3 koltuk altında kapasite ile hizmet veren berberlerin çoğunun kendi imalatı "sabunpuan"lar. rahatlatıcı bir tıraştan sonra kafaya dökülen serin, yeşil elma kokulu şampuan kezzap dahi olsa ses etmeden kabullenilir, rahatlanılır.
bariz bir şekilde pantene kokan şampuan ee kerastase,lazartigue diye falan gazlanır
hem ne fark eder ki; haftada bir kafana değen şampuan seni ne ihya eder ne kel bırakır
bir gün bir arkadaşım traşını olduktan sonra şöle bi soruyla karşılaşır:
-hangi şampuanı istiyosun?
o da türlü marka şampuan kutularına dandik şampuanların doldurulduğunu düşündüğü için farketmez der.
ve işte o anda o arkadaşımın hayatındaki en büyük dumurlarlardan biri yaşanır.
üstünde farketmez yazan bir kutu çıkarır ve der ki:
-son günlerde herkes bu markayı istiyor
bu berberle tanışmak istiyorum ve ne içtiyse ben de ondan istiyorum
girilerden ve berber ziyareti yapan adamlardan hareketle, berberlerin ağırlıklı olarak elmalısını tercih ettikleri yönünde bir saptamaya sürükleyen nane.
berber halil abinin gözdesidir.
karpuz aromalı pantene'yi ilk defa orada görmüştüm. yıllarca aynı ambalajı kullandığı için iki sene sonra kıllanmaya başladım. sonra -samimiyetimize güvenerek herhalde- o pantene kutusunu atıp arkadan yirmi kiloluk pembe bir bidon getirdi. bu bir kabus olmalı demeye kalmadan bidonu kaldırıp boca etti kafama. doz aşımı oldu galiba sonrasını hatırlamıyorum.
iyi mi kötü mü anlayamadığım şampuandır. yıkandıktan sonra saçlarım ipek gibi, tenim bebek gibi oluyor. evde yıkıyorum kaskatı. halbuki bunları kilo kilo alıyorlar bidonlarda. babamın kuaför salonundan gelen boş şampuan bidonlarını da tuvalette biriktirirdik içi su dolu. sonra suyu kullanırken vanilya kokusuymuş, muz kokusuymuş sular kokardı. bi erkeğin kafası neden muz koksun ki diye babama sorardım. hiç cevap vermezdi. bir bildiği vardı herhalde.
kullandıkları şampuanı kendi orijinal kutularında değilde pantane gibi dove gibi şampuan şişelerine boşaltıp kullanırlar..gözlerimle gördüm olay böyledir..
yüzlerce kez boşaltılıp doldurulduğundan üzerindeki etiket kir içinde olup, saçlarınızın ne marka şampuanla yıkandığını bilmemek gibi avantajlarıda vardır.
valla arap sabunu kullansalar problem değil veya zeytin yağlı, defneli gar sabunu hatta bulaşık deterjanı bile olsa razıyım bilhassa başım olmak üzere gözüm üstüne yeter ki dürüst olsunlar. ama afedersin .mına koyim elidor kutusuna sıvı el sabunu gibi kilo ile satılan şampuanlardan doldurmanın alemi ne. durumun en galiz küfürleri hakeden tarafı ise bu berberlerin dükkanlarında en kalitelilerinden 5-10 tane şampuan bulundurup hizmette sınır tanımayan dürüst berberlerle aynı fiyata traş etmeleri.
(bkz: barbar şampuanı)
(bkz: yıka ve çık saçların keçe gibi olsun)
(bkz: yaba daba du)