beyaz melek 

 sayfa  / 3
adana çık aradan

  1. film,galatasaray lisesinde çekiliyo olup , mahsun kırmızıgülle şöyle bir diyaloğa girmeme vesile(!) olmuştur.

    m.k-aa senin boynundaki meeelenk mii??
    hysterie-evet burdan bakınca da öyle.
    m.k-beyazmış da..
    hysterie-ee.. evet.
    m.k-biz de film çekioz burda adı da beyaz melenk
    hysterie-iyi benim de sınavım vardı.
    m,k-hoşçakalın

    buarada mektep bildiğim kadarıyla huzurevi olarak kullanılıyormuş.
    (hysterie, 30.07.2007 16:57 ~ 08.08.2008 04:01)


  2. (bkz: http://www.sabah.com.tr/...)
    (jack nicholson, 02.09.2007 22:45)
  3. kapatılan bir yerli porno sitesinin en çok tıklanan hatununun nicki.
    (olymposea, 02.09.2007 22:51)
  4. mahsun kırmızıgül ün yazıp yönettiği filmin adı,16 kasım da sinemalarda
    (aydın was here, 20.10.2007 14:21)
  5. ibrahim tatlıses yönetmenliği tadında bir şeyler beklerken ondan kat be kat iyi bir yönetmenlik ile karşılaşıp şaşırmama neden olmuş bir mahsun kırmızıgül filmidir.bunda oyuncu kadrosunun sağlamlığı da etkilidir pek tabi.

    (bkz: http://videogaleri.hurriyet.com.tr/...)
    (bilal12, 07.11.2007 10:09 ~ 10:09)
  6. vizyona girmesini merakla beklediğim film... mahsun kırmızıgül'ü dinlemem takip etmem ama açıkçası böyle bir işe cesaret ettiği ve gerçekten emek harcadığı için takdir ettim doğrusu nasıl bir film oldu o kadar değerli oyuncuları nasıl bir araya getirebildi merak ediyorum.
    (billy, 07.11.2007 11:30)
  7. merak uyandıran bir fragmanı olan film. oyuncu kadrosu çok geniş ve pek bir arada gördüğümüz oyuncular değil. çok konuşulacağa benziyor, iyi veya kötü yönde.
    (jenesaispas, 09.11.2007 21:53)
  8. http://www.youtube.com/...

    bir mahsun kırmızıgül filmi.
    coming soon.
    (grace slick, 10.11.2007 21:17)
  9. oyuncu kadrosunun * * * * * güzelliği hatrına tüm mahsun kırmızıgül önyargılarımı bi kenara itmeye çalışarak gidip izlemeyi planladığımdır. hadi inşallah....
    (şapşal lanu, 10.11.2007 21:35)
  10. galada izleme fırsatı bulduğum mahsun kırmızıgül filmi. hem yazmış, hem oynamış hem de yönetmiş. oyuncu kadrosuna ve müziklerine diyeceğim yok ancak senaryo itibariyle içimi şişirdi içimi. muhtemelen mahsun evde otururken "türk milleti en çok neye üzülür, neye ağlar??" demiş ve bir liste yapmış:

    1- huzur evinde kötü muamele gören yaşlı insanlar
    2- torununu göremeyen dede
    3- kanser olan baba
    4- hafızasını yitirmiş kadın
    5- çocuğu genç yaşta ölen kadın x 2
    6- depremde tüm ailesini ardından yaşama hevesini kaybeden baba
    7- huzurevine bırakılan kore gazisi
    8- sevip de kavuşamayanlar

    vb

    normalde yukarıda saydığım her bir madde bir film konusuyken mahsun abimiz evelallah hepsini işlemiş filminde. ama buram buram ajitasyon kokmuş, duygu sömürüsü dolmuş bence. baktı babam ve oğlum hem ağlatıyo hem gişe rekorları kırıyo, demiş "benim neyim eksik ben de ağlatırım". "bu dramların birine ağlamayan diğerine mutlaka ağlar ben de köşe olurum." yalnız balık burcu olan bendenizi ağlatamadığı gibi "yok artık daha neler" nidaları atmama sebebiyet verdi. replikler deseniz her biri bir mahsun kırmızıgül şarkı sözü gibi...ben beğenmedim ama eminim beğeneni çok çıkar ülkede...

