iki versyonu bulunan ama her şekilde çok derinden işleyen mazhar alanson şarkısı. her şey çok güzel olacak filminin müziği olarak piyasaya sürüldü. içindeki gizemi çözebilenin müzik yeteneği olduğunu söylerdi eski bir hocam
ve sözleri şöyleydi sanırım
benim hala umudum var isyan etsem de istediğim kadar
inad etsem bile bırakmazlar sahibim var
benim hala umudum var
seviyorlar bazen soruyorlar
hayran hayran seyret
ister katıl ister vazgeç
güzel günler bizi bekler
eyvallah dersin olur biter
güzel günler bizi bekler
eyvallay dersin geçer gider
boyun büküp önünde ağlasam sesizce
şu garip gönül affolur mu
bu fırtına durulur mu, benden adam olur mu
korkarım aşka zararım dokunur mu
hmmm...
elveda sana yeter tamam
bitsin artık bu dram bu fotoroman
ham meyvayız hala,
koparmışlar dalımızdan
güzel günler bizi bekler
eyvallah dersin olur biter
güzel günler bizi bekler
eyvallah dersin geçer gider
bıraksam kendimi şöyle oh ne rahat
bu da geçer gülüm yaşamana bak
alınacak dersler var sorulacak sorular
bu da geçer gülüm bizden bu kadar
benim hala umudum var isyan etsem de istediğim kadar
inat etsem bile bırakmazlar sahibim var
mfö'nün, mazhar alanson'un ve "herşey çok güzel olacak" film müziklerinin olmak üzere üç ayrı versiyonu bulunan * muazzam şarkı. 'elveda sana yeter tamam' kısmını söylemek biraz sıkar, söylediğine pişman olup duvarları yumruklamak da vardır hayatta.
ama naparsın, "hain bir aşk bu, kökü dışarda, olur böyle şeyler ara sıra ,olur ara sıra.."
boyun büküp önünde ağlasam sesizce
şu garip gönül affolur mu?
bu fırtına durulur mu?
benden adam olur mu?
korkarım aşka zararım dokunur mu? dizeleriyle insanı kahreden mfö şaheseri. adamın gözünün önünden bilinmeyen bi zamanlar geçiyor...
hüzün içinde ağlarken gördüğünüz küçücük bir güzelliğe bir anlığına da gülümsemek gibi bir sözdür bu. umut zaten hüzünlüdür ; umutlu insan beklentilerini yaşayamamış ama hala yaşayabilme ihtimaline tutunan insandır. mutlu olacağı günü, sevdiği insanı, dilediği hayatı, istediği saygıyı ya da anlaşılmayı bekleyen insan sarılır umutlarına, sıkı sıkı. bir çırpıda kırıverir insanları kimi zaman hayat ; bir çırpıda siler, dağıtır, parçalar. beklentiler gerçekleşmez, dilenen mucizeler günbegün uzaklaştıkça bir parçası daha eksilir, kopar, yiter gider insanın. fakat yine de asice, asilce, kırgın da olsa inançla , yorgun da olsa gururla savunur olmasını istediklerini umutlu insan ; yenilmeyi,değişmeyi,ötekileşmeyi kabullenemez. hüzünlü de olsa, yalnız başına da olsa, acı verici de olsa umudunu korumayı marifet bilir, onuru bilir, erdemi bilir.
işte bunu anlatır biraz da mazhar alanson'un nefis şarkısı : evet, biliyorum, kazanamadım... ama yenilmedim de : çünkü benim hala umudum var...
elveda sana yeter tamam
bitsin artık bu dram bu fotoroman
ham meyvayız hala,
koparmışlar dalımızdan..
