i am legend *  

 sayfa  / 3
adana çık aradan

  1. yazarı richard matheson olan, vampirlik olgusuyla alakalı pek çok şeye bilimsel açıklamalar getiren kitaptır. oldukça sürükleyici olmakla beraber "the last man on the earth" ve "the omega man" adlı iki filme alınmıştır. yazarının ve paranoya bilimkurgu türünün baş yapıtlarından sayılır.
    (nighttimebird, 05.07.2006 01:02 ~ 31.01.2008 20:01)
  2. johnny depp ve will smith'in dahil olduğu bir kadroyla filme çekileceği söylentileri ortada dolaşmakta olan kitaptır fakat söylentilerin yalan olması mümkündür. kaynak imdb'dir.
    (nighttimebird, 17.07.2006 02:43)
  3. will smith'in 21 aralıkta gösterime girecek filmidir kendisi. sinemada trailerını izlediğimde baya bi gaza gelmiştik, fos çıkmaması dileğiyle.

    http://beyazperde.mynet.com/...

    bu da trailer;
    http://www.youtube.com/...
    (hayalet, 25.09.2007 20:34 ~ 20:35)
  4. fevkalade gaz bir stromlord parçası. sözler;

    hear me! i'm the last one left
    of a long gone kind,
    i stand alone
    but as sun sets and darkness falls with hundreds voices the air comes alive

    and every night they're comin' out for me
    with hate filled rage they try to force
    their way inside
    knocking and banging they pound the door
    and they thrash the windows' boards... the roof... the walls...

    listen! i'm the one your kids will be taught to fear, i'm a scary tale
    'cause when sun shines the earth is mine,
    that's when by my hand you will die

    and every night i fight a war that's lost
    aware that even if i'm killed i'll live in your minds
    forever and ever i'll haunt your dreams,
    my memory'll be enough to chill your spine

    one more night shatters my nerves, and shreds my sanity away
    starving they scream their hunger as they try to draw me out
    one more sunrise breaks the spell, releases me from this hell
    to cast me into a new nightmare where nothing i knew has remained

    i'm what you'll never be again, one of a kind
    i am your fear
    ... your hate
    ... your doom
    i am legend

    hear me! i'm the last one left of a long gone kind, i stand alone
    but as sun sets and darkness falls with hundreds voices the air comes alive

    and every night they're comin' out for me
    with hate filled rage they try to force their way inside
    knocking and banging they pound the door
    and they thrash the windows' boards: the roof

    one more night shatters my nerves, and shreds my sanity away
    starving they scream their hunger as they try to draw me out
    one more sunrise breaks the spell, releases me from this hell
    to cast me into a new nightmare
    where nothing i knew has remained
    (maglor, 25.09.2007 20:41)
  5. 4 ocak 2008 yılında türkiye'de gösterime girecek richard matheson nobel ödüllü romanından uyarlanmış filmdir kendisi. uyarlanmış diyorum çünkü aynı film 1971 yılında the omega man türkçesi son adam, ismiyle çekilmiştir.lakin filmin konusu dünyayı vuran savaş ve amerikayı vuran mikroorganizma bakteri ve virüsler tüm ülkedeki insanların ölmesine neden olmasıdır. ve tabi ki geriye bir adam kalıyor. bir adam değil aslında ama idare edin. gitmenizi tavsiye etmiyorum sadece.
    (genius kusagami, 09.11.2007 12:30)
  6. çok leş bir filmdir kendisi, izlendiğine değmez o derece...
    (kornish, 25.12.2007 04:00)
  7. adı gibi efsaneleşmiş bilim-kurgumsu roman. yazarı richard matheson'dır. türkçe'ye ise 30 kasım 2007 ısparta uçak kazasında yitirdiğimiz akademisyenlerden özgen berkol doğan tarafından çevrilmiştir.
    (tembel, 03.01.2008 13:59 ~ 14:00)
  8. çok sakin bir film, öyle böyle sakin değil. teknik olarak iyi çekimleri olsun, efektler olsun güzel. başka bişey de pek yok vurucu bir film değil açıkçası. atv falan bunu başyapıt diye 10-15 defa gösterir öyle bi film.
    (akarui, 03.01.2008 14:05)
  9. amerika'da box office'de birinci sırada olduğunu okuyup dvdscr'ını bir gazla izlediğim ama beğenmediğim film. "amerika'nın ve amerikalıların herşeyi çözmeye gücü yeter" temalı bir filmmiş yahu.
    (sükun, 04.01.2008 18:36)
  10. iyi ya da kötü olmasından ya da neyi anlattığından çok adamın kocaman bir şehirde tek başına takılabilmesindeki rahatlığı düşünerek izlediğim film. yalnızlık bir süre sonra ne hale getirir nasıl olur bilmiyorum ama büyük bir metropolde tüm içkiler, tüm kitaplar, vs, sizin. özgürlüğe en yaklaştığınız an en yalnız kaldığınız an sanırım. aforizma gibi oldu bu da.
    (ahmak ı hayal, 04.01.2008 18:54 ~ 19:01)
  11. richard matheson'un 1954'te yayınlanan başarılı bilim-kurgu romanı. doğrudan bilimsel gerçeklere dayanan, "hard sci-fi" diye nitelendirilen alt türe dahil değildir. bilimsel gerçeklere dayanmasıyla değil, akıcı kurgusuyla ön plana çıkar.

