|
|
- rtenin bir ecnebi kanalına verdiği demeçte sarfettiği bir cümle. yalaka basınımız tabi ki es geçti bunu zamanında.
- (bkz: türkiyede siyaset yapan herkese kıl olmak)(bkz: do it yourself)
- bazı düşünceleri koltuk pahasına içinde hapsedebilmiş bir kişinin söylediği rivayet edilen sözdür ki her nedense içimdeki ses "yok canım o kadar da değil" dememiştir,zira bu kişi içinde hapsettiği düşünceleri zaman zaman tutamayıp kusmaktadır.
bu cümledeki tuhaflığı anlayabilmek için başka meslek grupları üzerinden örneklemek bir hayli yardımcı olur. misal bir aşçının "ben temiz değilim,lokanta temiz" ya da bir otobüs şoförünün "ben güvenliği önemsemem firma önemser" demesi. bu iki meslek grubunun o cümleleri kurmaya ne kadar hakkı yoksa rte'nin de o kadar hakkı yoktur bu cümleyi kurmaya. nasıl ki temiz olmayan biri aşçı olmak zorunda değilse rte de türkiye cumhuriyeti başbakanı olmak zorunda değildir. temiz olmayan aşçılar şikayet olması halinde genellikle patronlar tarafından kovulur ama tabi aşçı türlü kelime oyunlarıyla patronu kandırırsa iş o zaman değişir.
- (bkz: ben yapmadım miki yaptı)
(azwepsa, 02.07.2005 00:27 ~ 21.10.2005 13:23)
- doğru bir tespittir. kişinin laik olması hayatını ayraç olarak idame ettirmesi demek olur. laik kelime anlamı itibarı ile dinsiz demektir ki bu kişi olmayan devlet için doğru bir yaklaşımdır. devlet kimseye din baskısı yapmaz. laikliği oturtabilmiş ülkelerde bizdeki gibi devlet diyanet işleri gibi kurumlar kurmaz. onun yerine kilise gibi devletle organik bağı olmayan kurumlar halkın dini ihtiyaçlarını karşılar. yani devlet dinsizdir. kişinin laik olması da dinsiz olması anlamına gelir.
(bkz: ben laik bir insanım)
(bkz: ben hukuk bir insanım)
(bkz: ben anayasayım)
diye çoğaltılabilir.
- sıradan bir vatandaşın bu cümleyi kurması anlayışla karşılanabilir. vatandaştan kimseyi zorlayan yok. adamın devletle tek işi faturalarını ödemek, vergisini yatırmak, nüfus cüzdanı sureti almaksa istediğini olsun; o kendi ayıbıdır.
ancak; herhangi bir şekilde, yani atamayla olsun seçimle olsun, devletin herhangi bir kademesinde yönetime gelmiş birinin bu tarz bir cümleyi kurması kabul edilemez. türkiye cumhuriyeti devleti laik bir devlettir; bu, anayasa tarafından değişmez maddelerle korunan bir özelliktir.
bu memleketi yöneten biri de istese de istemese de laik olmak zorundadır. ya seve seve laik olur, ya da zorla; ötesi yoktur.
kişi yok eğer "ben bunu değiştireceğim" diyorsa insin koltuğundan, örgüt kursun, eylem yapsın. biz de bilelim kim kimdir, ona göre gardımızı alalım. yönetici kimliğinin arkasına sığınmasın.
böylelerini seçip başa getirenler yine seçip yine başa getirecekler ya... vah ki ne vah...
- haklılık gerekçesi ile kınanmaması gereken söylem.
laiklik kavramı kişileri değil kurumları ve en başta devleti ifade etmeye yarayan sıfatlardandır. bunun için "ben laik değilim" cümlesi yanlış kurgulanmış bir cümledir. "siz laik misiniz?" sorusu da aynı şekilde yanlış kurgulanmıştır. örnek ile açıklayacak olursak "demokratik cumhuriyet" denir ama "ben demokratikim" denmez. "ben demokratım, demokrasiyi savunuyorum" denir. yine aynı şekilde "laik cumhuriyetin laik üniversiteleri" denir ama kendini ifade edeceğin zaman "ben laikim" denmez. "ben laiklik yanlısıyım" denilmelidir.(anky, 16.02.2006 00:05 ~ 17.02.2006 22:05)
- benim şeriat forever demeyen biri olarak doğru bulduğum cümledir -ki bu en azından bir genellemenin yanlışlığını gösterir umarım. bu cümlenin doğruluğunu savunmak şeriat istemekle eşanlamlı tutulduğu sürece, yapılan tartışmaların, aslında savunulmak istenen değerlere fayda sağlaması mükün değil. bu konuyu en sona saklamak üzere önce yukarıdaki girilere ek olarak son bir kez cümlenin anlamını açıklayayım bildiğim kadarıyla.
laiklik, hukuk sisteminin din kurallarına değil akla mantığa dayandırılmasıdır diye öğretildi bize lisede. bu tanım da tartışılır tabi. ama temel anlamda, devletin başta hukukunu ve sonra yönetim şeklini tanımlar. o halde kişi ister cumhurbaşkanı olsun ister tapu kadastro memuru laikim diyemez.
laik kelimesi dinle ilgisi olmayanlar için de kullanılamaz. dinle ilgisi olmayan kişi agnostiktir veya ateisttir. ortada kıllanacak veya ayar verecek bir durum da yoktur beklendiği gibi.
basit bir mantıkla herkesin çözebileceği bir durumdur. şudur :
şeriat da bir yönetim şeklidir. şeriatla yönetilen bir ülkede ister cumhurbaşkanı olsun isterse din adamı, ben şeriatım diyemez, devletin yönetim biçimi şeriat diyebilir. aynı laiklik de olduğu gibi.
ülkemizde sorunların çözülememesinin temel nedenlerinden biri de bu örnekte saklıdır. kavramlar öyle slogancı bir anlayışla değerlendirilmektedir ki, savunduğumuz içeriğe bir türlü sıra gelmez. hem tarihimiz hem de bulunduğumuz coğrafya gözönüne alındığında din devleti riski az veya çok hep varolagelmiştir. toplumun bu konudaki kaygılarını anlayışla karşılamak gerek. üstelik büyük fedakarlıklarla kurulmuş bir devleti ve sistemi ortadan kaldırmak isteyenlere karşı bir tepki olması da son derece doğal.
ama,
teorik anlamda son derece doğru olan bir cümleye feveran ettiğinizde, karşınızdaki insanın söylediği sözleri savunurken sahip olduğu bilgi ve argümana sahip değilseniz kaybetmeye mahkumsunuz. neyi savunduğunuzu biliyor olmanız gerekli ve daha da önemlisi neye karşı olduğunuzu çok iyi bilmelisiniz. örneğin sevmediğiniz için "hakan şükür golcü mü be" dersiniz, ama karşınıza adamın istatistikleri çıkınca demek istediğinizi anlatamamış bir halde kalakalırsınız. halbuki, hakan şükürün türkiye liglerinde en çok gol atan ikinci futbolcu olduğunu bilseniz, ona karşı antipatinizi daha ayağı yere basan bir açıdan ifade edebilirsiniz.
akp'nin oylarının artmasındaki bana göre en önemli etkenlerden biri, aşırı dinci konuşmalar yapan akp'li belediye başkanlarını protesto etmek için, atatürk heykelinin önünde onuncu yıl marşını söyleyen kadınlardır. bir diğeri de, zamanın chp genel başkanı altan öymenin depremzedelerle iftar yemeği yemesini "laiklik elden gitti" diye protesto eden chplilerdir.
onuncu yıl marşını söyleyen kadınlar kötü niyetli değildir elbette, ama savunduğu fikirleri okumuş öğrenmiş, karşı görüşün tezlerini öğrenip buna karşı -doğru ya da yanlış- antitezler geliştirmiş kişilere karşı bir fikir beyan etmeyip marş söylediğinizde maçı kaybetmişsiniz demektir.
tersi bir örnek vereyim. üniversiteye başladığımda, fakülte kantininde değişik görüşlerin masaları ve bölgeleri vardı. hemen hepsininde arkadaşlarım vardı. dinci kesimin olduğu masada bir gün sohbet ederken, grubun başındaki vatandaşa, kur-an daki bir ayetin anlamını sordum. "kur-an da öyle şey yazmaz" dedi. epey bir tartıştık. sonunda öğrendim ki, o arkadaş kur-an ı okumamıştı bile. komik gelebilir, ama o çocuk o haliyle okuldaki dincilerin lideriydi.
ukalalık edip uzatmanın anlamı yok. ama naçizane tavsiyem, görüşünüz ne olursa olsun, şekille uğraşırken esas noktaları kaçırmayın, uğur mumcunun dediği gibi, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayın.
sabredip okuduğunuz için teşekkür ederim.
- ancak cahillerin söyleyebileceği bir cümledir.
aslında baktığınız zaman bunun tam tersi geçerlidir. avrupa'da özellikle fransa'da ve katoliklerde "kişiler laik olur", "devlet laik olmaz". devlet tüzel bir "kişiliktir". ne dini olur ne de laikliği.. laik veya seküler olan anayasadır, devlet değil. neden ? çünkü seküler olan yeryüzündeki kenttir, şehirdir, devlet değil de ondan.
bunu söyleyen çevrelerin, bildiği laiklik "devlet ve din işlerinin ayrılması"dır. hata da burada yapılmaktadır. eğer laiklik din ve devlet işlerinin ayrılması ise, batı'da böyle bir olay yoktur. batı'da kilise ve devletin birbirinden ayrılma süreci yaşanmıştır. kilise ve devletin ayrılması başka, din ve devletin ayrılması başkadır.
türkiye'de batı'daki gibi bir laiklik anlayışı da yoktur zaten. abuk bir laiklik vardır türkiye'de. türkiye'de din(batı'da kilise anlamına gelir) özerkleştirilmedi. tam tersine din "türk tipi islâmiyet" haline getirilerek devletin denetimi altına sokuldu. batı'da kilise devletin denetimi altında değildir. özerktir. tepeden kurma düzen olunca böyle tuhaflıklar çıkabiliyor.
tayyip erdoğan'ın bu tip cümleler kurması doğaldır. çünkü tayyip erdoğan cahildir, hem de çok cahil. pazarlamayı bilir sadece. tabanına hoş görünmek için arada böyle tıkırdıyor işte.(mitya, 16.02.2006 03:22)
- muhalefetin, propagandalarında rte nin aleyhinde kullanması gereken bir söylemdir. belki yıllardır solda birleşme sorununun çözümü bu söylemde saklıdır. insanların aklı başına bazı şeyleri kaybedince gelecek sanırım. bu tip söylemler için artık insanların birleşme zamanı gelmiştir sanırım.
- bakın ben bunları da biliyorumu göstermek için edilmiş altı kof lakırdılardan biri olsa gerek.yoksa takkenin altında ne olduğunu herkes biliyor. böyle böyle insanlar, özelleştirmeleri, botaş'da dönen dolapları, unakıtan'ın marifetlerini, değiştirilen yerlerine yenisi konulamayan genel müdürleri, kadrolaşmayı vs. unutuyor.gündem bir lakırdının ardına takılıp akıp gidiyooooooooooor.
- soruyu soran ve/veya yanıtlayan sözcükleri doğru kullanmamış da olsa bu yanıtla ne demek istendiği gün gibi ortadayken neden kelime oyunları ve anlamlarıyla bu kadar uğraşılıp kafa karıştırıldığını, söyleyenin kendi fikrini açıkça ortaya koyduğu bir cümlenin oraya buraya çekiştirilerek belki kendisinin yapabileceğinden çok daha sıkı bir kıvırma operasyonuna neden girişildiğini anlayamadığım bir cümle.
bir benzeri için:
(bkz: kahrolsun şeriat)
- başbakanın politika jargonunu öğrenmeye başladığının göstergesi de olabilecek bir ifade. şöyle ki; laiklik bir devlet politikasıdır. yani literatüre göre insan laik olamaz. toplumsal nitelik olarak laik yerine kullanılması gereken kavram seküler olmalıdır.
- kabul edilebilir,makul ve de yerinde bir açıklamadır. hangi insan kendini laikim diye tanımlar ki? müslümandır,türktür,erkektir-kadındır,güzeldir, ya da yakışıklıdır insan. akıllıdır,bencildir-bonkördür, kürttür ,ermenidir,musevidir;fakirdir ya da zengindir belki de züppedir,lümpendir;açtır açıktadır.dinsizdir,kafirdir, deisttir, ateisttir hiç olmadı belki de satanisttir.
laiklik bir şekilde insanların,tolum sözleşmesi ya da sözlü bir mutabakatla, var ettiği o mücerret varlığın niteliğidir. bu tarihsel olarak da toplumsal olarak da bir olgudur.bizlerin öyle ya da böyle varettiğimiz ve mevcudiyeti ile birlikte bizden ayrı bir varlık haline gelen devletten beklediğimiz,temenni ettiğimiz bir tutumdur en nihayetinde laiklik.
velhasıl kelam,laiklik gibi bir aidiyeti kendimize veya bir başkasına isnat edebiliyorsak,kimliğimizin bir parçası olarak görebiliyorsak diyecek birşey yok tabii;lakin ben böyle laikliğin insanı tanımlayabilen,onun aidiyetlerine içkin bir sıfat olduğunu hiç mi hiç zannetmiyorum.ne biliyim çok uzak geliyor bana, çok yavan geliyor,tırmalıyor kulağımı.
- devleti temsil eden bireyler mesai saati içinde halka hizmet sunarken, yani özel hayatları dışındayken inançlarını bu hizmetlerine karıştıramazlar. devlet bu hizmetlerini sunarken tüm bireylere, tüm inançlara eşit yaklaşmak zorundadır. bu yüzden devletin herhangi kademesinde halka hizmet sunan birisi iseniz, halkın karşısına herhangi bir dini, inancı empoze edecek biçimde, herhangi bir inancın temsilcisi şeklinde çıkamaz, bu şekilde hizmet veremezsiniz. laiklik devletin herkese eşit şekilde yaklaşmasını böyle sağlar. bu yüzdendir ki, devleti temsil eden bir bireyseniz "ben laik değilim, devlet laik!" sözünü sadece özel hayatınız için sarfedebilirsiniz. zira halka hizmet ederken, sadece devlet değil, devleti temsilen siz de laiksinizdir.
bu bakımdan eksik bir sözdür. "ben özel hayatımda laik değilim ama devlet her daim laiktir" denmeliydi. ancak halihazırda söylenmiş olan şekliyle, altında başka amaçların aranması yanlış olmayacak bir sözdür.
not: postaneye gittiğinizde, oradaki yahudi bir görevlinin başında kipa ile size hizmet vermesi hoş karşılanmıyorsa, aksinin de başkalarınca hoş karşılanmayabileceği düşünülmelidir.(selenge, 23.05.2007 11:29 ~ 19:33)
- (bkz: sana laik değilim)
- (bkz: ben demokrasi taraftarı değilim devlet de)
- sayın başbakanımızın pek talihsiz bir açıklaması. ya dili sürçmüş ya da kafası karışmıştır o an. asıl söylemek istediğise eminim şudur: "ben laik değilim devlet laik, ama az kaldı."
- (bkz: ben bilmem beyim bilir)
- son dönemlerde sıkça karşılaşmaya başladığımız provokatif cümle, böyle çalkantılı bir dönemde gerçekten böyle düşünülüyorsa da söylenmemesi gerekir, çünkü bu tip laflar durumu çok daha kötüleştirmekten başka bir işe yaramaz.
- (bkz: devlet laikse diyanet işleri ne alaka)
- "söyleyenin ta kafasına laiklik düşsün" dedirten söylem.
|