özgü namal,cezmi baskın,nazmi kırık,umut kurt,meral okay gibi oyuncuların oynadığı; senaryosu sırrı süreyya önder'e ait ve yönetmenliğini de muharrem gülmez'le birlikte yaptığı film..29 aralık'ta vizyona girmesi bekleniyor..
enternasyonel anlamına gelen, komunist enternasyonel hareketini ve bu hareketin ihtilal döneminde meydana getirdiği hazin durumu ifade eden muhteşem bir film.
afişe bakınca zihinde vizontele profili oluşturan,içinde mutlaka bir yerde bir köşede de olsa yılmaz erdoğan vardır yanılsaması yaratan,izlenesi film.bir kaç sahne insanın içini sızlatıyor filmde,gülendamın hazırladığı afiş ve onun yere düşüş anı..görülmeye değer...
(bkz: enternasyonel)
halkevinin pavyona dönüşmesini anlatan (atatürk portresi önemli) ve bunun kötü bir şey olduğunu söyleyen sekanstaki guernica sahnesi aslında bu dönüşümün doğal olduğunu anlatıyordu sanki. moderniteyi kuyruğundan yakalamaya çalışan, görsel geleneği ve hafızası olmayan "sonradan görme" bir topluma birden picasso göstermenin sonucunu görüyoruz filmde temsili olarak: "götü başı yamulmuş" tablonun indirilip yerine pavyon afişinin asılması. bence saf bir "halkevlerini kapattılar şerefsizler!" tepkisinin dışında bu soruyu da soruyordu film ve filmi yapanlar, türkiye'de yaşayan insanlara ispanya-fransa kaynaklı sanatın, almanya-rusya kaynaklı ideolojinin, avrupa modernitesinin ne kadar mutluluk getirebileceğini tartışıyordu. bunu söylerken abuzer'in kızına ailesini, annesinin açlıktan öldüğünü anlatırken söylediklerini de gözönünde bulunduruyorum.
bir de: "engel olmaz inşallah, ailesi de olur, devletine de özel mülküne de sahip çıkar kurban olduğum!" **
üniversiteli devrimci sevgilisinin verdiği kitaplardan, pikaplardan devrimci söylem ve enternasyonel marşı ile tanışan adıyamanlı gülendam ve müzisyen babası abuzer'in trajikomik hikayeleri üzerinden sıkıyönetim dönemine bakan başarılı bir politik dönem filmi. 'babam ve oğlum' ve 'eve dönüş'ten sonra, 'beynelmilel' ile darbeci paşaları sadece şarkıcıların popolarına övgüler düzen marmaris'teki ressam olarak tanıyan gençlere yakın tarihi anlatacak 12 eylül filmlerine bir yenisinin eklenmesi sevindirici.
sayesinde kelimenin anlamını ve doğru yazımını öğrendiğimiz bir "bkm" filmidir.
salondan çıkıp eve vardığımızda izlediğimizden geriye ne tür bir sinemasal tad kalmıştır, esas mesele budur.
her ne kadar bir darbe filmi değildir dense bile aslında bal gibi öyledir..sadece bunu diğerlerinden ayıran tarafı,sizi çokça güldürmüş olmasıdır..bir kez daha o günlere lanet etmenize,eskilerin o güzel kasaba hayatının nasıl içine edildiğini görmenize,insanları nasıl bir kıskacın içine soktuklarına,anlamsız yasaklara,bir baba ve kızın dramına aynı zamanda kendi içinde çok şen bir topluluk olan gevendelere şahit olursunuz..gidilip görülmesi gereken bir türk filmidir..
......filmle ilgili ipuçları vermiş olabilirim......
filmde beni en çok etkileyen husus üstünden 2 yıl geçmiş olmasına rağmen darbenin ve hala devam eden cuntanın en basit ve suya sabuna dokunmayan insanda bile nasıl bir korku yarattığıdır. filmin her köşesinde her karakterinde hissediliyordu bu ancak arabacının sırf ordunun bandosu oldular diye dünün gevendelerine gösterdiği göstermelik saygı ve duyduğu derin korku filmin içine işlemiş en temel nokta gibi geldi bana...
