hacettepe üniversitesi nin iki büyük kampüsünden eskişehire daha yakın olanının bulunduğu yerdir. ankara nın neresinden yola çıkarsanız çıkın 30 dakikadan önce ulaşmanız olası değildir. bahar veya yaz vakti nispeten serin olması bakımından okuluna giden öğrencide yaylaya çıkıyormuş hissi uyandırır. gel gör ki kış mevsimi beytepe köyüne ulaşmak ile hakkari de merkezden herhangi bir köye ulaşmak arasında pek bir fark yoktur. tavsiyem benim yaptığım gibi sadece bahar ve yaz aylarında uğramanız, zorunluluk hali dışında kışları uzak durmanızdır.
geçen senenin sonuna doğru dizim için gittiğimde hacettepe beytepe kampusunde bulunan medikodaki röntgen cihazı bozuktu.bugun yerinden çıkan parmağım için gittiğimde de röntgen aleti bozuk diye geri gönderdiler,üstelik doktara bile sevk etmeden..
türkiyenin en iyi hastanelerinden birine sahip olan okulun bu kampüsünde öğrenciye verilen değer bu kadarmış demek ki dedirtmiştir bana.yazıklar olsun..daha ne diyim..öğrenciden aldığınız 410 ytllik(ingilizce mühendislik harcı) harc parası gırtlağınızda düğümlensin inşallah...
yolda yürürken karşınıza her an bir tilki cıkabilir.ormana doğru ilerleyince kirpi gibi hayvanlarla da karşılaşabilirsiniz bir çeşit hayvanat bahçesi gibi.kışı da yazı da beterdir ancak burada yaşayan bilir ankara'ya benzemez çünkü.
el ayak çekilince, herkes evine gidince kendini daha da bir bulan kampüs, buranın sessizlik ve sakinliğine alışan kimseye kızılaya inmek( inmek denir çünkü uzaktır, dağın başı sayılır) ve o gürültüyü , kalablalığı, kirliliği çekmek çok zor gelir, nizamiyeden içeri adım atar atmaz "ohh be " diyesi gelir insanın, kışı ayrı bir güzeldir, yazı ayrı ama en güzeli de bahar da doğa uyanırken ki halidir
şehrin uzağında dağ tepe aşmak zorunda kalınan, ulaşım neredeyse insana fenalık geçirtecek halde olan, hacettepenin tıp,eczacılık vb. bölümleri dışında bölümlerini kapsayan kampüs
şehre mesafe cidden sorun olsa da, yaşamanın gerçekten keyifli olduğu yer. beytepe demişken naci abi'yi anmadan olmaz. bir efsaneye göre, edebiyattan iibf'ye alt geçit varmış(birinci sınıfta mı duymuştum ne?). güvenlikçiler biraz uyuzlaşmış olsalar da, gidilesidir.
eskişehir'e gelmeden yolun sol tarafında yer alan kam"çüş". o kadar uzağa ne demeye gittiklerini bir türlü anlayamadığım fakat yine de sevdiğim, sarıldığım, içimi ısıtan buz gibi bir iklime sahip yerdir burası. google earth tarafından çözünürlüğünün şehir merkeziyle aynı olması ilginçtir; nitekim oldukça gelişmemiş bir coğrafyada yer almaktadır kendileri.
beytepe de ikamet edenlerler için kâbus olmasına rağmen kampüs dışında yaşayan insanlar için eğlence merkezi havasını taşıyan kampüs mekanıdır.akşamları hava ziyadesiyle soğur.dersler sona erdikten sonra hiç bir hareketin olmadığı sessiz sakin bir emekli sitesini andırır.
üniversiteye girdikten sonra uzun bir süre boyunca nefret ettiğim, alışmamakta direndiğim, olabildiğince uğramamaya çalıştığım ama tam yedi buçuk sene sonunda artık her gittiğimde -özellikle de bahar havası varsa- kendimi mutlu hissettiğim ömrümü tüketen yerleşke.
en hüzünlü zamanların, en mutlu anların yaşandığı yerdir beytepe. akşam 5 ten sonra da okul boşaldığında cirit atasınız gelir. anlamsızca bağırmak istersiniz...