başbakan erdoğan'ın oğlu bilal erdoğan'ın bedelli askerlik yapmak üzere burdur er eğitim alayı'na 3 temmuz 2009 tarihine kadar teslim olması.
askerlik yapmayı o kadar çok istiyor ki üstüne para ödeyecek.
parayı da babası ödemeyecek, bizzat kendi kazandığı helal para! malum, gemicikcilik sektörünün parlak tüccarları arasında ilk sıradadır kendisi.
trt sanatçısı sevim tanürek'in kemikleri sızlıyor. hala sızlıyor. milyonların kemikleri sızlıyor. milyonların kalbi kan ağlıyor.
yapmasın daha iyidir. milletimizin böyle genç yeteneklere ihtiyacı vardır. hatta bu konuda bir kanun çıkartılmalıdır. bu ülke için seve seve (!) canını dişine takarak çalışan insanlar çocuklarıyla ilgilenememkte bu nedenle iş güç arasında babasının nerde olduğu bilinmeyen vatan evlatları askerlikten muaf tutulmalıdır. yeter ki hükümetimiz çalışsın. yeter ki vatan sağolsundur.
bedelli askerlik yapması değildir. bedelli askerlik en son 17 ağustos sonrası yürürlüğe girmiş bir uygulama idi.
bedelli askerlik ile dövizli askerlik karıştırılıyor. dövizli askerlik yurtdışında 1095 iş günü çalışan türkiye cumhuriyeti vatandaşlarına tanınan bir haktır. dün de bahsetmiştim bu uygulamadan sadece siyasetçilerin eş dost akrabaları değil, 50 sene önce gurbet ellere çöpçü olarak gitmiş ahmet efendi'nin schneider electric'de çalışan oğlu da faydalanabiliyor. yasaların tek istediği kıstas var en az 3 sene türkiye dışında bir toprakta çalışmak. zaten bilal erdoğan yıllardır dünya bankası'nda çalışıyordu, şu durumda yaptığı işlemde bir illegallik yok gibi. bunun eleştirilmesini anlamıyorum.
ha şuna varım tabii. kanun koyucu bu ülkede halktır, halkın temsilcileridir. milletvekilleri bu dövizli askerlik yasası'nı değiştirsinler eğer adaletsizlik varsa. ha bunu yaparlar mı hiç sanmıyorum.
sonunda başbakanın dövizli oğlu askerde.tatil süresi 21 gün.her türk asker doğar, ne de olsa.
sol yanımda duvarda asılı bir fotoğraf var,son yılların gözdesi çılgın türkler in .yaşları belki yirmi belki daha az.savaş yılları kıyamet gibi, yokluk ve sefillik,ülkemin geçmişte kalan eskisi.foğrafta ki askerler birilerinin dedesi değil sadece ,hepimizin geçmişte kaybettiği varlığı.askerliği yan gelip yatma yeri olarak görmemiş bu insanlar onurlarıyla yaşamış ve onurlarıyla ölmüşler.
bugün türk ordusunda askerlik yapan her türk insanı kişisel sorumluluğunu yerine getirmektedir.vatan borcu namus borcu derler,beylik bir laftır kimine göre kimine göreyse; onurunun diyetidir,onbeş ayda ya da yirmir gün de ödediği. bilal erdoğan ın bedelli askerlik yapmasıkişisel tercihidir.parası vardır yirmibir gün yapar,parası olmayan onun avukatlığını kaç gün yapar bilinmez.
tek bir gerçek vardır ortada;
zenginimiz bedel verir,
askerimiz fakirdendir.
bedelli askerlik değil dövizli askerlik yapmasıdır. türkiye cumhuriyeti vatandaşı olup 3 yıl yurtdışında çalışmış olan herkes bu hakka sahiptir. yaptığında herhangi bir illegallik veya adam kayırmaca, torpil, yolsuzluk yoktur.
edit: ne ulan yalan mı söylüyoruz? herifleri eleştiriceksen başka şeyden eleştirsene olm.
dua etmeli...
iyi ki kadınlar askerlik yapmıyorlar...
iyi ki çavuşu ben değilim...
yoksa, askerliğin yan gelip yatılmayacak bir yer olduğunu öğretirdim 21 günde...
asla hayıflanamayacağım hadisedir. ama sahip olduğu statüden ötürü birhoş olabilirm belki.
