belki ilginizi çeker
  1. · meriç olmak
  2. · sözlüğün en komik yazarları
  3. · senpai
  4. · beyaz leblebi
  5. · atatürkün tercih ettiği mezeler
  6. · bayan olduğunu belli etmeye çalışan yazar
  7. · leblebi
  8. · meriç
  9. · mutluluk veren küçük şeyler
  10. · sünger bob tişörtü giyen kız
gündem
  1. · thierry henry
  2. · uykusu olup da uyumayan insan
  3. · recep tayyip erdoğan
  4. · ugg
  5. · 15 kasım 2009 galatasaray fenerbahçe basket maçı
  6. · banu güven
  7. · hz ayşe günümüzde yaşıyor olsaydı ugg giyerdi
  8. · sözlük marmara
  9. · işçi partisi bakanlar kurulu adayları

beyazleblebi  

 sayfa  / 2
  1. altıncı nesil yazar. hoşgelmiş.
    (badanaadanadanaana, 01.01.2009 16:12)


  2. kaliteli gabardin kumaşıyla kendini belli edip güzel girileriyle zaten güzel olan ortamı daha da şenlendireceğini düşündüğüm nesildaşım olan yazardır.. hoşgeldin demek isterim kendisine... derim bir ara...
    (vale, 01.01.2009 20:47 ~ 20:50)
  3. haklı olarak sözlük kurallarına aykırı giri girdiği için fakat -haksız olarak- düzelttiği halde 1 dk sonra çaylak edilen, 3 gün sonra sahalara geri dönen yazar. şimdi tekrar yazar konumunda ve sarı kart görmüş futbolcu gibi girilerine dikkat ederek oynuyor sahada. sözlüğe saygısı sonsuz. sözlük döver de sever de diyor. ancak kafası karışık.

    merak edenlere teşekkürü borç bilen yazar.
    (beyazleblebi, 09.01.2009 21:41 ~ 22:09)
  4. (bkz: beyaz leblebi)
    (bir şeyler olacak yarın, 14.01.2009 02:18)
  5. (bkz: çerez)
    (pakize havada, 18.01.2009 01:53)
  6. bir kaç gündür girilerine dikkat ettiğim yazar. bazen okurken kendimi sırıtırken ve ''kıh kıh'' gülerken buluyorum.6. nesillerin gurur kaynağı olabilcek derece de iyi... benim kadar aktif bir yeni nesil zira baktım da nerdeyse 200 giri girmiş. başarılarının devamını diliyorum...

    edit:nick altı girilerinde pek iyi değilim bu başarı dileme kısmı yıllık yazıyormuş veya hatıra defteri yazarmış gibi oldu idare edin.
    (starforsaken, 20.01.2009 16:08)
  7. (bkz: atatürkün tercih ettiği mezeler)
    (classy humanoid, 20.01.2009 17:54)
  8. bir gün içerisinde iki farklı kişi tarafından mesaj kutusuna bırakılan mesajlara tekrar baktığında cinsiyetinin erkek olduğunu vurgulaması gerektiğini düşünen yazar.

    vurguluyorum: ben erkeğim. tercihim normal* ona göre, bir yanlışlık olmasın...
    (beyazleblebi, 25.01.2009 01:02 ~ 01:02)
  9. yazılarıyla gülümsetebilen yazar. çoğu şeyin kötü gittiği şu günlerde pozitif enerjisini yazdıklarıyla yansıtmaya devam etmesi temennisiyle..
    (çoğunlukla zararsız, 01.02.2009 21:56)
  10. altıncı nesil'in gururu, her şeyi.
    (ya arkadaşım bi dinle önce, 02.02.2009 15:07)
  11. @3054049 no'lu girisine ehu ehu ehu diye güldüğüm keltoş. bioxcin'e terfi ettiğini görünce sevindim birden. önceden kafasına sarımsak sürdürüyordu. ehaha. deli1.