    vampir olma durumunu bakterilere bağlayan yönüyle fantastiktir; tek bir karakterin vampirlere/zombilere karşı sürdürdüğü amansız mücadeleyle ise bol miktarda korku öğesi içerir. günümüzde sinemada ve edebiyatta çizilen vampir portresini oldukça derinden etkilemiş olan bir romandır.

    türkçeye ben, efsane ismiyle çevrilmiştir.
    (thecrimson, 04.01.2008 19:03 ~ 05.01.2008 18:46)
  12. hayatta izlediğim en boktan filmlerden bir tanesi. güzel olan tek şey çimlenmiş asfalt yollar ve caddelerde dolaşan kuş sürülerinin ilginç görüntüsüydü.
    (helia, 04.01.2008 19:18 ~ 06.02.2008 22:46)
  13. utana sıkıla, bela okuya okuya korsan dvd veya cd almamak veyahut da şurdan burdan 5 günde japonca altyazılısı da olsa inat edip indirip işkenceyle karışık haz alarak film izlemek zorunda kalmaktan kurtulmanın fevkalade kesin bir çözümünü aklıma getiren filmdir bu.

    evet şöyle olsun; bu pek fena virüs sadece istiklal caddesi'ndeki megavizyon, mephisto d&r ve de ada isimli, bünyesinde hem dvd hem de cd hem de böyleli şeyler barındıran kitapçıların sahiplerine bulaşsın ve bu amcalar gündüzleri dışarı çıkamazken, biz de filmdeki asi ve de öfkeli abi gibi tam randıman çalışıp bütün öteberiyi alalım sonra da gece olup da onlar geldiklerinde ve de çığlık çığlığa boş raflara bakınıyor olduklarında, bizler çoktan lcd ekran loewe süper gerçek görüntülü aletlerimizde filmlerimizi, battaniyelerimiz ve de lays'lerimiz eşliğinde izliyor olalım.

    madem beğenilmiyor, ozaman orjinal dvd fiyatlarını 5 milyona düşürün kardeşim, hırsız da etmeyin, piskopat da etmeyin insanı! size diyorum size! hayır mı? e peki madem ozaman, korsana hayır virüse evet! hodrimeydan.
    (claritine, 12.01.2008 01:28 ~ 13:03)
  14. filmin başında, will smith mutfakta köpeğıne yemek hazırlarken arka plandaki haberlerde new york jfk hava limanında pistten çıkan bir turkish airlines uçağının haberi geçiyor.
    (easy company, 13.01.2008 21:22)
  15. iyi film. virüs bulaşan insanların insan ötesi güçlere kavuşması biraz saçma olsa da.
    arada bob marley'e de selam etmişler, redemption song'u filmin sonuna koymaları pek güzel olmuş.
    (holden caulfield versus tyler durden, 19.01.2008 21:44 ~ 22:10)
  16. filmin 7 sahnesinde 80'li yıllardan kalan hoplatmalı korku unsuruna yer veren yönetmene bu kadar güzel bir konuya sahip filmde bile bizi gerim gerim gerdiği için selam ediyorum.

