son zamanlarda sürekli yayınlanan dont worry be chewy reklamı.yayınlanırken tüylerim diken diken oluyo.ne rezalet bi reklam .hele o kızın yürüyüşü .catwalk yürüyüşün yandan yemiş hali.
deterjan reklamları,her türlü lekeyi hatta 300 lekeyi tek bir deterjanın çıkardığını iddia eden reklamlar.
ayrıca en sinir olduğum (bkz: kosla reklamları)
çocuklar üzerinden duygu sömürüsünü kullanan reklamlar ve ayrıca, dini bayramlardan ve ramazan ayından önce gösterilen duygusal içerikli şeker, çikolata ve meşrubat reklamlarıdır.
koslanın çamaşır ve bulaşık makinalarının rezistansına yaptığı ürün lansmanı gayet tabi bu sınıftadır. şöyle ki;
yılda bir çamaşır makinasının rezistansını kireçsiz olması için alacağınız ürünün toplam maliyeti 220 ytl dir . oysa bir rezistans sadece 40 ytl ve artı işçi masrafından başka bir şey değildir.
-65 lik dediler, 70 lik yaptık.. 75 lik dediler 80 lik yaptık..
n'oluyor abi napıyosun 70 lik 80lik. anlatsana bizlere..bizim bildiğimiz bir 70 lik var oda büyük rakı...
şampuan reklamları var bir de. ablamız giriyor tuvalete yıkanıyor, keseleniyor, niye? sahnede yandan yemiş charlie pace kılıklı adama verecek . park sorununu bu ablalar saçları ile hallediyor. istanbulun herhangi bir yerinde götünü göstersen yine arabayı koyamazsın bir yere, hadi ulan ordan..
mevzu bahis reklam örneklemelerinden biri ülker markasının gofret reklamı. çocukcağız tüm koğuşa soruyor.
-arkadaşlar aranızda ülker gofretini sevmeyen varmı?
diğerleri sus pus gayet tabi. tüketici soruyor çocuğum ne salak soru soruyorsun sen. zaten argo ülkecek jargon olmuş gitmiş. sor bakalım;
-arkadaşlar soksam soluk alabilirmisiniz?
cevap veren var mı? yok tabi. otur çıtır çıtır ye gofretini. bizi de alet etme reklamına. hayır hala cevap veren var mı sor bakalım;
-arkadaşlar sizi benden başka sken var mı?
oeeh, hala cevap vermeyen varsa napıyım arkadaşım ben o gofreti sen tümtümüne ibnelerle yatıyorsun,istemem ben o gofreti..
gündemdeki şarkıları, reklamı yapılan ürüne uyarlayarak (özellikle bebek ürünleri) sempatiklik yarattıklarını ve bu şekilde çok satacaklarını düşünen firmalara ait reklamlardır.
çekik gözlü bir piç, sıçmaktadır. ve içini boşalttıktan sonra kafasını tuvalate sokmaya yakın eğer ve
- ıyy çok kötü kokuyoo! der.
içimizden 'bre sik kafalı japon askeri gül mü döktün de gül koksun, sıçtın tabi ki bok kokacak, hem niye sıçtığını kokluyorsun amacın ne?' denir.
meğersem bokun bu denli kokmasının sebebi biz işedikçe vs. güzel koku yayan hedenin bitmiş olmasıdır. netekim avrupalı bir bayan içerideki bok kokusuna aldırmadan içeri girer ve üstelik bir de gülerek o hedeyi takar.
büdüt: dikkat ettiniz mi bilmem reklamda çocuğun kafasını bokuna doğru uzattığı kısmı kesmişler. enteresan.
gnçtrkcll reklamlarını buna örnek verebiliriz. neymiş 10dksı 1 kontörmüş. 10dakikadan sonra her dakika için 1kontör olduğunu söylemediği için burdan turkcelle ne diyoruz, hep birlikte: bi siktir git....
kesinlikle samur halı reklamları, şunun gibi bişeydir:
"yıllardır bilinen yanlış bir gerçek var: 'duvardan duvara halı toz tutar', evet samur halı tozu tutar, dışarı bırakmaz. evin küçük oğlu da(bu sırada görüntüde azıp kudurarak top oynayan ve toz kaldıran bir çocuk vardır) toz yutmaz, hasta olmaz"