bugünkü tarih dersimizin ana konusu... madem ki yirmi yıl olmuş yıkılarl, dilimizin döndüğünce anlatacağız efendim.
-berlin duvarı 61'de inşaasını tamamlamıştır.
-61'de sscb'de
kruşçeviktidardadır ve kruşçev sscb'nin dibine dinamit koyan adamlardandır.
-duvarın inşaası sırasında hristiyan demokrat parti'den
konrad adenauer almanya'nın başındadır.
-yine bu sırada
willy brandt berlin eyalet başkanlığı yapmakta ve iktidarda olduğu süre içerisinde henüz devlet başkanı tarafından ziyaret edilmemiştir.
-60 ayrıca batı almanya'da işsizlik olmasına rağmen türkiye, yugoslavya ve diğer ülkelerden işçi göçünün gerçekleştiği tarihtir. neden yugoslavya sorusunun cevabı, stalin karşıtı açıklama yapan bir devlet başkanının olmasıdır.
malumunuz almanya ikinci dünya savaşını kaybetmiş ve de 4 ülke tarafından istila edilmiştir. şimdi 4 ülke dedim de, bunlardan üçünün ne mal olduğunu anlatmak lâzım gelir diye düşünüyorum.
amerika: savaşa son anda girmesiyle ünlüdür zaten. o dakikaya kadar da "almanya'nın kendi problemi canım" demiştir.
fransa: hitler tarafından bir kısmı işg"al edilmiş, ülkedeki komünistler kovuşturulmuştur. yine de almanya'dan kaçanlar burada gizli kapaklı sığınaklar bulmuşlardır kendilerine.
ingiltere: pastada payımız olmalı di mi ama.
dördüncüye sıra gelince...o sevmediğimiz, katil dediğimiz
stalinbu üç silahşörden daha önce polonya'dan yukarıya çıkmaya çalışan nazi ordularıyla çarpışmaya başlamıştır. ayrıca savaş sonunda 3 ülkenin -amerika şapkası altında- birleşerek hitler ile son anda sovyetlere karşı bir müdahale gerçekleştirmek istedikleri de belgeli kanıtlar arasındadır. yanisi 3 ülkenin samimiyetine ufak bir ışık yakmışızdır umarım...
devam edelim,
1945 savaş bitti 61'e kadar doğu ve batı berlin'de neler oldu?
savaş bittiğinde oturulan masada ve birçok yazışmasında stalin bağımsız ve bütün bir almanya'dan yana olduğunu söylemiş bulunmaktadır. şimdi bağımsız demek illâ sosyalist olsun demek değil. sonuç olarak kazanan ülkelerin burayı bölüşmesi gibi bir durum söz konusu. yalnız bu tam bağımsızlığa diğer üç ülkenin karşı çıkması söz konusu. onların da derdi kendilerine pazar olacak, istediklerini yapacak bir almanya.
almanya neden bölündü sorusunun cevabı işte burda yatıyor ve almanya'yı kimin hangi çıkarlarla böldüğü de aydınlanmış oluyor.
işte doğuda demokratik alman cumhuriyeti'nin kurulmasının ardından duvarın kurulmasına kadar ilerleyecek süreç buradan başlıyor.
gelin şapkamızı önümüze koyalım;
savaştan yenik çıkmış, bombalarla yerlebir olmuş bir ülkenin 9 yıl içinde (1954-
wirtschaftswunder) ayağa kalkması da nedir?
o esnada emperyalist tüm ülkelerin batı almanya'ya (özellikle batı berlin) akıttıkları paranın haddi hesabı var mıdır? batı almanya emperyalist ülkelerin karakolu haline getirilmek istenmektedir. yapılıyordur da. (aynı dönemde türkiye de laboratuvar olarak kullanılmıştır)
[ddr'in demokratik olmayışından bahsederken, batı almanya'da gerçekleşen hak ihlallerine de göz atmak gerekir.
siz, sadece sol görüşlü oldugu için (sosyalist ya da komünist değil, sol görüşlü) memurluk yapamayan bayernlileri tanıdınız mı? ya da komünist oldukları gerekçesiyle amerika'dan kovulan profesörlerin vatanları avusturya'ya dönmek istedikleri, alınmadıkları; batı almanya'ya başvurdukları yine kabul edilmedikleri ve son çare olarak kendilerine ddr'de yer bulduklarını?]
