ciddi anlamda en sonunda kurduğum cümledir.
yer: one love festival - santralistanbul
zaman: 21 haziran 2009
görevim anket yapmaktı. festivale bu sayede girdim. yoksa elektronik müzikten hazzetmem. starsailor iyi tabi ona laf yok.
neyse, ben tabi cumartesi çalıştıktan sonra, dedim pazar çalışmamayım.
bir pazarım var zaten.
ama bileğimde, içeri beleş girmemi sağlayan görevli rengi sarı bileklik ve işime gelince görevli gibi dolaşmamı ve ofisten gidip kumanya almamı ve karnımı doyurmamı sağlayan sarı festival tişörtü var.
içeri görevli gibi girip, sonra kafamıza göre takılacağız. amaç bu. tabi supervisor denilen, ben ve iş arkadaşlarımdan sorumlu adamın bundan haberi yok. adamın "ya çok çalıştım acıktım" diye gidip bir sürü kumanya alıp konser dinleye dinleye ajansı sömürdüğümden de haberi yok.
ortalıkta "anketçilerden biri kaçmış" diye laflar dolaşmakta.
ben de o sırada bizim standın oradan geçiyorum, supervisor ile göz göze geldik. aha dedim.
adam beni işaret edip, bana doğru gelirken arkadaşlara dönüp;
"
beni tanıdılar siz kaçın" cümlesini sarf ettim.
müthiş bir rahatlama yaşadım o an. böyle başım göğe erdi. sonra supervisor bana doğru gelirken, dedim yahu ben niye kaçmıyorum. zaten etraf ana baba günü. ben de kaçtım.
zaten onlar da emeğimizi sömürüyorlardı. 2 ay sonra para yatırılcakmış. o da kaç para yatırılcak belli değil. para yatmayabilirmiş de.
sonra adamı bugün metroda gördüm. şansa bak. selam verip tekrar kaçtım. umarım daha çıkmaz karşıma. freddie nin kabusu gibi.