    (bkz: maksat pislik olsun)
    (usako, 05.02.2009 01:47)
  12. itiraf etmem gerekirse nickini gördüğümde bayan sandım ama değilmiş.hakkında tam yalancı diye düşünürken de sözünü tutmuş ve yalancı olmadığını kanıtlamıştır.an itibari ile bende olmayan sago şarkılarını atarak da sago arşivimi genişletmiş olan yazardır.teşekkürlerimizi belirtir , mercilerden de bir demet sunarız efenim.


    -deli mi ne ?
    +evet deli...


    deli deliyi görünce sopasını saklarmış.bende merdane var ama bilmiyor.
    (n excantric matmazel, 05.02.2009 01:58 ~ 02:03)
  13. bir haftadır felan takip ediyorum kendisini. beğeniyorum da ayrıyetten ..
    erkek olduğunu vurgulamasına gerek yok biliyorum evet bioxin de kullanıyor ve kıllanıyor.

    'neden beyaz leblebi?' diye sormak geliyor içimden ama pişman belli ki o da bu durumdan.ablası da yazıyormuş sözlükte o da nickinden utanıyormuş *

    farkındalık editi: ablası nickinden utanmıyormuş,ona karşı kullanır diye korkuyormuş.
    (kimyasalıgüzelinsan, 05.02.2009 21:12 ~ 11.02.2009 21:21)
  14. bugün bizim şu da yazar olmuş diye usakodan, hem de nicki de beyazleblebi denilince, vallaha mı sorusunu sorduğum, sefa gelmiş hoşgelmiş yazar.
    (artemis, 07.02.2009 22:48)
  15. nicki bana ithafen olan yazar. ama yemem ben bunları. *
    (usako, 09.02.2009 09:57)
  16. "ilk tanıştığımız günü hatırlıyor musun?" diye sorsam kendisine, çok gülerdi eminim. asla unutmadığını biliyorum çünkü. ben 17 yaşında geveze bir kaçakken internette, o beni tüm oradakiler gibi 13-14 yaşında sanmıştı sanırım. sonra dakika başı msn'den mi düştü ne oldu, "cenabet misin nesin lan?" demiştim. dumur oldu bu. "kaç yaşındasın sen be?" dedi, "17." dedim, şaşırdı. bana sorsa, "ilk buluştuğumuz günü hatırlıyor musun?" diye, "tavla bilmiyordun o zamanlar." derim. böyle bir adamdı işte. tavla bilmeyen erkek mi olurmuş? hem kel, hem fodul.*

    her neyse... o 17 yaş geyiğinden sonra başladı muhabbetlerimiz, sabahlara kadar konuşmalarımız, dertleşmelerimiz... aslında o dönem hala unutmak istediğim ve garip bir şekilde neredeyse tüm ayrıntılarını unuttuğum bir dönem. çok küstük barıştık. üç yıllık tanışıklığımız süresinde aylarca küs kaldık. hatta neredeyse bu üç yılın bir yılı dargın geçti onunla. cabbar bir gazeteciyken, öss'ye girmesi için baskı yaptım ona. arkadaşlarımdan bulduğum test kitaplarıyla, saatlerce süren msn dersleriyle elimden geldiği kadarıyla sınava hazırladım onu. gaz verdim hep. "yap!" dedim. "gerçekleştir şu hayallerini!", "yönetmen mi olmak istiyorsun? ol o zaman." ne zaman istanbul'a gitsem, kavaklı park'a oturduk, ders çalıştı karşımda. şimdi düşünüyorum da, aslında yardımcı olmaya çalışırken ona çok büyük kötülükler de yapmışım. pek çok insandan soyutlamışım onu. en azından bir kişinin ondan nefret etmesine sebep olmuşum. istemeden de olsa birçok kişinin ona tavır almasına yol açmışım. tüm bunlara rağmen, yine de ne zaman bir derdim olsa ilk koşanlardan biri olmuş, utandırmış beni. ben yok yere evim dediğim yerden sürülmüşken, herkes üstüme gelirken, artık kaçacak yer bulamazken, "gel, sığın." demiş bana. bana sadece sanal olmadığımızı öğretmiş, onca gerçek yok oluvermişken sanal denilen şey insanı nasıl sarıp sarmalarmış onu öğretmiş.

