mc donalds'ın hamburger furyasından çıkmış en meşhur hamburgeri...3 kat ekmeğin arasına ikişer kattan köfte, yeşillik ve peynir konarak yapılır... hakkında iki katlı deniz manzaralı gibi espriler bile dönmektedir...
1975 yılındaki reklam kampanyasında tek kelimeyle "twoallbeefpattiesspecialsaucelettucecheesepicklesonionsonasesameseedbun" (71 harf) olarak tarif edilen hamburger.
mc donalds denilen fastfoodcuda yapılan, içinde iki adet köfte, ufak soğan parçaları, marul ve cheddar peynirinden oluşan, özel bigmac sosuyla ağız tadının ve bir burgerin ne kadar mükemmel olabileceğini kanıtlayan burger.
uno hamburger ekmeği, pınar hamburger köftesi, pınar cheddar peyniri, kıyılmış marul, kurusoğan ile isteğe göre ketçap, mayonez ve ya favoriniz olan sosları da ekleyip daha leziz bir şekilde, yarıdan çok daha az bir maliyetle evde de hazırlayabileceğiniz fast food.
mc donaldsın en çok satılan ürünü. hiç müşteri olmasa dahi production denen ve hamburgerlerin durduğu alttan ısıtmalı tezgahta bir kaç tane bulunur. çünkü müşteri başka bir menü istese bile big mac önerilerek tüketilmesi rahatça sağlanır. türk damak tadı için üretilmiş mc turko bile big macin yerini tutamamıştır.
mc donald's var hani. oradan bu. çok seviyorum ben. bazen işi gücü bırakıyorum. hoop, mc donald's. nedir yani iş güç diyorum. işim gücüm big mac olsun istiyorum hatta.
bazen de içimden gelmiyor mc donald's falan. tıklım tıklım. her şeyin kolayı var neyse ki. arıyorsun, geliyor. zaten büyükşehir çalışıyor. 129t kadar yakınsın mesela ona. ya da harem dolmuşu kadar. taksi bile olur. taşıt opsiyonel.
öyle daha şık oluyor hem. ne o öyle kalabalık falan? baş başa kalamıyorsun bir kere. bir de tanıdık çıkıyor falan. masaya oturmalar, çeşitli gereksiz davranışlar. çekemem ben. çakarım bir tane. sonra al başına belayı. baş başa daha iyi, evet. evinde boğuluyorsun feromonuna. başka ev de olabilir. yer opsiyonel, feromon sabit.
belki burnun kaşınır arada. olur o kadar. değmesinler keyfime baba. ya da vazgeçtim. baba değil, kuzen. akrabalık derecesi opsiyonel değil, doğrudan kuzen.
big mac şahane be kuzen. "hayat harika!"
mcdonald's'ın açık ara en çok satılan ürünü olması sebebiyle diğer ürünleri de ön plana çıkarmak için mcroyal, quarter pounder, double cheeseburger, mcnuggets gibi ürünlerin "bizi biliyorsunuz ama hep big mac yiyorsunuz, biz de lezzetliyiz, bizi de yiyin!" diyerek izleyiciye trip attığı eğlenceli bir reklam kampanyası dönüyor bu ara televizyonda. gene de diğer ürünlerin tercih açısından big mac ile yarışacağını pek sanmıyorum.
yıllar içerisinde yarıçapı oldukça küçülmüş mcdonalds ürünü. bundan 5 sene önce yediğim big mac'le şimdi yediğim big mac arasında hacim olarak ciddi bir fark var. bu aslında genel mcdonalds ürünlerinde olan bir küçülme. eskiden doymak için big mac menü alan ben, artık üstüne 2 ytl daha ekleyip kfc'ye gidiyorum.
normal bir insanın doyması içinmc 4 tane yemesi gerekn donals ürünü kasiyerin arkasından resmine bakarsınız kocaman ama alınca hepsi bu kadarcıkmı diye dumura uğrarsınız. bi ton para bayılıp aç kalırsınız işin kötü tarafı.
efendim mesela mcdonald's dünyanın her yerinde aynı big mac’i satar. içinde aynı oranda dana eti, ekmek ve hatta susam vardır. içinde marul bilmem ne de bulunur. kısacası ülkede tüketilen en temel besin maddeleri bunun içindedir. her ülkede de big mac fiyatları farklılık göstermektedir. yani:
“dana eti kolay bulunur mu, tarımın durumu ne, insanlar bunu satın alabiliyor mu???”
aklımıza gelecek pek çok soruya big mac ile cevap verebiliriz. tabi böylece iki ülkedeki big mac fiyatları fark aslında en gerçek –en reel?- kur farkını da bize verir.