güzel günler bizi bekler
eyvallah dersin olur biter
güzel günler bizi bekler
eyvallah dersin geçer gider
bıraksam kendimi şöyle oh ne rahat
bu da geçer gülüm yaşamana bak
alınacak dersler var sorulacak sorular
bu da geçer gülüm bizden bu kadar
benim hala umudum var isyan etsem de istediğim kadar
inat etsem bile bırakmazlar sahibim var
dizeleriyle umudunu yitirmeyen bir aşığın hikayesidir aslında. herşeye rağmen umudu vardır, kalbi kırıktır belki, olmuyordur ama yine de umudu vardır. bıkmış usanmıştır, bırakıp gitmek ister artık, ama onu hala orda tutan birşey vardır.. onun bir sahibi vardır.. isyan eder ama onun hala umudu vardır.
astral seyahat bu şarkı...alıyor insanı güneye götürüyor, sahillere. kumsalda yanan bir ateşin başına; yıldızlar, yakamozlar, esintiler...buruk bir tat bırakıyor gönülde, bir sigara yaktırıyor.
'güzel günler bizi bekler.eyvallah dersin olur biter' demiş mahzar abi ama olmuyor...ne güzel günler biryerlerde beni bekliyor. ne de ben eyvallah dediğimde tüm çirkeflikler birden yokoluyor.
kapatıyorum gözlerimi 'bıraksam kendimi şöyle oh ne rahat,bu da geçer gülüm yaşamana bak' diyorum.birden rüyama giren karabasan 'kalk! sana bu kadar huzur yeter,gerçekleri gözüne sokmamız lazım,acı çekmen lazım' diyor.
aşık olduğum adama 'hayran hayran seyret ister, kapıl ister vazgeç' diyorum.o hep vazgeçmeyi seçiyor.üstelik vazgeçerken bile aklıma binlerce soru yerleştiriyor ki ben mutsuz olayım...
son olarak ben bir şey söylüyorum ve yalnızlığıma sarılmak için köşeme çekiliyorum...'elvada sana yeter tamam,bitsin artık bu dram,bu fotoroman...
mazhar alanson'un dinleyenlerle birlikte semaya dokunduğu şarkılardan. hani içinizdeki bütün cehennemleri biliyorsunuzdur ya siz yine de, günün hiç de şarkıdaki kadar sevimli ya da "eyvallah dersin geçer gider.." sevimliliğinde olmadığını. yine de bütün bir şarkı boyunca kendinizi kandırmayı çok güzel başarır, istersiniz.
benim hala umudum var; "boyun büküp önünde ağlasam sessizce," acıyabilirsin sanki bana.. benim hala umudum var; "güzel günler bizi bekler," ellerimle yeni yine yeniden her şeyi karalara boyayacağım.. benim hala umudum var; sağanak yağmurlu bir günde kaybolup gidebileceğime. ve bu şarkının beni kandırabileceğine, kandırmasına, ikna edebilme ihtimaline.. mis kokulu pırıl pırıl çığ şeylere..
her dinlediğimde, bana high hopes'u hatırlatır nedensizce.. "ardımızda yanan köprülerin közlerine bakıyoruz, diğer tarafın ne kadar yeşil oldugu ilişiyor gözümüze, sonsuza dek arzu ve tutkuyla yüklü, bir açlık daha var doyurulmamış, yorgun bakışlarımız hala başıboş geziniyor ufukta, çakılıp kaldığımız halde bu yolun üzerinde defalarca.." bu da geçer gülüm bizden bu kadar..
edit: giriden karakter analizi yapmak tehlikeli ve yasaktır!
bıkmadan dinlediğim şarkılardan..güç veriyor,bazen 'eyvallah' demek gerektiğini öğütlüyor..sen sana bak herşeye rağmen,hayat yoluna girer diyor..yeri geliyor isyan ediyor,yeri geliyor af diliyor..kendini sorguluyor..korkularını anlatıyor..
'benim hala umudum var' diyor şarkı,daha ne desin?..
insanın kulağına erişip erişebilecek en naif şarkılardan biridir.
söyleyeceğini söyler. asla yutmaz aklından geçenleri.
ama öyle söyler ki, tüm gerçekleri hayatın tokat tokat inmesine rağmen yüzüne, saçma bir sırıtışla dinler bu şarkıyı insan..