sevilen ve özlenen bir insanla vuslatın ardından anlaşmazlıkların çıkması, onsuzken hissedilenlerden şüphe etmeye başlayış, bir yandan da onun yokluğunda kendi kendine yaşanan duyguların güzelliğinin farkında oluşun ardından çaresizce sarfedilen cümle..
alışkanlık olarak da tanımlanabilir.sevdiğini zannedersin ama aslında beklemeyi alışkanlık haline getirdiğinden bu böyleymiş gibi davranır ve umut edersin...yanlıştır,gereksizdir bilirsin ama alıkoyamazsın kendini beklemekten...saçmadır mantıkta,olsun kendini kandırıyorsundur ya,sana yeter,bile bile yeter hem de!!!
heyecanla evden çıkılır, sevgiliyle ya da platonik bile olsa aşkınızla buluşacaksınızdır. biraz o erken gelirse beklemesin diye, biraz da "trafik falan olur sakata gelmeyelim" düşüncesiyle erken çıkılır. ama yollar öyle boştur ki çabucak gidersiniz bekleme mevkine. yüzünüzde gülücükler oluşur. zaman yaklaştıkça heyecan artar. halbuki en güzel zamanı yaşamaktasınızdır. çünkü zaman lehinize işlemekte ve onu size getirmektedir. oysa buluşmanın gerçekleştiği andan itibaren zaman aleyhe döner. gidecektir bir zaman sonra ve o zaman işlemeye başlamıştır. saatin tik takları sanki kulağınıza çalınır. ve o vakit gelip çattığında kanınız donar adeta. işte bu yüzden beklemeyi sevin. unutmayın zaman o sıralarda size onu getirecektir...
" ben seni değil seni beklemeyi sevdim"
" ben seni değil seni keklemeyi sevdim"
salak aşık vs oyunlu sevgili. bir aşk nasıl boka sarar özetidir. kaçan kovalanır felsefesinin çıkış noktası...