|
|
- ekşi sözlükte onun hakkında yazdığım entry üzerine mevzuyu köşesine taşımış, üzerine de bana zeka örneği bir biçimde laf sokup takdirimi kazanmış insan.
tebrik ediyorum ve başarılarının devamını diliyorum.
- adamın milliyet'teki resmini görünce aklıma "taş kafa" lakabı geliyor.sürekli gülümseyen ve sağa sola bakan fotoları ile beni de güleç yüzü gibi güldüren , hem güldürüp hem düşündüren insan.
(bkz: yaratan allah yaratıyor)(skuba, 15.01.2005 04:19 ~ 04:20)
- radyo d de program yapar kendisi
(bkz: köyün delisi)
- kendi kendine giydirmiş olduğu uçuk/deli karakteri altından istediğini söyleyebilme ve bu sayede insanların büyük eleştirilerinden sıyrılma çabasını gösteren, coğu zaman boşa konuştuğuna inandığım kişi.
cümleleri arasında bir bütünlük yoktur, aklına ne geliyorsa söylüyor izlenimi vermektedir.
tavsiye olunur ki, beyin nöronları arasındaki etkileşim sonucu oluşan sözcüklerin dile getirilmeden önce, bir şekilde, beyin içindeki diğer nörötik mekanizmaların süzgecinden geçmelidir/geçirtilmelidir.
başarılamıyorsa ona yazar kişini diyecek sözü yoktur.
yazarın dip notu: yukarıda bahsi geçen deli kelimesi, kişinin sahip olduğu gazete köşesindeki isminden/lakabından alıntıdır, kendi yakıştırmasının buraya aktarılmasıdır.
- bu günkü
(bkz: http://www.milliyet.com.tr/...)
yazisindan sonra ekşide tam anlamıyla ırzına geçilmiş insan. ordaki yazıları okuyup , feyz almasını öneririz kendisine.
the weakest link'e tesekkurler(kornish, 21.01.2005 17:12 ~ 17:13)
- ekşi'de hakkında giri patlaması yapılmış olan insan.
girin okuyun, çok çok komik.
bir de bu arkadaşı aydın örs hiç sevmezdi, ben de sevmem, babasını da sevmezdim.
- ilk kez kendisini televizyonda gördüğümde bu preslenmiş kafa da kime ait dediğim, yazı ve konuşma tarzını pek sevmediğim, basketbol bilgi ve birikimine laf sölenemeyecek gereksiz varlık.
- 1995 sonbaharı'nda duru turizm ile yaptığımız italya seyahatinin tur rehberi olan kişi. ekranda ve yazılarında asabi bir portre çiziyorsa da özel hayatında nisbeten daha sakin biri olduğunu gözlemiştik. galatasaray taraftarıdır. italya'da juventus'u tutar.
- "santroforlar kadınlara benzer" gibi harikulade(!) yazılar yazan, eksiltili ve devrik cümleler kullanmayı edebi marifet sanan bir spor(?) yazarı. zaten pek parlak yazmıyordu; ancak bu son yazısı apayrı bir boyut. hala şüpheliyim acaba anlayamadığım mükemmel bir edebi eserle mi karşı karşıyayım diye.
yazıdan bir iki alıntı yapmak isterim:
"santrforlar sanki kadınlar gibi.
ya da.
kadınlar santrforlar gibi,
ne tuhaf mı bilmiyorum.
bence değil.
birileri bir yerlerde böyle bir şey demiş midir onu da bilmiyorum?
dememişse de...
ben diyorum.
(...)
kimi pivot.
kimi nokta.
kimi sadece kaleye arkası dönük oynuyor.
kimi sadece bire birde adam geçiyor.
hepsinin adı santrfor.
ya van nistelrooy?
o monica belluci...
hem pivot, hem nokta, hem arkası dönük oynuyor hem de bire birde adam geçiyor. hatta playmaker santrfor bile deniliyor ona.
denilmiyorsa da.
şimdi ben diyorum.
(...)"
yine de yazının tamamen okunması daha iyi anlaşılması açısından faydalı olacaktır.
tam metin: http://www.milliyet.com.tr/...(twinkle, 21.04.2006 10:19 ~ 10:20)
- haftalardır trt'deki stadyum programını izliyorum. değil futbol yorumcusu olmak, futbolla uzaktan yakından ilgisi olmadığını her hafta ama her hafta yüzümüze vuran insandır. trt yönetiminden rica ediyorum; mehmet demirkol ve ömer üründül gibi güzide iki yorumcuyu oraya koymuşsunuz ama bu adam niye var niye, bir allahın kulu açıklasın. olayları yorumlayamaması, iki kelimeyi bir araya getirememesinin ötesinde gıcığın da önde gideni bir insanı nasıl ekranlarınıza çıkarıyorsunuz?
