" seni öldürmeyen, seni güçlendirir ". bir anlamda doğru bir söz, itü müfredatını hazırlayan sayın büyüklerimiz de heralde bu sözden yola çıkmışlar. evet ölmüyoruz ama bitkisel hayattan da kurtulamıyoruz. örnek; topoğrafya stajı, final haftasında 6 günde 6 final vesaire...
ingilizce kaynaklarda "the thing that which doesn't kill us , makes us stronger" olan ve asıl türkçesi "bizi öldürmeyen şey , bizi güçlü kılar" olan ifade.
birey bakımından züğürt tesellisi olsa da terzi kendi söküğünü dikemez evvela başka söküklere meyillenir türü bir söylem. faidesi dokunursa pek güzeldir. insanı güçlü kılar.
-geçmiş olsun abicim, anlatsana nasıl oldu kaza?
-sağol canımın içi, kazayı boşver. beni öldürmeyen şey beni daha güçlü kılar.
-tamam da çok kötü görünüyorsun be abi.
-biz arzulanana değil arzulamanın kendisine aşığız hayatım.
-???!(kafayı da çarpmış herhalde)
orjinali nietzscheye ait olan almancası şu şekilde olan söz. "was mich nicht umbringt macht mich stärker". seni öldürmeyen şey güçlü kılar diye de çevrilir.
efendim şimdi her duyulan önermeyi de bişey zannedip hayat felsefesi yapmamak lazım. ne de olsa hayatın içinde fizik kuralları ve standart bakış açıları ile yaşıyoruz.
hayat bu, oldu ya döte bişey girdi, girdikten sonra ölünmeyeceğine emin olalım ama girenin seni ne kadar güçlendireceğini düşünmekte de yarar var değil mi..
nietzschenin enfes buyurmalarından biridir. hayatı deneyimleyerek süzen bir beynin ürünüdür ve manevi anlamda doğrudur. anlamak için tabi o "şey" tarafından öldürülemeden hayatta kalmak ve ayağa kalkıp yola devam edebilmek gerekir, bu da iyi bir acı çekmeyi gerektirir.
acı çeken bünyelerin kendini avutmak için söyledikleri sözdür ancak doğru payı varsa da, bu kişinin kalbinin gün geçtikçe nasırlaşıyor olduğu unutulmamalıdır. diğer yandan güç doğru yerlere kanalize edilmesse o gücün kişinin içinde patlaması da kaçınılmaz olacaktır.
gözümün önüne eski türk filmleri geldi birden. haksızlığa uğrayan genç kadın "tanrım beni baştan yarat" diyerek hayatının sıçramasını gerçekleştiriyor. ye kürküm ye hesabı gözünü büyülüyor adamın ve içinde oluşan güç ve intikam duygusuyla adamı avcunun içine alıyor. amma velakin mutlu olamıyor hiçbir şeyden. tabii izleyici hatrına mutlu sonla bitiyor o filmler. keşke gerçek hayatta da böyle olsa. acı veren şeyler kişilere duvarlar ördürmese ve onları kendi güçlerinin esareti altına sokmasa kurdukları kalede. hatta kimsenin güç kazanmasına gerek olmasa hiç... acı çekip güçlendikçe çocukluğumuzun arılığından daha çok uzaklaşabiliyoruz çünkü.
öldürmeyen şey deki şey kelimesi işi çok bozar zira elinin kolunun bacağının kopması da bu olaya dahildir öldürmeyebilir ama sakat kalırsın. manevi anlamda doğru olan iyi sözdür.