    yine de çok kızmıştım ona. biz sanallıktan bu kadar sıyrılmışken tek bir site uğruna beni, bizi, evimizi, ait olduğumuz yeri satmış gibi gelmişti. son kavgamız öyle kopmuştu zaten. yanılmıyorsam yedi ay kadar dargın kaldık o son kavgada... ama işin ilginç tarafı genelde hep arkasını dönüp giden, kapıları kapayan ben olmama rağmen, bu defa o gitmişti. "görüşürüz." diyerek ve haberim olmadan her şeyi bitirerek. sınavda yanında olamamak, sonuçları başkasından duymak, yerleştirildiğini başkasından öğrenmek bana ne kadar koydu, şimdi bile anladığını sanmıyorum. ama her kavgada olduğu gibi o kavgada da suçumuz ortaktı. ben de kabullendim. ama ilk kopuşta yaptığım gbi her şeyini silmemiştim bu defa. loglar, doğumgünümde aldığı ve kargoyla yolladığı hediye (hatta kargo poşetiyle birlikte), şarkılar, resimler... her şey duruyordu. ama artık umudum yoktu. barışmayacaktık. yazık olmuştu.

    bir gün, dışarıda arkadaşımla otururken bir mesaj geldi. aylar sonra. birden bire, ummadığım bir anda: "bir şey söyleyeceğim ama kızacaksın 0_o" onun da tahmin ettiği cevabı verdim; buz gibi tek bir kelime: "dinliyorum." kırgınlığımı bir şekilde gözüne gözüne sokmalıydım. üzüldüğüm kadar onu da üzmeliydim değil mi? hiç büyümüyoruz gerçekten. daha sonra konuştuk, hatalarımızı kabul ettik. sonra, "nerede kalmıştık?" dedik ve devam ettik kaldığımız yerden.

    nickine gelince...

    beyazleblebi. bana ithafen evet. nasıl anlamadım radyoda gördüğümde bilmiyorum. çorum'a gittiğinde bana getirmediği için çok kızmıştım, laf sokup durmuştum. (getirdiklerinin hepsini kendisi yedi de... sağolsun.) ne kadar sevdiğimi bilir. adana'ya giderken aşti'de durduklarını, ve beyaz leblebi gördüğünde ne kadar sevdiğimi hatırlayıp beni andığını anlatmıştı o küs olduğumuz zaman diliminde.

    ama beyazleblebi değildir o. paradox'tur. telefon rehberimde hala kayıtlı olduğu şekliyle.

    o, ikiliklerin insanıdır. paradokslarda yaşayan, ne yapacağını çoğu zaman bilemeyen, kararsız ve dengesiz biridir.

    o, başlı başına bir paradokstur.

    bu yüzden de hep benim için paradox olarak kalacaktır.