(bkz: bu adamlara küfretme hakkım var)
- itici insan.
zaten futboldan anlamadığını bu adamın yer aldığı bir programı 5 dakika izleyen herkes söyleyecektir.sabri ugan'ın adnan aybaba'ya verdiği ayarı burdan kendisine gönderiyorum *
***
evet ekranda bu adamı görmeye tahammül edemiyorum ama benim asıl lafım yazılarına. "ve de" ve "* bence"lerini ultra neşeli bir insanı çıldırtabilecek derecede antipatik buluyorum.hangi akla hizmet söz ya da kalem veriyorlar anlamadım gitti.
***
ayrıca her boku italya'ya bağlaması, lafı "ben italya'da yaşadım, avcumun içi gibi bilirim, daş gibi hatunlar geçti elimden (sonuncu biraz acımasız oldu)" a getirmesi bana sinir harbi yaşatıyor.
ve de...
***
bence...
*
(bkz: birtakım şeylere çok sinirlenmiş yazar)
- kendi kendini harcayan insan.
salı akşamları lig tv'de programı var, hiç kaçırmadan uzunca bir süre seyrettim. futbolla çok alakalı olduğumdan değil. sadece maçları seyreder ve yatarım ben. kimseyle kritiğini yapmaktan hoşlanmam. gerçekten kendisinin de sürekli söylediği gibi herkes bi bok bildiğini zannedip, bu eğlence amaçlı oyunu da fazlaca ciddiye alarak saçma sapan, olur olmadık konuşuyor. o yüzden sevmem futbol konuşmayı.
neyse ben bilgin gökberk'in hastası oldum. her salı akşamı büyük bir keyifle dinliyorum. gerçekten komik, ne söylediğini bilen birisi gözümde. hani derler ya matematikten bi bok anlamıyorum, günlük hayatla bağdaştıramıyorum diye, bu adam futboldan anlamayanı bile saatlerce televizyonun başında kilitler. o kadar hayatın içinden, o kadar akıcı bir anlatım gücü var konuştuğu zaman. hele reha muhtar'la süper bir ikili oldular. reha'yı da keko sanırdım, aslında ne kadar normal fakat tribünlere oynayan bir insan olduğunu gördüm.
neyse ben salı akşamı kaçırsam (iş icabı hep arabada olduğumdan) * ertesi sabah radyodan tekrarını dinleyecek kadar kapıldım. (trt'de hiç izlemedim çünkü spor yorumları dinlemeyi sevmiyorum)
ta ki radyo spor'da da yayın yaptığını öğrenene kadar. baktım orada da programı var, onu da dinliim dedim.
aman allahım dinlemez olaydım. o bilgin gitmiş, yerine küstah, insanlarla dalga geçen, kendini bir şey oldum zanneden biri gelmiş.
bir insan sporla ilgili konuşmak için radyoyu arıyorsa zaten kafadan kaybetmiş demektir. buna canı gönülden katılıyorum. ama kardeşim sen de o radyoda program yaparak, baştan bu insanları kabul etmiş olmuyor musun?
yani şunu çok iyi bilmen lazım ki o adamlar arayacak ve kimi teknik direktör edasıyla zico'yu eleştirecek, kimi 10 sene futbol oynamış gibi roberto carlos'a laf söyleyecek. bunlar zaten olağan şeyler. esasında o radyo da bu tip insanları yayına alarak parasını kazanmıyor mu? malesef böyle insanlarımız da var ve türk insanının bu açığını iyi takip edebilmiş ve ona göre bu oluşumu planlayarak hayata geçirmiş sadettin saran tarzı uyanık insanlar da var.
onu da suçlamıyorum. o da insanların istediği bir şeyi vererek insanlara yorum yapabilme, deşarj olabilme özgürlüğünü tanıyor.
peki kardeşim sen buna alet olmak zorunda mısın? hayır değilsin. ama madem program yapmayı kabul ettin, o zaman her bağlanana gerizekalı muamelesi yapıp "başka işiniz yok mu da bunları konuşmak için radyo'yu arıyosunuz?" deme özgürlüğünü nasıl bulabiliyorsun kendinde?
bilmeyenlere bilgin gökberk'in radyodaki tavrını biraz anlatiim:
bir dinleyici arar ve doğal olarak kendince yorum yapmak ister.
+ bilgin bey ben zico'nun 11'de yanlış tercih yaptığını düşünüyorum.
- sen kimsin ki zico'yu eleştiriyosun? teknik direktör müsün?
+ bilgin bey bence yönetim çok fazla para harcıyor.
