|
|
- çetin yetkin tarafından yazılmış, okurken atatürkün hiç bilmediğiniz özellikleriyle karşılaşacağınız kesinlikle okunması gereken bir kitap. bir de kitaptan bir alıntı yapmak istiyorum;
'yol boyunca dura dura, halkı dinleye dinleye antalya'ya ulaşan gazi, akşam üstü, hasan rıza soyak'la birlikte, kaldığı evin bir odasına çekilip kapıyı kapatmış; yorgun ve sinirli, yığılırcasına oturduğu koltukta, elleri titreyerek yakıyor sigarasını: "bunalıyorum çocuk," diyor; "büyük bir ıstırap içinde bunalıyorum! görüyorsun ya, gittiğimiz her yerde durmaksızın dert, şikâyet dinliyoruz. her yer derin bir yokluk, maddî-manevî bir perişanlık içinde. beni en çok üzen şey nedir bilir misin? halkımızın zihninde kökleştirilmiş olan, her şeyi başta bulunandan beklemek alışkanlığı. herkes büyük bir tevekkül ve rehavet içinde, bütün iyilikleri bir şahıstan, yani şimdi benden bekliyor. fakat nihayet ben de bir insanım be birader, kutsî bir kuvvetim yoktur ki!" duruyor. gözleri dolu: "kalk, bana bir kahve getirmelerini söyle de, gel..." diyor hasan rıza'ya. gazi'nin, gözyaşlarını görmesin diye kendisini odadan uzaklaştırdığını anlayan hasan rıza, kahve söylemek bahanesiyle çıktığında oyalanıyor, hemen dönmüyor odaya.'
- lord kinross un atatürk isimli kitabının da anafikri olan kavram. bu nedenle yazılmış en objektif kitap olarak gösterilmiştir, üstüne üstlük bunu da bir yabancı yazmıştır. atatürk'ün en çok muzdarip olduğu konulardan biri, çevresinin onun da bir insan olduğunu anlayamaması ve ona fikren bile yardımcı olmamalarıdır. mesela türk dil kurumu nu kurduğunda, dilimizin kökenleriyle ilgili araştırmalar yaptırmıştır. bu araştırmalar sonucu güneş dil teorisi ni ortaya atmışlar ve tüm dillerin türkçe'den türediğine karar vermişler ve atatürk'ü üzmüşlerdir. hatta o zamanlar yahya kemal de bu konuya ilişkin üzüntüsünü kendisine dile getirmiştir. bu nedenle atatürk mecliste "yahya'nın vehmi, sizin ilminizi yendi" gibi bir söz dile getirmiştir.
atatürk bir dehadır, özellikle savaş dehasıdır, bir politikacıdır. ama bunun yanısıra birçok devrim ve inkılaplar da yapmıştır. ama bu her konuda her şeyi çok iyi bildiğinden değil, herşeyin iyisini yapmak istediğindendir. çünkü bir insan her konuyu bilemez, bilmediği konuda ihtisas sahibi olanları yönlendirir, yönetir. örneğin türk dil kurumu'nu da kendisinin ihtisas sahibi olmadığı bu konuyu araştırması için görevlendirmiştir ama sonuçta kendisi de üzülmüştür. onun en büyük ıstıraplarından biri de, yalnız olmasıdır, hem de her anlamda. arkadaşlarını bırakın, eşi bile onu anlamaktan çok uzaktı.
- şaşacak ne var bunda bilmem,
pijamayla başka adamsam,
elbiseyle başka birisi,
tıraş da beni değiştirir,
ayakkabı boyası bile.
ya hava, ya günün saati;
ya kahvesini içtiğim dost?
hepsinin hakkı yok mu bende,
geçen kadının gülüşünden,
elimdeki mektupa kadar?
icabetmez mi hoş görünmek
üsküdar'daki akrabaya,
ayda yılda bir uğradığım.
ben de bir insanim nihayet.
cahit sıtkı tarancı(ageylan, 26.04.2008 08:11 ~ 01.05.2008 11:09)
|