    not: huzurevi sakinlerini istanbul'dan diyarbakır'a taşıyan araç bir volkswagen crafter, pek heybetli pek güzel çıkmış filmde, ben de crafter servis istiyorum, minibüscü olucam!!!
    (eurydike, 14.11.2007 15:57)
  11. önyargı gibi ilginç bir saplantıya rağmen girip izlediğim,son zamanlarda salonu doldurabilmiş film,mahsundu kırmızıgüldü ben de pek haz etmem ama izleyin izlettirin en azından sinemada izlemeye değicek film.
    (offguard, 18.11.2007 22:49)
  12. ne kadar önyargılı izlesem de bu filmi daha sonra ağzımın payını vermiştir. mahsun kırmızgül ne kadar senaryo yazıp da bir de o filmi yönetebilir ki denilmesin. gerçekten ilk iş için başarılı bir performans göstermiş. tabi diğer oyuncuların da muhteşem başarılarını es geçmemek lazım. konu her ne kadar huzur evlerindeki yaşlılarmış gibi görünse de asıl konu doğu'dur. doğu'nun güzelliği, insanlarının iyiliği vurgulanmak istenmiş. ne diyelim başarılı olmuş.

    (bkz: yiğidi öldür hakkını yeme)
    (soldier in the army, 19.11.2007 10:24)
  13. mahsun kırmızıgül'e asla bir önyargım yoktur aksine bu filmi uzun zamandır merakla da bekliyordum.fakat daha fragmanında bile ajitasyonun tavan yaptığı anlaşılıyor.zoraki ağlatmalara karşıyım ben.ağlayacaksam kendim düşünüp,kendim farkedip ağlamalıyım.sırf ağlatmak için çekilmiş ve sakız gibi uzatılmış sahneler yapmacık oluyor.babam ve oğlumun gişe başarısını ağlatmasına bağlayıp bu yönde ilerleyen yapımcılar ve yönetmenler örneğindeki gibi duygusallıkla gişe başarısı yakalanma hedefi yanlış.çünkü her ne kadar babam ve oğlum gerçekten ağlattıysa da bunu ajitasyon yapmadan başarmıştır.en çok uzatılabilecek ve seyirciyi depresyona sokabilecek sahneler tadında bırakılmıştı fikret kuşkan'ın ölüm sahnesi gibi.ama bu filmde yatalak bir kadıncağız abartılı bir şekilde gösterilmiş,diyalogların çoğu resmen ajitasyonun doruklarında.ilk filmi olarak mahsun kırmızıgül başarılı mı?evet tabiiki.oyuncular zaten muhteşem,kadro çok başarılı.ama ajitasyon rahatsız etti beni.
    (dream with the fishes, 19.11.2007 11:02 ~ 11:06)
  14. yeni izleme fırsatı bulduğum,keşke hiç izlemeseydim dediğim fazlaca duygusallaştırılmaya çalışılmış mahsun kırmızıgül filmi.
    (pis kokulu melek, 19.11.2007 20:00)
  15. fazla çeşit dram biraraya getirildiğinden sanki kesit kesitmiş gibi bir bütünlükten yoksunmuş gibi gelen, yıldız kenter'e hayran bıraktıran, mahsun'un rol yapamadığı ama gözümüzü yumduğumuz kenara ittiğimiz hem huzurevleri hem de doğu gerçeğini sunarak iyi yapılmış olan, ve evet, baya bi ağlatmayı başaran, ama daha iyi kurgulanabilirdi/bağlanabilirdi dedirten yeni türk filmlerimizden.
    (chocolattes, 21.11.2007 17:37)
  16. film müzikleriyle büyüleyen film olmuştur. jivan gasparyan, yıldıray gürgen, cihat aşkın, kemal sahir gürel, prag senfoni orkestrası ve prague opera korosu kendi paylarına düşeni fazlasıyla yapmışlar. bu durumda yönetmen koltuğunda gördüğümüz mahsun kırmızıgül müzikler konusunda ciddi davrandığı için kesinlikle tebrik edilesidir.
    (kurutulmus kelebek, 21.11.2007 18:19)
  17. senaryo ve yönetmenlik açısından bakıldığında mahsun*un iyi bir iş çıkardığı gözlerden kaçmayan, sinema anlamında ilk işi olduğu ele alındığında tebrik edilebilecek, bu kadar kaliteli bir kadronun bir araya getirilmesi göz önüne alındığında alnından öpülecebilecek şahsın hem yazdığı hem yönettiği hemde oynadığı* film.(bkz: hem yazdım hem de oynadım) bir takım yerlerinde dram ve duygusallık senaryoya güzelce yedirilmiş olmasına rağmen kimi sahnelerde izleyiciyi zorla duygulandırma çabası sarfedilmiş, yemek yapar gibi.. tuzu az oldu dur az daha tuz ekelim havasında şurayada birazcık duygu serpiştirelim, dur dur şu sahneyede iki tatlı kaşığı göz yaşı ilave edelim tadı hissediliyor. doğu insanının ne kadar cana yakın, ailesine sevgi ve saygıda kusur etmeyen bir toplum, batıda ise nerdeyse bunun tam tersi bir durumun söz konusu olduğu gösterilmeye çalışılmış.
    (siyah kutup ayısı, 22.11.2007 01:08 ~ 01:26)
  18. (bkz: hadi hadi meleğim)
    (sirona, 22.11.2007 01:20)
  19. tüm ezberciliğimle ve tüm o burnu havada tavrımla "amaan mahsun mu alem buysa kral o olum" diye aklım sıra taşak geçtiğim ve fakat lümpen tarafımın gazına gelip giittiğim film.