bunun dışında özgü namal'ın iyi işler yapan ve yapabilecek biri olduğu bir kez daha ortaya çıkmış(ağlamadan gülmeye geçişleri çok çok hoştu!) ayrıca haydar arkadaş (bkz: umut kurt)bence filmin en sevimli karakteriydi .bir sonraki axess şirini olmaya aday gibi . genel olarak oyuncu performansları çok çok iyi ,replikler çok sıcak ve gündelikti. karakterleri tanıyormuş gibi bir his duymak ne demek anladım bu filmde.
en iyi dokundurmalardan biri ise(ve belki de abartılı) askeriyede hiç kimsenin enternasyonel marşını bilmiyor oluşuydu.
eleştirilecek noktalara geçersek filmde gözüme batan şeylerden biri haydar arkadaşın yok yere öldürülmesiydi. fazla bir dram olsun torba dolsun, fazla bir kör göze parmak mesaj durumu vardı gibi geldi bana...
bir diğer sırıtma da bkm ile ilgili. filmin başında bkm yazmasa bile azıcık sinema gündemini takip eden herkes bunun bir bkm filmi olduğunu anlardı. ancak bkm bunu bir tarz yaratarak değil klişeleşerek becerdi ki bu uzun vadede olumlu bir durum olmayacak bence bkm için. ayrıca sanat yönetimi açısından da biraz zayıf geldi film.(bkz: yürü be)
toparlamak gerekirse film söylemek istediğini inanılmaz güzel anlatmış bir film. anlatmak istenene katılırsınız ya da katılmazsınız sizin bileceğiniz iş ama her durumda yapılan işe saygı duyacak ve kesinlikle çok keyifli bir 2 saat geçireceksiniz.
oynayan,yazan,yöneten,düşünen katkısı olan herkese çok çok teşekkür ediyorum. son aylarda izlediğim en iyi yerli yapımdı.kesinlikle kaçırmamak gerekiyor!
oyunculuğun kalitesinin standartların baya bir üstünde olduğu; konunun biraz hoyratca ve yavanca kullanılmasının yanında son zamanlarda çekilmekte olan türk filmlerinin arasında iyi yerlerde olduğu yadsınamaz bir gerçektir. senaryosunu sırrı süreyya önderin yazdığı yönetmenliğini senaristle beraber muharrem gülmezin üstlendiği izlenesi türk filmi.
çok güzel bir film, hala etkisindeyim, gene izleyeceğimden eminim herkes mutlaka izlesin desem kimseye derdimi anlatamam biliyorum.. çoğu film için denir böyle .. ama bu anlatılamaz insanların izlemesi için kaçırılmaması için ne dense azdır..izleyenler anlıyordur beni eminim.
yapanın, oynayanların herkesin ellerine sağlık derim..helal olsun.
yetmişli yılların o kötü ve acımasız olan günlerinde "esas bak biz bu karmaşa içerisinde hayattan bağlarımızı koparmadan yaşıyoruz" diyen insanları merkeze almış, değişik konusu ve sade anlatımıyla gönüllere tat kurmuş film...
mizahın daha doğrusu ironinin sinemaya nefis bir şekilde aktarıldığı bir dönem filmidir. cezmi baskınabuzer rolüyle aşmıştır. özgü namal ,meral okay,dilber ay da performans olarak filme büyük katkı yapmıştır. son dönemlerde izlediğim en iyi türk filmidir. babam ve oğlum da bir dönem filmidir. ancak her türlü iyiniyete rağmen otorite yani baba masumlaştırılmış, filmde bir dönem eleştirisi yanında o dönem baba nezdinde aklanmıştır. oysaki beynelmilel boyle bir oryantalizmhastalığına bulaşmamış net ve direkt olarak bir durş sergilemiştir. o yüzden izlenilesi bir yapııtıır. emeği geçen herkes devasa bir saygıyı haketmiştir.
askere sağa sola herbi yana ufak ufak ayarlar veren neşelimi neşeli acıklımı acıklı entersan bir film.
ayrıca özgü namal ve muzikler harikaydı.fırsatınız varsa kacırmayın derim.
garip bir film. heyecanlı olsun, sürükleyici olsun, izleyici gözlerini ayırmasın kaygısı yaşanmamış anlayabildiğim kadarıyla. yavaş, samimi bir film daha ziyade. belli bir döneme ait yapıtlara karşı özel bir ilgisi olan biri olarak filmin vurucu anına kadar(sonu) aptal bir gülümsemeyle izlediğimi fark ettim; o sade, günlük hayattan maksimum keyif aldıracak kadar gerçekçi olmuş film. gidip görülesidir.