ben senden sonra düş oldum   

adana çık aradan

  1. zeki kayahan coşkun kitabıdır.
    (tatlı kavanozu, 23.06.2006 02:36)
  2. arka kapak ;

    ne demeli ? ...

    nasıl anlatmalı ? ...

    ne yazmalı bu dar ve parlak yüzeye ? ...

    sıradan bir yalnızlık benimkisi...

    kiminkinden farkı var ? ...

    kelimelerden cümle kurma yeteneğim,

    benim yalnızlığımı sadece belgelenmiş bir 'anı' yapar...

    herkesinki gibi bir yalnızlık bu...

    yangın yerinde hareket edememek gibi...

    hiçbir teselliye boyun eğmeyen...

    laftan, sözden anlamayan bir yalnızlık bu da...

    asi... onurlu... ümitsiz...

    hiç kimseninkinden farkı yok...

    sabah ezanından hemen sonra...

    durduk yere arabanın camını açıp...

    istanbul'un tam ortasında, sesim kısılasıya geceye o'nu bağırmak...

    'seni seviyorum'u öfkeye dönüştürmek...

    bu koca kente o'nu haykırmak...

    dudaklarımın önce titremesi...

    sonra gözlerimin dolması...

    en fazla ağlamak ıslak caddelere...

    elimin ayağıma dolaşması...

    salaklaşmak...

    farklı mı yapar benim yalnızlığımı ? ...

    duysaydı... belki...

    duymadı... duyulmadı...

    diğer yalnızlıklar gibi benimkisi de...

    duyulmayan... görülmeyen... bilinmeyen... umursanmayan...

    sıradan bir yalnızlık...

    bir adım yaklaştıkça, bir 'kadın' daha uzaklaşan...

    bir kadın uzaklaştıkça, bir 'adam' daha küçülen yalnızlık bu da ...


    (bkz: zeki kayahan coşkun)
    (witchontheroof, 01.08.2007 18:42 ~ 18:45)
  3. sen bana git demedin. ben sana tutunamadım. en tuhaf uzakta kalışım oldun.
    "hoşçakal " bile değildi son sözüm. mesafeler hep büyüdü.
    o onu dedi.. bu bunu dedi.. şuydu.. buydu.. ve de..
    ve de bitti
    bitti
    bitti işte
    vedasız, acısız, ağrısız bir ayrılık oldu
    sen orada kaldın ben burada
    şimdi de oturmuş yazıyorum sadece sana değil
    ona, buna, şuna, herkese
    en güzeli de bu, yazmak
    kimbilir hangi eve girdim şu an
    hangi otobüs yolculuğunun cam kenarındayım
    tut ki ekmek kırıntıları yere dökülmesin diye açılmış bir sayfayım
    bir bakkal tezgahında ucuz şarap sarmak için hazır tutuluyor da olabilirim
    bir yatağın başucunda da
    peki sen..
    belki hayali bir sevgilisin bir okur için
    ama olsun, düşlerken sınırsız olmanın bir mahkumiyeti varmı ki?
    kime ne
    kara tahtaya tebeşirle yazılmış kelimeleri silmenin ne güç olduğunu hatırlıyormusun
    evet silinirdi.. ama mutlaka kalırdı izi
    ben de seni siliyorum yar
    hem de iz kalmamacasına, bastıra bastıra silgiyi
    ama ne gam, kara tahta iz tutuyor
    ..
    senden sonra yemek yemedim
    senden sonra dışarı çıkarken hep şemsiyemi aldım
    ilk defa saçlarım ıslanırsa başımın ağrayabileceği ihtimalini göze aldım
    senden sonra daha sıkı giyindim
    hiç üşümedim senden sonra
    senden sonra hep saatin ziliyle uyandım sabahlara
    senden sonra televizyon kumandasının 6 aydır ihtiyaç duyduğu pilleri aldım
    kahvaltıda gazete okumuyorum senden sonra
    ev yapımı çilek reçelinin içine dalan ekonomi sayfaları artık şerbetsiz pür'u pak
    senden sonra kokulu mum aydınlığını satın almadım mağazadan
    ayraç yoksunluğundan"okunan yer kolay bulunsun" diye yüzüstü yatırılmış, yarım kalmış kitaplarımın hepsini bitirdim senden sonra
    hiç kar yağmadı senden sonra bu gri kente
    senden sonra ben sarıyer'i sevdim.. istinye'yi.. yeniköy'ü
    emek kafe'de sabah kahvaltılarında buldum defalarca
    istiklal caddesi, taksim bu kadar kalabalık mıydı o zamanlar?
    ..
    ben senden sonra yatarken anahtarı kapının üzerinden almadım
    sıkı sıkı da kilitledim ve beni uyandıran kapı zilin de yoktu artık
    senden sonra
    senden sonra
    senden
    sonra
    ..

    ben de yoktum aslında
    ben senden sonra düş oldum...
    (seçtiğiniz nick fantastik karakterler içeriyor, 01.10.2007 00:09)
  4. senden sonra düş oldum
    düştüm
    düştüm
    defalarca vurdukça dibe
    her vuruşumda kendimi
    daha derinde buldum
    düşlerim derinleştikçe
    derinleşti düşüşlerim de
    göğsümü sıkıştıran ağrı da büyüdü
    dudağımın kenarında bi' kıvrım
    senden sonra ben
    düş oldum
    düşündüm
    düşündüm
    yoruldum
    düşmekten de düşünmekten de
    düşünmemek ve düşmemek için
    kırıldım bin parçaya bölünmeyi umarak
    olmadı
    katmanlarca cam
    damar damar çatlaklar kaldı üzerimde
    senden sonra
    kurşun geçirmez cam oldum
    kumdan yapılma
    ateşe tutulmuş
    yanmış
    tek bir düş
    kafamın üstünde salınan uçan balonlar
    al işte
    düşlerimden birini
    kafatasımdan söküp sana veriyorum
    ben yeterince düştüm
    artık sen
    düş.....
    (liselle, 21.05.2008 14:42)