- kardeşim burada 300.000 kişi(!!!) şu anda seni dinliyor. başka söyleyecek adam akıllı bir şey bulamadın mı?
+bilgin bey...
- ben sizin ses tonunuzu beğenmedim kesiyorum burada.
+ bilgin bey sayın özhan canaydın...
- kardeşim sana ne özhan canaydın'dan. illa spor konuşmak zorunda mısın? başka şeyler anlatın ya.. bana bunlarla gelmeyin. gidin kahvede 3-5 kişi bulun, onlara anlatın bunları.
+ bilgin bey. ben spor dışından bir şey konuşmak istiyorum.
- buyurun.
+ süpermarkette sıra bekliyorum.... bıdı bıdı... (artık millet ne konuşacağını şaşırmıştır. spor konuşmak yasak. yorum yapmak yasak, saçmalarlar artık)
- beyefendi bu anlattıklarınız çok boş farkında mısınız?
vel hasılı kelam, ben aylardır radyo'dan sırf bu programı takip ediyorum, daha bilgin bey'in beğendiği bir konu hakkında konuşan birine rastlamadım.
bi de az da olsa bunun yalakaları var tabi.
+ bilgin bey. herkes bi teknik direktör, herkes bi futbolcu. biz bunları dinlemek zorunda mıyız? gitsinler kahvede anlatsınlar. (ustadan aldığını ustaya satarak prim yapmak istemektedirler. ama yaranma çabaları boşunadır)
- o zaman dinleme sen de kardeşim. değiştir kanalı, aç bir müzik onu dinle. akıllı adam bu radyoyu dinlemez zaten.
yani kendisi cıvıtmanın da ötesine geçmiş, ne yapmak istediğini artık kendi bile bilmemektedir. sırf salla başı al maaşı yapar.
ama insanlar da az keko değildir hani. arama kardeşim? niye arıyosun? artık fırça yemekten sıkılmadınız mı? gerçekten dediği kadar varsınız.
tabi bazıları "onu konuşma bunu konuşma. ne konuşucaz kardeşim? bırak git radyoyu" da derler. ama malumunuz mikrofon kimdeyse güç ondadır. kimse laf anlatamaz. ağzını açtı mı kaçacak yer arar millet. adam biraz haklı çıkmaya başladı mı hemen hedef saptırıp adamı haksız çıkacağı yerlere sürükler.
allah akıl fikir ihsan eylesin cümlemize diyorum. ne kadar da kendimize laf ettirtmekten zevk alıyoruz. adamlar sırf fırça yemek için usanmadan arayıp duruyorlar.
ne yazık ki kendilerini bu kişiye karşı savunamayacak kadar da acizler. resmen dalga geçer bunlarla bilgin bey.
o her şeyin en iyisini bilir. en kültürlü odur. en doğru yorumları o yapar. dinledikçe telefonla bağlanan o insanlara acıyorum. bilgin bey'e beğendirecek bir konu bulmak için o kadar kasıyorlar ki kendilerini, herkes bir farklı olma çabası içine giriyor, herkes değişik yaklaşımlar bulmaya çalışıyor. ne kadar da küçük düşürüyorlar kendilerini. sanki karşılarındaki çok yüksek bir merci. "kim lan bu bizim ağzımıza sıçıyor" demiyor kimse.
bu arada bilgin gökberk tarzı yazı yazmak isterseniz çok kolay. ilk önce ne yazacağınıza karar verin ve her kelimeyi bir satıra devrik cümlelerle yazın. örnek:
bu
akşam...
güzel oynadı
galatasaray
sanki...
esti..
sanki
fırtına
gibi
gol
oldu
çok da
güzel
oldu
bu gol(busburak, 21.08.2007 12:44 ~ 23.09.2007 14:27)
- ali atıf bir'le çok pis polemiğe girmiş insan. ilki amcamın ilk yazısı, ikincisi ali atıf bir'in cevabı, üçüncüsü de amcamın cevabı:
http://www.milliyet.com.tr/...
http://www.bugun.com.tr/...
http://www.milliyet.com.tr/...
- bilgin gökberk'le köyün delisi programını pazartesi 18:00-20:30, çarşamba 18:00-21:00 saatleri arasında 107,2 radyosporda yapan programcı-gazeteci-yazar-çokbilmiş-görmüş-geçirmiş-uçmuş-kaçmış zaat.
prime-time da program yapması nedeniyle hatırı sayılır dinleyici kitlesi olan fakat işten eve dönerken aklından akşam yemeğinde şöyle güzel bir top olsa da fatih terimle karşılıklı yesek şeklinde geçiren spor manyaklarına hitap etmeyen, çok küfür yiyen, doymayan insan yavrusu.
|