konuşucaz kardeşim? bırak git radyoyu" da derler. ama malumunuz mikrofon kimdeyse güç ondadır. kimse laf anlatamaz. ağzını açtı mı kaçacak yer arar millet. adam biraz haklı çıkmaya başladı mı hemen hedef saptırıp adamı haksız çıkacağı yerlere sürükler.
allah akıl fikir ihsan eylesin cümlemize diyorum. ne kadar da kendimize laf ettirtmekten zevk alıyoruz. adamlar sırf fırça yemek için usanmadan arayıp duruyorlar.
ne yazık ki kendilerini bu kişiye karşı savunamayacak kadar da acizler. resmen dalga geçer bunlarla bilgin bey.
o her şeyin en iyisini bilir. en kültürlü odur. en doğru yorumları o yapar. dinledikçe telefonla bağlanan o insanlara acıyorum. bilgin bey'e beğendirecek bir konu bulmak için o kadar kasıyorlar ki kendilerini, herkes bir farklı olma çabası içine giriyor, herkes değişik yaklaşımlar bulmaya çalışıyor. ne kadar da küçük düşürüyorlar kendilerini. sanki karşılarındaki çok yüksek bir merci. "kim lan bu bizim ağzımıza sıçıyor" demiyor kimse.
bu arada bilgin gökberk tarzı yazı yazmak isterseniz çok kolay. ilk önce ne yazacağınıza karar verin ve her kelimeyi bir satıra devrik cümlelerle yazın. örnek:
bu
akşam...
güzel oynadı
galatasaray
sanki...
esti..
sanki
fırtına
gibi
gol
oldu
çok da
güzel
oldu
bu gol