    filmin açılışı, hikayenin de başlangıcıdır, derin bir "hassiktir, bu ne lan? yazık oldu hem paraya hem zamana" hissiyatını verdiyse de, devamı durumu değiştirdi.

    filmin özellikle ilk yarısı insan evladının cigerine dokunmak için yapılmış ve başarıya ulaşmış; özellikle yaşlıların yıkanması sahnesi olayı tamamlamış ancak ikinci yarı ya da son yarım saat için aynı hisleri ifade etmek güç; zira çok bildik, çok klişe, bi dolu cümle, olay ve bilmem ne dolgu malzemesi olmuş ve basit bir finalle kapanmış film.
    her olayın her durumun çözülmek zorundalığı hissedilmese gayet başarılı bir film ortaya çıkacakmış.

    gelelim satır aralarına;
    anladık ki; bütün huzurevleri kötüdür
    anladık ki; batıda ve metropollerde huzurevleri rağbet görürken doğuda ve özellikle diyarbakırda insanlar huzurevinin adını bile duymamışlar.
    anladık ki; diyarbakır halkı çok vefalıdır. çok saygılıdır diğergamdır, kendi bölge izlenimlerimden de aynı kanaatteyim o ayrı, ama doğuyu yüceltirken bunu batıyı alçaltarak yapmak çok ahlaklı değil.
    bu kadar konservatif ailelerin yaşam alanı bulduğu yerlerde bi süre sonra töre cinayetleri bilmemneler de oluyor falan filan.
    "e öylesiniz ama bunlar ne olacak" tavrı ne kadar basitse "batıda ana babaya hürmet yok ama doğu ahh doğu" fikri de aynı oranda basiretsizdir.
    yani objektif bi bakış yakalanamamış

    el hasılı kelam çekim ve müziklerin de etkileyici olduğunu ifade ederek giderseniz paranıza acımazsınız diyebilirim.
    (khaki, 25.11.2007 13:10 ~ 13:16)
  20. çok arabesk bir film.
    (ouzbal, 25.11.2007 14:32 ~ 14:33)
  21. yıldız kenter’in oyunculuğuna hayran kaldığım film. film yalnızca onun oyunculuğunu görmek için bile izlenir.