    bu arada kısacık kestirdiği saçlarında ve sakalında aklarıı belli olmaya başlayan will smith'in yaşlandığını idrak ettiğimiz film olmuştur.
    (hansvoralberg, 20.01.2008 00:04)
  17. --- azcık spoiler içeriyor şu naçizane yorumum---

    pursuit of happiness'le başlayan will smith merakımı, hiçbir önyargı olmadan giderdiğim film olmuştur kendileri. 28 days later'dan daha farklı bi yaklaşımla, korkutacaz-sıçırtacaz düşüncesinde olmadan, tatlı tatlı anlatacağını anlatmış filmdir. yine virüs var ama bu kudurtuyor bi bakıma; krippin virüsü kansere tedavi olma yoluyla önce %100 başarı oranıyla 10009 kişiyi kanserden kurtaran, ancak sonrasında 6 milyarın %90'ını anında öldüren bir virüs olarak çıkıyor barış dolu dünyamızın karşısına. emma thompson göz kırpar bize ufak "doktor" rolünde.

    robert neville karakterinin 1000. günüyle başlıyoruz, yanında köpeği sam, bilimum "flaşbek"lerle geçmişi çözmeye çalışıyoruz ancak, bu new york nası bu kadar ot tuttu ormanlık oldu, bakılmayınca böyle potansiyeli olan bi memleket midir bunu açıklamamışlar. bi de aslan kaplan geyik nerden geldi ben mi kaçırdım yoksa o da filmin "aman orasını da çözmeyiver, filmin büyüsü o, her boku da bilme" mesajı mıdır, bilemedim.

    dvd almak için girdiği dükkanda mankenleri dizip giydirmesi inceden çizmek üzere olduğunun da alameti ya, gerçek kızla çocuğu görünce ne yapacağını şaşırıyor esas oğlanımız. "biriniz de "hello" diyin allahsızlar" kısmı güzel olmuş.

    bu virüslü lavukların lideri, bizim will'in alıkoyduğu manita yüzünden mi yaptı tüm bu hırsı, "seviyorum ulan!" diye de höykürseydi güzel olurdu.

    bob marley de altta verilmiş ve filme son noktayı koymuş bob abim.

    will smith de "ben, robot"tan sonra yine ona yığınla saldıran, bilgisayara yapılmış, yüzleri inceden o robotları da andıran bu virüslü arkadaşlardan sonra "yeter lan bi daha yeşil stüdyolarda harap edemem oyunculuğumu!" mu diyecek göreceğiz.

    ama demem o ki tadımlık bi film, hani sonunu da merak ettiriyor da inceden, otur izle birader her filmin başına dünya mesajı çıkarmak için oturma derim ben.

    ha unutmadan, karanlığı aydınlat!

    ---spoilerli yorumumuz burda sona eriyor, esenlikler---
    (centrocampista, 21.01.2008 00:06)
  18. stormlord adlı black / epic metal grubunun pek bir enerjik şarkısıdır. dinleyiniz..
    (otopsiyaparkenoluyukaybettim, 21.01.2008 00:09 ~ 00:09)
  19. büyük umutlarla başına oturduğum filmdir. lakin film çok yavaş ilerliyordu ne yazık ki, biraz fazla uzundu ya da aradaki farkı idrak edemedim. sanki sonuna gelindiğinde ya bitsin artık bu film kaç saatlik film çektik demiş gibi geldi yönetmen. küt diye bitiverdi hiç anlamadım ne olduğunu. ama kitabının güzel olduğunu düşünüyorum zira ilginç bir konusu vardı filmin.
    (hobbitt, 21.01.2008 00:20)
  20. bir zombili film daha izleyerek zombilere karşı iyice bağışıklık kazanmış oldum.