şu memlekette birçok insan askerlikten yırtabilmek için çeşitli yöntemler geliştirdiği ortadadır. yüksek lisans yapar, yurtdışına gider, elini kolunu keser, torpil ayarlar, albay emeklisinden yardım ister. cart curt. bin tane. ben de bu yöntemlerin birkaç tanesini deneyeceğim kısmetse. hatta ilk deneyeceğim yurtdışına gitmek olacak. çalışıp dönüp 1 ay askerlik yapmak için uğraşıcam. olmazsa yüksek müksek ile durumu kurtarmaya çalışacağım. hiiiç albay emeklisi tanıdığım olmadığı için torpil bulamayacağım. kimsenin dosyasının arasına rüşvet sıkıştırmaya da cesaret edemeyeceğim aşikar. son şık, vicdani ret yapacağım. bunu şimdilik sona bırakıyorum. belki o zamana kadar edineceğim cesaretle ilk yapmam gereken bu olur. doğrusu da budur. lakin en insani hakkını kullanan vicdani retçilerin durumu ortada. onurlu mücadelelerini zor şartlar altında sürdürüyorlar.
bilal erdoğan'ı sıradan bir fert olarak ele alalım. askerliği angarya bulduğu aşikar. karıştırıyor olabilirim, o değil miydi çürük olan. şimdi iyileşmiştir belki. bu sefer de bedelli ile yırtmak istiyor olmalı. eğer ki askerliği angarya olarak gördüğü netse, askerlikten yırtmak için her yolu denemesi normal. çünkü en insani hakkı vicdani ret engellenmiş. haliyle hukukun darboğazına girmiş hukuksuzluk yapmış olabilir. ("olabilir" mühim. atıp tutuyoruz zira.). evvelden vicdani retçi olarak ortaya çıkabilir miydi? her insan osman murat ülke kadar cesur olacak diye bir şey yok. ben bu cesaretsizliği kendimde de gördüğüm için onu hor göremem. kendime ayıp olur..
ancakkk; bilal erdoğan normal bir insan değil. yarın bir gün şehit düştüğünde vatan sağolsun demeyecek imtiyazlı bir sınıfın insanı. her politikacı(dtpyi ayrı tutarım), her işadamı, her üst düey ordu mensubu gibi askerliği yapmama, kolaydan yapma, tatil gibi yapma, çürüğe ayrılma hakkına sahip. şehit ailelerinin bu imtiyazlı sınıftan olmamasını tesadüf sananlar olabilecektir. lakin bu savaşın bitmemesinden nemalanan bizatihi bu imtiyazlı sınıftır. pkk olmasaydı, tsk bu kadar göz önünde olur muydu? kürt sorununu gayri insani çözmek dışında mhp'nin başka bir misyonu var mı türkiyeyi ileri götürecek? chp değil mi sol kisvesi altında özgürlükleri kısıtlayan her türlü uygulamaya ses çıkarmayan? akp'nin baş örtüsü gibi daha önemli sorunları var mesela!(türban pek tabii ki önemli bir sorun, özgürlük kısıtlayıcı bir yasak, derhal çözülmeli, fakat inisiyatif diye bir şey var. kürt sorununun ne kadar can yaktığı ortada)
ancaktan itibaren, bilal erdoğan bize bu savaşın normal seyretmediği konusunda fikir verecektir. çünkü onlar askerlik yapmazlar. ama neden? neden bu yalan savaşa katılmazlar? hadi onlar katılmaz. sen neden katılırsın? görmez misin bu hakikati!
yurt dışında 1049 günden fazla çalışmış olanların yaptığı "dövizli askerlik" yapmaktadır. sadece bilal erdoğan değil, yurt dışında doktora almış türklerin hemen hemen hepsi bu 21 gün askerliği yapmaktadır. herhangi bir illegallik vs. yoktur. he, tartışılması gereken başbakanın onca lafından sonra bu şekilde askerlik yapmasıdır. o da artık başbakanın ve oğlunun insiyatifinde olan birşeydir.