doğu berlin ile iyi ilişkileri olan willy brandt "bizim esas düşmanımız komünizm" dedikten sonra şansölye konrad adenauer tarafından ziyaret edilmiştir...o dönem neler olduğu ve brandt'ın neden böyle bir şey dediği biraz karanlık...
yine aynı dönemde batı almanya parasını devalüe ederek doğu berlin'de kazanılan parayı pul etmiştir. o zamana kadar aynı markın geçerli olduğu iki ülkede farklı değerlerde markların ortaya çıkmasına batı berlin sebep olmuştur. bu da bir ülkede çalışıp diğerinde oturan insanlar için değişik sonuçlara sebebiyet vermiştir.
doğu almanya da savaştan çıkmış ve sanayisi olmayan bir ülkedir. arkasında 3 emperyalist dev de olmadığından dayanacağı güç olan sscb ile 3 sanayi bölgesi inşaa etmiştir. (chemnitz, stendal birinin adını unuttum şimdi). bunun ötesinde bir tarım devletidir.
berlin'in havaalanı burada bulunmaktadır ve charité isimli hastane de doğudandır.
batı berlin her şekilde beslenilmeye çalışılmakta; her şeyin en yenisi, en iyisi buraya akıtılmakta, doğu alman ekonomisine darbe vurmak için kaçak mallar içeriye sokulmaktadır. doğudaki köklü humboldt üniversitesine karşı batıda özgür üniversite kurulmuştur. (bugün elit üniversite kaynağı verilmektedir buraya)
kruşçev iktidarı esnasında stalin ile ilgili açıklanan belgelerin yayınlanmadığı iki ülkeden biri ddr'dir (diğeri için;
arnavutluk).
***
sonuç olarak yanlış ya da günün koşullarında kısmen doğru olarak bir duvar inşaa edilmiş, batı berlin'den gelen emperyalist dalgaya bir set çekilmeye çalışılmıştır. işin ilginç tarafı, berlin dışında basit bir tel örgüden ibaret olan bu sınırı, berlinliler haricinde zorlayan pek olmamıştır.
bunun sebebini de duvarın kuruluşundan yıkılışına geçen 28 yıl içinde iyiden iyiye dozajı artırılan propagandadan başka ne olabilir?
kendi payıma duvarı savunacak değilim, ince elenip sık dokunsaydı daha farklı bir çözüm bulunabilirdi; ama günün koşulları altında ne yapılabilirdi, bilemiyorum. sonuç olarak berlin'ı kaybetmek ddr'i kaybetmekti.
ddr bu kadar öcü müydü?
stasi denilen "mit", doğu bloku ülkeleri haricinde seyahat edememek, bin farklı çeşit kıyafet giyememek, porno izleyememek, naylon çorap giyememek , muz yiyememek, telefon ve araba için yıllarca sürecek olan sırayı beklemek...
telefonunu ve arabasını kendi çabalarıyla, kendi kendine üreten bir ülkenin vatandaşı olmak,
işsiz kalmayacağını bilmek
eğitimde bugün dünya devi olan finlandiya'nın gelip ders aldığı bir memlekette yaşamak,
karadeniz kıyısında tatil yapabilmek,
porno?!
******
berlin duvarını yıkanlar, ilk geri dönmek isteyenler olduklarını söylüyorlarsa bugün; ddr'de yapılan "biz halkız" eylemlerine batı berlin'den gelen katılımcıların yoğunluğu yavaş yavaş açığa çıkıyorsa, işsizlik adamı bunaltıyor, duvarın yıkılmasıyla batı berlin'den fabrikalar eski doğu bloğu ülkelerine taşınmış/taşınıyorsa, berlin duvarı'nın eleştirisi çok farklı bir noktadan yapılmalıdır...
emperyalist çıkarları hasebiyle ırak' a girmek, afganistan'daki konumunu sağlamlaştırmak için 11 eylül saldırısını kendi kendine yapmış olma ihtimali yüksek amerika'nın oynadığı oyuna ne çok benzemekte berlin duvarı'nın hikâyesi...
kuranıyla yıkanı aynı olmasın sakın?