|
|
- reklamda "şu" kadarcık sevginin 12 taksitle zorla alınan bir pırlantaya eşdeğer olduğunu gördüğümüz, kadınları paragöz olarak gösteren, erkeklere "kadınlar sizden pırlanta istiyor sökülün paraları, almazsanız sizin onları sevmediğinizi düşünecekler" tehditi yapan, insanlara sevgililer gününü işkence günü olarak pazarlayan pazarlamacıların hazırladığı reklam cümlesi.
- sevgiyi her fırsatta maddi kalıplara sokan sevgili modelinin son bombası. (bkz: aşkta totalitarizm)
(bibi, 08.02.2007 18:38 ~ 09.02.2007 11:16)
- paragöz hatunlar,reklamlarda ki bu cümleyi duyduktan sonra,sevgiilerine izletmek için ellerinden geleni yaparlar ve sonra da hediyenin geleceği günü beklerler.bu cümlenin kullanılmasıyla reklam, paragöz kızlara bir ooh çektirmiştir.
- bu cümlenin ardından gelen hareket ise,baş parmak ile işaret parmağı arasına 1 cm mesafe koymaktır.
- (bkz: tek taş pırlanta)
(bkz: atasay)
- allah belanı versin dedirten bir cümledir, ayrıca mevzu bahis olan reklamdaki kadından da nefret ettiren bir cümledir.
(bkz: aşkı satın almak)(sirona, 12.02.2007 13:28 ~ 13:29)
- sevgilisini gerçek anlamda seven hiçbir kadının tamah etmeyeceği bir cümledir çünkü gerçek bir sevgili için o taş parçası değil, gerçekten yürekten söylenilmiş bir seni seviyorum lafı yeterli olacaktır sanıyorum.
kadınları servet düşmanı birer vampir gibi gösteren şu reklamlardan illallah geldi artık. he, öyleleri var mı, elbette ki yok değil ama 'bütün kadınların zihniyeti aynıdır' saçmalığından derhal vazgeçmeleri lazım, kadınlardan soğutacaklar milleti yakında. o zaman bakalım kime ne satacaklar...
- bir kuyumcu reklamında geçen, 36 aylık özel ödeme planı içeren, bir sevgi dolu bir cümle. şakaysa komik, ciddiyse vahim bir durum.
(bkz: bu memlekette elektrondan hızlı koşan adam var)
- gösaterilen ölçüyü ytl birimine dönüştürünce naaah! bu kadar olmaktadır.
- -hayatım beni şu kadarcık sevsen yeter.
-bu kadarı var olur mu ( bu esnada sağ elinin işaret parmağını uzatır sol elinin işaret parmağıyla da sağ elinin bileğine dokunur.)
-hayvansın rıza.
-biz bamya değiliz kızım o kadarcık bu kadarcık, seninle finansal değil tensel bir beraberlik arıyorum. işine gelirse.
- kadınları pırlanta manyağı olarak gösteren reklamlar silsilesinin can alıcı cümlelerinden biri.
ikincisi çıkmış bunun, yeni mottosu "şu kadarcık bir şey yeterdi". en sonunda da "evlenme teklifinde pırlanta alınır, pırlanta atasay'dan alınır" gibi bir şeyler geveleniyor.
pırlanta çılgınlığı kısmını geçiyorum, var böyle kafayı tek taşla bozmuş hatunlar, allah akıl fikir versin onlara. benim takıldığım nokta "evlenme teklifinde pırlanta alınır" kısmı.
terbiyesizliğimi mazur görün ama şöyle gerine gerine bi hasiktir oradan çekiyorum kendilerine. baban da anana evlenme teklif ederken pırlanta almıştı diğ mı demek istiyorum hönkürerek.
-buradan sonrasını, karşımda reklamın yaratıcıları varmış gibi devam ettiriyorum.-
evlilik teklifinde pırlanta alınır diye bir kaide mi vardır? varsa kim koymuştur? canını dişine takıp, sabahtan akşama kadar it gibi çalışan, evine ekmek götürmeye çalışan adamın tek derdi de sevgilisine evlilik teklif ederken tek taş, üç taş, yetmiş beş taş pırlanta almaktı zaten! bırakın allah aşkına!
gücü yeten evlilik teklifinde pırlanta alır, yetemeyen al(a)maz. ülkedeki herkesin gücü yetiyormuş izlenimi yaratma çalışmayın!
- bir reklamda hanım kızımızın sarfettiği akıllara ve ceplere zarar cümle. ah be kızım o senin şu kadarcık dediğin şey seni de beni de üstüste koyup satın alır biliyor musun sen?
