belki ilginizi çeker
  1. · yutulamayan hapın ağızda erimesi
  2. · şiddetle ıkınmak
  3. · nevzat erdemir
  4. · serebrovasküler
  5. · hiç yara izi olmadan ölmek
  6. · yüz felci geçirmenin başlıca sebepleri
  7. · nistagmus
  8. · çimde oturma meraklısı üniversite öğrencisi
  9. · anevrizma
  10. · diablo 2
gündem
  1. · çok istenip de olunamayan meslekler
  2. · domuz gribi
  3. · 27 kasım 2009 bursaspor galatasaray maçı
  4. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  5. · 21 kasım 2009 beşiktaş fenerbahçe maçı
  6. · sevgilinin 5 gün aramayıp naber diye mesaj çekmesi
  7. · mutsuzluk veren küçük şeyler
  8. · yer yarılsa da içine girsem denen anlar
  9. · mengen

beyin kanaması  

  1. farklı birçok hastalık nedeni ile kafatası içindeki damarların yırtılarak, kanın damar dışına çıkıp, beyin dokusu içine, arasına veya beyin zarları ile kafa kemiği arasına yayılarak çeşitli patolojilere ve hatta ölüme kadar yol açmasıdır.

    belirtileri :

    sıklıkla devam eden baş ağrısı, bulantı-kusma, kuvvet kaybı ve felç, konuşma bozukluğu, görme bozukluğu, denge bozukluğu, hatta bilinç kaybı en belirgin belirtilerdir.

    bir insanın beyin kanaması geçirmesi için bilinenin aksine çeşitli travmalara maruz kalması şart değildir. evde, işte, sokakta birinin aniden bilincini kaybedip yere düştüğünü görebilirsiniz. çoğu zaman bu tip olaylar umursanmaz. tansiyonu düşmüştür, başı dönmüştür denir. ama kişi beyin kanaması geçiriyor olabilir ve bir kaç saat içinde müdahale edilmezse ölebilir. bir kişinin beyin kanaması geçirdiğinden şüpheleniyorsanız, bunu anlamak için:

    - tebessüm etmesini isteyin.
    - iki kolunu birden kaldırmasını söyleyin.
    - basit bir cümle söylemesini isteyin: "bu gün hava güneşli" gibi.

    bunlardan birini yapamıyorsa hemen acili arayın. acil bir müdahale hayat kurtaracaktır.
    (bunu yazan tosun, 06.02.2007 17:16 ~ 17:17)
  2. babamın dün gece yaşadığı, akla babanın ölmesi gibi (allah korusun) büyük karamsar fikirleri getiren felaket.. konuşamama en büyük belirtisiymiş, eğer doktorların uygulamasında bir yanlış yok ise hemen kan akışını hızlandıracak bir aspirin türevi ilaç verilip, tam teşekküllü bir hastaneye sevkedilip tomografi çekilir. beyin tomografisinin ardından beyin kanamasının olup olmadığına dair net sonuçlar elde ediliyor.
    (one more cup of coffee, 21.08.2007 10:41)
  3. ne kadar arazsız atlatıldığı sanılsa da, elinden asla sapasağlam kurtulunamayandır..ister travmaya bağlı olsun, ister anevrizma olsun insanın hayatına dönüp dönüp bakma sebebidir..çocuk yaşta geçirildiyse "haaa, sen ondan salaksııınn"lara maruz kalmaktır..annenin, ailenin, seninle birlikte bu felaketi yaşayanların bu konudan hiç bahsetmemek isteme sebebidir..her saçını topladığında, taradığında, kuaföre gittiğinde, kısacası her gün o korkunç günleri hatırlamaktır..en can sıkıcı olanı da böyle bir giriye kendimden biliyorum ibaresi eklemektir..
    (baby on board, 14.03.2009 01:21 ~ 15.03.2009 17:56)
  4. tuhaftır. çok tuhaf. doktorlar bile böyle der. kesin konuşamazlar. "beyin çok tuhaftır, ne olacağını biz de bilemeyiz tam olarak.."

    henüz 15 günlük doğum yapmış bir anne. iki kızından sonra bir oğlu olmuş. çok mutlu, yeniden anne olmanın heyecanını yaşıyor. ama yine de lohusa zamanı yaşanan stresten nasibini alıyor tabii ki. etrafındaki bir kaç tatsız olay da buna tuz biber oluyor. 3 gün boyunca çektiği dayanılmaz baş ağrısını, yeni doğum yapmış olmasına bağlıyorlar.

    sonra bir gün tatsız bir tartışma sonucunda sinir krizi geçiriyor ve bayılıp kalıyor. hastaneye götürüyorlar hemen. beyin kanaması.. 2 gün boyunca yoğun bakımda kalıyor. erken teşhis çok işe yarıyor, çok hemde.. sonra normal odaya alıyorlar. hayati tehlikeyi atlatıyor ama her an yeniden olabilir. sevdikleri görmek istiyor doğal olarak. ama bu ona zarar veriyor. çünkü hafızası yerinde değil.. bir an her şeyi hatırlarken, başka bir an her şeyi birbirine karıştırıyor, hiç bir şey hatırlamıyor. yakınlarını görünce kafası daha da karışıyor, halbuki onun beyninin dinlenmesi lazım..

    tek aklından çıkmayan şey bebeği.. ama onunla ilgili derdini de anlatamıyor.
    tek söyleyebildiği; "bebek. süt. bitiyor. çok küçük. nasıl büyüyecek?..."

    o an aslında dert ettiğimiz her şeyin ne kadar boş olduğunu anlıyoruz.. hayatın ne kadar acımasız olduğunu.. 15 günlük bebeği annesinden ayırabilecek kadar. ve hiç birimizi kabullenmesek de bir yandan ölümü de bekliyoruz. ölümün soğukluğu ruhumuzu donduruyor...

    not: hastane kapısında beklerken not aldığım bir entry idi. merak edenler varsa, o artık yaşamıyor..
    (karadul, 12.08.2009 14:36 ~ 14:36)
  5. yüksek tansiyonu olan hastaların, oruç tutmaları halinde ızdırabını çekme ihtimali olan hastalık. annemden, teyzemden, büyükannemden biliyorum.
    (humanist olmayan inek, 22.08.2009 12:46)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil