*berber saçınızı yıkarken başınız musluğun altındayken arkadaki elemanla futbol muhabbetine girer.
eğer kullanılan jilet daha önce bir başkasında kullanılmışsa veya buna hiç gerek kalmadan gerekli sterillik sağlanmamışsa her türlü hastalığın kapılması.
bi hevesle sabırla yıllarca uzatılan saçların bikaç makas darbesine yenik düşmesi.
senden sonra berbere gelip "usta şu sakalı bi alalım, daha 2 gün önce aldım bak yine ne hale geldi" diyerek yanındaki koltukta en kral usturayla sakal tıraşı olan, senin sakalının çıkmadığını da görünce "ah keşke ben de senin gibi olsam" diyen amcaların
parlaklığını acımadan yüzüne vurması...
memlekete gidildiğinde yapılan ilk işlerdendir berbere gitmek.. sebebi mi çok basit.. babaya şirin görünmek yapılacak olan harcamalar öncesinde yamuk vaziyetlere mahal vermemek.. senelerdir gidilen berbere gidilir gene ama bu sefer terslik vardır.. tanıdık kimse yok, evet. yakın olduğun bir arkadaşın askere gitmiş dükkanın sahibi de almanyaya kaçmış.. mekanın adı aynı kalmış olsa da çalışanlar sahibi falan değişmiş.. eleman erzincanlı.. sıcakkanlı bi insan ama yanında da çırağı hemen önceden görmediğim hürmeti gösterdiler bana ikramda bulundular itinayla traş ettiler. ama ettiğim muhabbetler önceden ettiğim karı-kız muhabbetlerine de benzemiyodu bu sefer.. ilk defa memleket meselelerinden okuldan falan bahsettim berberde ve çok ilginç geldi bana.. özellikle şu kısım memleketimin durumunu baya gözümde canlandırmama sebep oldu..
içeri bi dilenci girer
-allah rızası için çocuğum hasta ameliyat parası..
-valla müşteri de öğrenci teyze biz de şefteyi yapmadık bile yok cidden
-canın sağolsun evladım
-abi bunlar iyi güzel de alışıyolar şimdi o gitse gerisinden başkası gelecek
-valla evet abi ya kimisi cidden kötü de bazısı iyice alışmış
-bi de kendilerini şekilden şekle sokmaya çalışmazlar mı adam gibi çalışsana be adam!
-televizyonlarda görüyoruz ya adamların ceplerinden milyar çıkıyo.. gene de dilenmeye devam..
-bizim erzincanda bi adam vardı dilenci adamın 2 apartmanı vardı
-hey maşşallah
-bi de adamın oğlu cidden yakın arkadaşımdı baya sağlam arabalarla gezer tozar çalışmaz hiç.. bi gün adama açık açık dedim "utanmıyo musun lan sen babanı dilendirmeye" diye oralı olmadı "aman ne bok yerse yesin" dedi
-cidden mi?
-evet arkadaş ya hala adam geziyo utanmadan..
insanımız alışmış ne de olsa hazır gelir varken neden çalışayım ben de dimi..
ilginç ve komik olaylardır. o esnada pek de komik gelmez aslında :
-abi kısaltalım saçı ama çok kısa olmasın...
dinlemişcesine başını sallayarak onaylar, fakat yine kendi bildiğini okur...
-abi ne yaptın öyle yaa.. çok kısa oldu!!
+nasıl??
-abi fazla kısaltma dedim ya!!
+olsun, kökü sende.. yine uzar...
-allahım yaaa..
+efendim canım..
-yok bişey abi.. yok..
berber traş sırasında yüzünüzü keser ve ardından "sivilce varmış onu hallettim" diyerek pırıl pırıl ciltte bir sivilce çıkartıverir olmadık yerde. kestim, kanattım demez yediremez, çekmeceden kan taşına uzanır.
her zaman esnaf muhabbeti vardır, asla bitirilemeyen ülke sorunları, futbol takımlarının durumu, kız mevzuuları konuşulur. çırak illaki fırçalanır, olumlu ya da olumsuz bir tavrının olmasına gerek duyulmaz, illaki berber koltuguna oturan genç biriyse "okuyomusun abi " diye sohpet başlatılır, "nerelisin abi" dir," üçüncü soru mutlaka2. sorudan önce planalanmıştır " bizim bi necati abi var burda o da sizin memleketten , tanıyormusun yanda bakkal" olur.
kız mevzuunda sorular daha keskin ve yarataıcıdır bir de bastırılmış duygulardanmdır bilinmez, ah ben şimdi üniversitede olacaktım ki , bi ona bi buna ya gelir.
kırk yıllık berberim natık amca'nın kulağımı makasla çok feci kesmesi. akabinde oturup hüngür hüngür ağlaması. tüm teselli etme ve vazgeçirme çabalarına, karşın dükkanını ,bir hafta içinde kalfasına devredip. köşesine çekilmesi.(bkz:
acı ama gerçek)
kalfaların 5 dakikada kanka olma eğilimleriyle savaş vermek zorunda kalınan olaylardır..
(b:berber a:ben)
b:adın ne?
a:zardanadam(of yine başladık)
b:okuyo musun çalışıyo musun?
a:okuyorum
b:hadi ya nerde?
a:*** ***nde
b:ne güzel..erkek arkadaşın da mı o okulda?
a:ha yok(noluyo lan?!?!)
b:dışardan yani o zaman
a:yok(s*çtk)..aa var evet dışardan ehe..
b:sevgililer gününde yalnız değilsin o zaman
a:yok yok değilim
b:ben yalnızım
a:(kafana s*çym e mi)olsun hediye derdi yok ne güzel ehueh..
b:evet ama yalnızım
b:fön olsun mu saça?
a:yok yok benim çok acil çıkmam lazım..hatta kurutmasak da olur kendi kuruyunca daha iyi oluyo(yusuf yusuf)
berber formalite icabı size sorar '' saçı nasıl yapalım '' diye fakat cevabınızın onun için bir önemi yoktur,cevabınızı dinlemez zaten , nitekim saçı kendi keyfine göre kesmiştir bile :
berber - nasıl olmuş abi ??
kızgın müşteri - ehh fena değil de şu arkaları biraz uzatabilir misin ??
berber - nasıl yani ??
kızgın müşteri - ya ben sana bu kadar kısa mı yap dedim,enseler kalacak demedim mi,nerenle dinliyorsun beni ?
berber - tamam abi ne bağırıyorsun,kökü sende,bi dahakine öyle yaparız,hem böyle daha güzel oldu...
kızgın müşteri - git allahını seversen,bir daha buraya gelenin .............................
-değdi sanki
-...
-dokundu mu?
-.....
-valla değdi!!
-.....
-bu sefer kesin değdi
-........
-bilerek yapıyorsun bak yine değdi
-.......
-allah aşkına cevap versene bu o mu?
-değil
-bence o yine değdi
-.......
-her berberin olmazsa olmazı değdirmek