gizli torpille istanbulda subay gazinosunda aslanlar gibi askerlik yapmasındansa, para verip kısa yapması daha mantıklıdır. sonuçta bu adamı dağda komando yapmayacaklar, hakkari sınır karakolunda görev yapmayacak bu adam ya istanbul, ya izmir, ya ankara da krallar gibi yapacaktı. yanına bi de yaver vereceklerdi bunun paşa gibi. en azından bedelini ödedi.
akp'li değilim.sevmem de.siz düşünün.maddi durumuz iyi olsa oğlunuzu 15 ay askere gönderir misiniz?doğu'ya gönderir misiniz?kendi elinizle ateşe teslim edermisiniz.birçoğumuz buna hayır cevabını vericektir.
vatan aşkıyla yanan başbakanımın kalbi millett sevgisiyle dolu oğlunun yaptığı bedelli askerliktir. taaa amerikalardan gelmiş burdur a. koskoocaa 21 gün, dile kolay, üstüne tammm 5000 dolar ödeyecek hem de..deli para..
başbakanın gözüpek, cengaver ve vatanperver oğluna bir alkış, şimdi..
kimseyi ilgilendirmeyen durumdur. bu ülkede dövizli askerlik yapmış ve yapan binlerce insan vardır. hayatında gram vergi vermemiş, üzerine devletin malı deniz misali davranmış hergelelerin yaptığı yorumlar da ilginç. kimse bu insanları dövizli askerlik yapıyor diye yargılayamaz. özellikle bahsettiğim asalaklar.
sözlük delikanlılarını sinirlendiren durum. halbuki o 5000 euroyu ver sen bizim muhittine. sen bir ver bak hemen nasıl gidip bağışlıyor mehmetçik vakfına . bağışı da bırak, benim bildiğim muhittin o parayı askerlik şubesinde yakar sonra da göğsünü gere gere vatan sağolsun der. bedelli değil. aslında dövizli de değil. sadece çirkeflik.
sözlük yazarlarının ne bok yemeye bu kadar çok taktığını anlamadığım durum.
bazı (!) partilerimizin yaptığı yolsuzluklardan bahsedin, kazanılan haksız paralardan bahsedin, ülkemizin başbakanı(!)'nın nasıl bir vatandaşına uygunsuzca "ananı da al git" dediğinden bahsedin de, kusura bakmayın ama bu çok komik oluyor.
bilal erdoğan adlı kişi bedelli değil dövizli askerlik yapmaktadır. uygulamanın doğruluğunu ve yanlışlığını tartışabilirsiniz orası ayrı ama, her tc vatandaşının fiili olarak 3 sene yurtdışında çalıştıktan sonra dövizli olarak askerlik yapma hakkı kanunen vardır.
yurt dışında 3 sene çalışmış olup, 5000 euro'yu verecek gücü olacak hangi erkek sözlük yazarı dövizli askerlik hakkından yararlanmaz çok merak ediyorum. delikanlılığa bok sürdürmemek askerlik yapmakla olmaz.
askerden kaçan adam vatan hainidir. eğer öyle bir kanuni hakkı varsa, kişinin askerliği kısa yapmak varken de uzun yapması da tek kelimeyle mallıktır.
- askerlik yan gelip yatma yeri değildir!!!!
- ee bir oğlunu çürüğe çıkardın, diğeri de bedelli. ne ala paşam?
- sus skerim!! ne lan o cebindeki kağıt?? yoksa, yoksa???? alın bu ipneyi içeri, darbeciymiş deyyus!!!!!
eleştirildiği noktanın ne olduğunu kavramaya çalıştığım durum. bedelli askerliğe mi karşıyız yoksa bilal erdoğan'a mı?
bedelli askerlik kavramının kendisi ile ilgili bir sıkıntı yoksa şunu belirtmek gerekir ki bilal erdoğan'la ilgili de sıkıntı yapılacak bir durum yok. sevilmese de, birçok hususta torpilli olsa da bedelli askerlik yapabilme kriterlerini birebir taşıyor.
bugün başka bir ünlü bedelli askerlik yapmak üzere teslim oldu. an itibariyle yurtdışında çalışmıyor olmasına rağmen, bonservis devrinde ufak bir geciktirme yapılarak. ve bu ufak üçkağıtçılık alenen belirtildi haberlerde. ama hassasiyetler bile siyasi bu ülkede.