    bu filmler yüzünden gerçek hayatta birgün zombi görünce bir gıdım korkum olmayacak. o derece sıradanlaştı benim için.

    bu filmde benim zombi diye geçiştirdiğim yaratıklar, yüzüklerin efendisi'ndeki bir yaratık türüne benziyor. şimdi adını bilemeyeceğim. onlar da böyle tüysüz, grimsi, damarlı falan.

    buradaki yaratıklar da diğer türevlerinde olduğu gibi işi gücü bağırmak ve ısırmak olan türden.

    filmde başından sonuna kadar sadece ve sadece will smith mi olacak diye merakla izledim. eğer öyle olsaydı, ayağa kalkıp alkışlayacaktım,''bravo, tek adamla üstelik de sıkmadan işi iyi kotarmışsınız''diyecektim ama...

    muhtemelen kimse öyle düşünmedi, yalnız ben filmi izlerken lost 'u anımsadım. olaylar dümdüz akarken ortaya çıkan flashback'ler lost'unki gibiydi. --- spoiler---zaten diğer kurtulanların adı da anna ve ethan'dı. sanki adeta lost'u anımsamam için öyle koyulmuş. ---spoiler---

    bu filmle birlikte hollywood sinemasının artık kalabalıktan bunaldığını tespit etmiş bulunuyorum. ne hasretlermiş şu new york'un boşalmasına, ıssızlaşmasına, şöyle sessiz sakin olmasına.

    bu arada filmin altyazısında (utanarak, üzülerek söylüyorum korsan dvd'de) will smith'in ''tanrı yoktur''cümlesinin yanında aynen şu ibare yer alıyordu. ''haşa de ulan'' bir de bunun yanında iki nokta üst üste parantez.
    (muhabirkedi, 23.01.2008 11:43)
  21. iyi başlayan ama devamında bir şeyler eksik kalmış düşüncesi uyandıran, sonuyla ise büyük hayal kırıklığı yaratan, iyi ki sinemaya gelmesini beklemeden seyretmişim dedirten film.
    (mgen, 23.01.2008 15:39)
  22. mustang sahneleri harika olmuş.
    (martıları seven adam, 23.01.2008 15:47)
  23. maymun edilmiş bir başka uyarlama. hayır uyarla bari en azından. filmin ve baş karakterin adı dışında bir alaka yok. zombilerin arasındaki son adam konsepti zaten yeni değil. kitaba adını veren kilit cümleyi de süper bağlamışlar, terazi olsa tıklardım. kitapta yabancılaşmadan dertli karakter, filmde "süper kapıştım lan zombilerle, çok mücadele ettim tek başıma, efsane bi adamım" şeklinde duygularını dile getiriyor. birinin dava açıp bunların çoluğunu çocuğunu aç bırakması lazım ki ders olsun başka heveslilere.
    (eolys, 23.01.2008 16:01)
  24. "28 gün sonra" filmini zombik atmosferi içine "cast away" deki robinson crouse yalnızlığı ekleyin. adadaki cuma yerine de bir köpek yerleştirin. biraz fondoten ve görsel efektle iki filmim birleşme noktalarını gizleyin. kapanışa da "the signs" filmi kaderciliği ekleyince buyrun size "i am legend".

    bu üç filmi beğenmişseniz bu filmi de seversiniz.
    (harpocrates, 23.01.2008 20:55)
  25. film 28 weeks later izlendikten sonra izlenince bayıyor. diyalog desen sıfır, bi tane köpek koymuşlar yanına tarkanla kurt misali takılıyolar. zombi olayının zaten hollywood tarafından boku çıkartılmış vaziyetteyken böyle tırt bir filme gerek yokmuş diyebiliriz. (bkz: i am tırt)
    (fallout, 24.01.2008 19:42)
 sayfa  / 3