genç yaşta içkiye vurmuştu kendini..
bir gün, yolda sarhoş bir halde giderken, üstünde
allah yazan bir kağıt buldu.. içi sızladı..kafası bulanık, gözleri sönüktü..ama kağıdı yerden aldı..yüreğinin en derininden gelen derin bir aşkla öptü..çamurlarını sildi..temizledi..
sonra..
sonra götürdü evine o kağıdı ve duvara astı..
gönlüne düşmüştü bir kere iri güller..ve yangın..ki arzın gördüğü en kutsal yangınlardandı..
bişr’in kağıdı duvara asıp yatağına uzandığı gece rüyasında bir ferman sundular bir veliye..bişr’i bulacak allah seni yüceltmeyi murad etti diyecekti..o, o’nun adını yüceltmek için bir yangın duymuştu çünki yüreğinde..
yalınayak bir halde aldı müjdeyi bişr..yalınayaktı..en doğal halindeydi toprağa toprağın sahibini hissederek bastığında..
cız etti içi..
ben hakir ve ayyaş bir adamım, dedi..
yüceltecek olan
allah değil miydi..ne karşı durabilirdi o’na..ki bir bişr’i, hafi(yalınayak) haliyle çekti ulu divanına..