    beyazleblebi mi? dedim ya, yemem ben bunları.
    (usako, 11.02.2009 02:36 ~ 17.04.2009 15:16)
  17. claire littleton için her şeyi göze aldığımı anlayamamış yazar. tipini görmekten hazetmediğim müstakbel dünürüm christian shephard'ın bile elini öperim dedim, fiskobirlik'i satın alırım onun için dedim [gerçi o fıstık değil fındık ezmesi ama olsun.] hala ne derece hayran olduğumu görüp sevenlerin arasından çıkmadı. kendisine hodri meydan diyorum!
    (escaflowne, 11.02.2009 13:18)
  18. cana yakın,hoşsohbet ve saygılı sevgili bir yazar kardeşimizdir. ayrıca beyaz leblebinin asıl kullanış amacını hatırlatmış ve yüzüme vurmuş altıncı nesil şeyisidir. ben her gördüğümde aklıma rakıyı getiriyorumda... kendisiyle birebir konuşmamızda "abi bu nick başıma bela oldu,bu nicki görenler benim kız olduğumu sanıyor,psikopata bağladım,zirvelerden birine katılıp açıp sallaya sallaya gezecem nerdeyse ya" diye serzenişte bulunmuştu. (abarttım biraz sanırım) buna da çok şaşırmıştım. beyaz leblebiden nasıl böyle bir sonuç çıkarmışlar düşündüm kendi kendime... yuh lan. "olm götü kapatıp gezmek lazım artık" diye karşılık verdim kendisine. sağolsun çok tepki göstermedi bana.
    girilerini de okuyorum takip ediyorum,başarılarının devamını diliyorum. elması kızarıyor evet.
    ayrıca hatun kısmısı illa kuruyemiş koyacaksa nickini,fındık fıstık diye koyar. ne bileyim kayısı çekirdeği,kuru üzüm falan koyar. beyaz leblebi erkek işi olm. yapmayın yanılmayın. bana soracak olursanız buzlu badem koyardım. neyse pisleşmeyelim hemen. lan canım rakı çekti bu arada he....
    (kutsal palamut, 20.02.2009 23:54 ~ 23:55)
  19. güzel yazmasının yanında daha nadir görülen bir özelliğe de sahip. "okuyor!!!" ne bileyim sözlükte nerede insanların üşengeçliklerinden dolayı kıyıda köşede kalmış, nitelikli bir yazı varsa, hemen onun altında birbeyazleblebi yazısı görüyorum, yahut benim beğenip de hak ettiği değeri kazanamadığını düşündüğüm girilerim de beyazleblebi tarafından yorumlanıyor.

    okuyor, yorumluyor, pek de güzel yazıyor...

    umut veren altıncı nesillerden... saygılar...
    (sakuragikun, 21.02.2009 00:01)
  20. en güzel çerezlerden biridir. aç karna içki içmekten hoşlanan insanların birebir kurtarıcısıdır.mideyi tutar. sert olması sebebiyle sinir harbi esnasından yenirse stres topu misali siniri stresi alır. lise dönemlerinde kızları taciz etme silahı olarak da kullanılmışlığı vardır.
    (şayze, 21.02.2009 19:39)
  21. (bkz: iyidir)
    (mental retardasyon, 02.04.2009 23:59)
  22. nicki nedeniyle hatun sanılan (yine bir hatun sebebiyle) bu konudan pek muzdarip yazar. gözleri fellik fellik "ulan benim nick dandik acaba iyisi var mı len?" düşüncesiyle güzel nick arıyor anlaşılan. sarkma olm nickime.
    (sutdokmusjedi, 17.04.2009 00:27)
  23. (bkz: kırmızıleblebi)
    not: ayar değildir.

    (bkz: morleblebi)
    not:ayar değildir.

    (bkz: pembeleblebi)
    not: ayar değildir.

    kendisine masabacağını(?) çağrıştırdığım yazarmış.
    şaka olum şaka. sen tut hiç tanımadan nickaltımdaki 2. girimi gir. bana masabacağı de. sonra ben de tutup sana bütüüüüün koskocaaaağğ 2 günümü anlatıyım. oldu mu şimdi beyazcım?
    biz dertleştik bunla yahu. ikimiz de aynı dertten muzdaripmişiz. allah kurtarsın artık ne diyim,eğer benim sözümü dinlerse bu işten max karla çıkcak, ben öyle hissediyorum,kırmızı hissediyorum kutusunda.
    artık masabacağı,masabezi,masaörtüsü gibi şeyler duymam heralde ya.*
    (masalambası, 09.05.2009 02:14)
  24. beyazleblebi        :
    ağır salağım lan

    böyle de kendini bilir. haha. salak.
    (usako, 20.05.2009 18:54)
  25. "seni özledim lan" diye mesajı attığında "görmeyeli ibne mi oldun" dediğim sonra "straightim taş gibi" cevabını veren yazar kişisi. kumbarayı bozdursam dert etmezdim kardeşim ama ben de hala normalim. neyse, bu iyi ve yakışıklı çocuğa verin. değer verin. verin değer. değer yani. verin.
    (emir cool u, 20.05.2009 18:58)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil