|
|
- 01.07.2008 tarihinde ergenekon soruşturması kapsamında göz altına alınan emekli org.hurşit tolon un iddiası.
evet bugüne kadar dokunulamıyordu. ah be paşam, dünya değişiyor, keşke sizde farketseydiniz bunu.
edit:gözaltı olaylarının olduğu gün özellikle doğan medyasının provakatif yayımları doğrultusunda söylenildiği iddia edilen cümle. tolon'un oğlu ve eşi bu iddiayı reddettiler. başlığı ben açtığım için silmiyorum. bende pes artık bu kadardamı gözünüz döndü demiştim ama okadar dönememiş meğer. dünyanın değiştiği ama paşaların değişmediği konusunda herhangi bir editte bulunmuyorum.
- üst rütbeli askerlerin hemen hepsinde var olan zihniyettir, zira türkiyede general olmakla ingiltere'de kraliyet prensi olmak aynı imtiyazı sağlar, ikisine de dokunmaya yelteneni yakarlar, eleştirme cüretini gösterenleri bir defa görürsünüz, ondan sonra görenler cennetliktir. ancak emekli olup imtiyazlarını kaybetmiş bir askerin hala bu modda olması artık kendisini bağ bahçe işlerine vermeyip o yaşta hala siyasi hırsların içinde kaldığını göstermektedir, yazık. kuruluşlarını taa orta asya türk hükümdarı mete han'a dayandıran silahlı kuvvet mensupları maalesef o dönemdeki asker-millet olgusunu son derece yanlış anlamaktadırlar, şüphesi olanlar bilge kağan ile kardeşi başkomutan kül-tigin arasındaki hukuka bakmalıdır (orhun yazıtları) sanırım şimdi generallerimiz de buna bakmış olsa, hiçbiri "kimse bana dokunamaz" moduna girmezdi...
- bir generala bunu söyleten biraz da generale dokunulmaz payesi veren insanlardır dedirten laf. *
gerçek bir diyalog.
yer: türkiye'de bir askeri hastane.
zaman: 2008
diyalog halindekiler: iki türk
hiç bir şeye karışmayıp sıra bekleyen seyirci: bir türk
mesai saati başladıktan beri yarım saati geçtiği halde gelmeyen kişi: bir türk ama herhangi bir türk değil o bir rütbeli asker.
ve diyalog:
- bu ne ya yarım saatlik iş dört saattir bitmek bilmiyor!
- yeter ya üff! adamlar yerlerinde dursalar bu saçma bürokratik imzalar olacak ama.. (bir kaç farklı sıra beklemiştir ve bu sıralarda boşa geçen zamanın çoğu ilgili kişinin yerlerinde olmamasındandır.) [hızını alamaz]
- işte! işte bu zihniyet demokrasiyi memokrasiyi hak etmiyor (saçmaladığının farkındadır fakat kuyruk beklemek başına vurmuştur) [ve bir öndeki 45-50 yaşlarındaki elitsi kadın lafa girer, arkadaki hiç bir şeye karışmaz aval aval bekler.]
+ kim demokrasiyi hak etmiyor?
- bunlar, bu zihniyettekiler, adam gibi işlerini yapmayanlar.
+ zaten bu ülkede demokrasi var, daha ne istiyon? bu laflar türbanlıların lafları!
- demokrasi mi var? demokrasi olsaydı, bazıları böyle ayrıcalıklı olmaz, işleyişi yavaşlatmaz şimdiye işimiz hallolmuş olurdu. adamlara işlerini savsakladıkları için laf bile diyemiyoruz.
+ o kadar ayrıcalık olacak, onlar asker. ayrıca bu ülke bir cumhuriyet rejimidir.
- !?!? ne demek onların ayrıcalığı olacak. kimsenin ayrıcalığı yoktur. onların mesleği askerlik hepsi bu.
+ bu ülkede cumhuriyet var, demokrasi var.
- ben de onu diyom, bu kavramlar varsa niçin bazıları ayrıcalıklı oluyor ki*??
[bu sırada ilgili kişi gelmiştir, kadın da anlaşılmaz bir şekilde coşmuş, deminden beri savuduğu kişiye laflar saymaya başlamıştır.]
+ ya niye yerinizde değilsiniz, ne zamandır bekliyoruz.
tok ve "çok da şeyimdeydiniz" dercesine bir ifade ile
-- herhalde başka işimiz vardı!! biz ne yapalım işler yetişmiyor.(anka, 01.07.2008 11:21 ~ 11:22)
- (bkz: muz cumhuriyeti)
- bana dokunamazsınız ben generalim!
skandal......ay çok uzak......çaktırma.......mantıklı.....
ergenefon......tüm yönlere gözaltı......sadece 1 kontör....anı yaşa..
|