    ayrıca sadece o da değil, hemen hemen her rolü oynayan (mahsun kırmızıgül dahil) rolünün hakkını vermeye çalışmış. emek verilmiş bu film için.

    konusunu beğenenleriniz de olacaktır, beğenmeyenleriniz de. çok ağlak bir film olduğunu düşünenler de olacaktır, ne olursa olsun filmin anlattıkları itibariyle önemli olduğunu düşünenler de. hepsinde de bir gerçek ve haklılık payı var bence.

    ancak tahmin ediyorum ki herkesin buluşabileceği nokta, filmin oyuncularının performansının üst düzeyde oluşudur. figüran roller de bile oyunculuklar çok başarılı.

    son olarak ilk film olması itibariyle de, mahsun kırmızıgül’ün yönetmenliği beğendiğimi ifade etmek isterim.
    (anha minha, 26.11.2007 00:08)
  22. yıldız kenterin oyunculuğunu ve müzikleri çıkardığınızda tamamen boş gelen, hiç bir ön yargı ile gitmediğim halde sırf arkadaşlarıma ayıp olmasın diye ilk arada çıkamadığım, duygulandıralım da nasıl olursa olsundan başka bana hiçbirşey verememiş 2 saatlik bir zaman kaybı.
    (beholderrulez, 26.11.2007 00:34)
  23. herşeye değinmek için kasılmış olan film.
    yaşlılara saygı,
    dine saygı,
    doğu ya ve anadolu ya saygı
    sevgiye saygı, herbişeye saygı
    dünyayı simsiyah gösterip de aslında düynanın ne kadar pembe olduğunu vurgulayan bir film. (bkz: beyaz melek bu nasıl kelek)

    spoiler
    o damat, çocuk iki ağladı diye dedeyi geri getirecek eve he mi? hadi be ordan...

    hele ağa yataktan nasihat verirken ki mesaj kaygısı neydi öyle...yuh denir bu kadarına

    yaşlı bir kadını dövdü diye, hasta bakıcı kadını döven adama, eline sağlık diyen adam, dünyanın en yüzeysel adamıdır
    spoiler

    görüntü güzeldir, süper ötesi oyunculuk vardır, iyidir, hoştur. sonuç yine türkücü filmi yine mahsun yine mahsun...

    not: kesin yakında ana haber bültenlerinde, "beyaz melek filmini izledi, annesini/babasını yanına aldı..." diye bir sürü haber çıkar

    not2: en azından manken yoktur ve çok şükür mehmet ali erbil yoktur, bu nedenlerden dolayı bile iyidir bu film, seyredilir. genel izleyici için de gayet uygundur, bir iki küfürden başka aile ortamına ters bir şey yoktur filmde...
    (leyl, 27.11.2007 21:28 ~ 01.12.2007 03:30)
  24. ağlamalısınız,hemde her sahnede düşüncesiyle yapılan bir mahsun kırmızıgül filmi.
    (bouuww, 27.11.2007 21:51)
  25. bir yönetmen değil belki,belki sevilen biri de değil,belki bu pekde hoş olmayan kariyer bir ömür yanında olacak...ama yine de bir izleyip karar vermekte fayda var denebilecek bir film demekten alıkoyamıyorum kendimi...
    (bkz: gittim,gördüm,ne yalan söyliyeyim fena değildi)
    (immigrant, 27.11.2007 22:02)
 sayfa  / 3