(bkz: haddini bil)
- kapitalizmin bireyleri nasıl bünyelere dönüştürdüğünün, vahşi tüketim toplumunun, kodlanmış sembollerin , ondan sonracığıma kültür endüstrisinin, değerler sömürüsünün, ve sairenin bilumum tarihini okumuş, incelemiş, özümsemiş ve yeri geldiğinde her haltı çatır çatır eleştiren bir ukala olarak diyorum ki, evlilik teklifi, illa tek taşlı olmasa da, yüzükle yapılır lan! çüs yani! kızın kafasından gül dök, bi kırmızı kutuda yüzük verme! adam şirin mirin ama konseptin bütünlüğünü kaçırmış.
evlenirken yüzük takmak teeee eski sümerlere, antik atalarımıza falan kadar dayanan bir gelenektir arkadaşım. koskoca monte cristo kontunun sevgilisi parmağında iki sıra iplikçik dolamıştır, yüzük niyetine.
kadınlar süslüdür arkadaşım. süsün bu devirdeki karşılığı tek taş pırlantaysa, kadın onu isteyecektir.
zira, onu istemeye ve beklemeye programlanmıştır. uyanık reklamcılarımız da, bu yaraya parmak basmayı bir güzel becermiştir.
kadınların reklamdan etkilenmesine kızacağınıza, monte cristo kontu'nun ki gibi, yüzük niyetine iplik dolatacak aşk yaşatın....
- kadınların akıl ve fikirlerinin "tek taş"ta olduğunun sanılmasına neden olacak olan gereksiz reklam...
şebnem dönmez'in artık ne bulsa oynadığını düşünmeye başladığım,etkilenip nerde benim pırlanta yüzüğüm diyecek kadın varsa da akıl fikir bulunsun,aç gözleriniz de doyurulsun dediğim tanıtım filmi...
- günümüz reklamcılarının zekasını ve yeteneğini ortaya koyan,14 şubat öncesi ve sonrasında çiftler arasında tartışma sebebi olan ticari açıdan başarılı fakat gerçeklik payından yoksun reklam sloganı.
- büyük bir yalan. -cıklı hiçbirşey yetmeyecektir zira söyleyene.
- (bkz: aşkım seni baş hariç 20 santim kadar seviyorum) + kdv
(venom, 08.04.2007 22:06)
- o aşk derhal olay mahalinde bırakılıp fezaya, diğer evrenlere kaçılmalıdır.
- (bkz: bir kilim yeter sevgilim)
- (bkz: şebnem dönmez/@1144910)
(bkz: atasay/@1144904)
- -beni şu kadarcık sevsen yeter merve
-ay sok şunu yerine be manyak!!
- böyle saça böyle tarak kardeşlerim. yanımızda oturan kızın da aklındaki bizzat budur. biz de bizzat her haltı parayla alan pis herifleriz işte. hazlarımıza sıçayım, böyleyiz. lan biz iki marka yan yanaysa, ucuzunu değil pahalısını alırız daima. ne sandınız? ne yapsaydı ki adam şimdi reklam diye? herkes dönüp kendine baksın. toparlansın, silkelensin.
--bir de şimdi hatırlayamadığım bi markanın reklamı vardı. yok lan hatırladım. anneler günü reklamı. ilk başta koca bir kutu kendiliğinden hareket ediyor. uyuyan bir annenin başucuna geliyor. anne uyanıyor hoop kutu kendiliğinden açılıyor. içinden bir çocuk çıkıyor. kardeşlerin biri diğerini kutuya koymuş annesine hediye diye götürüyor. en sonunda bayağı hoş bir şey söylüyordu onu da unuttum. spn olarak belli belirsiz bir fırat boru görüntüsü. bu kadar. çok defa kim yapmış bu reklamı deyü dolandım. çok sonra farkettim. birileri reklam yapıp bizi satılığa çıkarıyor, başka birileri de buna fena hâlde ayar veriyor...--
- aşkı, anne sevgisini, iftar sofrasını, ve bilumum manevi değerleri sömürmek için her türlü ipneliği düşünen kapitalist dünyamızın vampirimsi reklamı. adamın parasını almak için karısıyla/sevgilisiyle ilişkisi, saadeti üzerine oynayan karaktersiz reklam. sanki kendimizi bildik bileli kültürümüzde bir tek taş geleneği varmış gibi bir furya yaratmaya çalışan haysiyetsiz bir pazarlama faaliyetinin ürünü.
büyük büyük mücevheratçı firmaların "marketing" soslu bu hinliklerinin kadıköy iskelesinin önünde, istiklal caddesinde gördüğü çiftlere gül satmaya çalışan roman çocuklarının "al abim güzel ablama ver"--->"allah sevdiğine kavuştursun, hiç ayrılmayın abim"--->"abi alsana bu güzel kıza bi gülü çok mu görüyorsun"---> "abla bu seninki de çok cimriymiş" güzergahında seyreden çakallıklarından tırtıklanmaya çalışılan paranın miktarı dışında hiçbir farkı yok.
- - aşkım beni şu kadarcık sevsen yeter.
+ o kadarcık şey ne kadar para biliyomusun sen???!!!
|