ben bu yazıyı sana yazdım

  güzelinden getir  başlık içinde ara  bakın dur
  1. "alüminyum folyo
    meyve
    sebze
    kaşar peynir sütaş
    tam buğday ekmeği (doygun)
    beyaz peynir (tahsildaroğlu turuncu paket)
    yumurta (keskinoğlu)
    süt (günlük)
    kırmızı mercimek.

    ben bu yazıyı sana yazdım. ne olur gelirken migros'a uğra, şunları alıver diye.
    bir tek sen duy diye, sen bil diye, sen anla diye.." (sonunu duygusal bitirmek istedim.)

    (, 03.05.2008 22:44 ~ 31.01.2011 00:34)

    @2387913

  2. defalarca yazılan, işe yarasa da her iki taraf ya da bir aşk için aslında geç kalmış olan yazılar bütünüdür.

    (, 04.01.2009 01:37)

    @2922732

  3. 'yazmasaydım ölecektim' dedirten anlarda yapılan yakarışlar.

    biliyor musun? camda bile bekledim seni, yolumdan geçmediğini bildiğim halde. sigara dumanını bile özledim. farketmesi derin bir bıçak yarası olsa da, ne kadar da değersizim.

    ...peki ben neyim mazoşist mi!?

    (, 20.06.2009 11:03)

    @3607949

  4. (bkz: ben bu şarkıyı sana yazdım)

    (bkz: cem adrian)

    (, 02.07.2009 22:36)

    @3658743

  5. her şey bittikten sonra söylenemeyenlerin pişmalığıyla kurulan cümle.

    yan yana yürüyoruz. yan yana yürüyen iki küsüz. birbirlerinin gözlerinin içini her şeyden iyi bilen, ama artık bakmaya korkan iki küs. ikisinin de içinde kalmamış bir parça umut. belki biraz daha çok sevmiş olanımız, kaldırsam kafamı der, baksam gözlerine, görsem ardını, içini...

    -bana iyi geliyorsun, beni iyileştiriyorsun.

    çok uzun zaman önce söylenmiş bir cümle. şimdi söylesen ne hissederim diye düşünüyorum sen neler yaptığından bahsederken. birden irkiliyorum. hiçbir şey hissetmeyecek oluşumun farkındalığı nefesimi kesiyor... sinemanın önünden geçiyoruz. birlikte gittiğimiz ilk film geliyor aklıma. sen bu sırada dün yediğin yemeğin mideni bozduğunu anlatıyorsun. ben gülüyorum, bozuluyorsun biraz. çok mu mutlu oldun hasta oluşuma diyorsun. seni dinlemedim ki ben. sinemadaki o çocuğu dinliyorum can kulağıyla. biraz utanmış gibi yapıyorum, devam ediyorsun konuşmaya...

    -sana ihtiyacım var.

    elimi ayağımı birbirine dolaştıran bu kelimeleri hatırlayınca, tökezliyorum. düşücek gibi oluyorum, toparlanıyorum hemen. sen bu sırada son izlediğin filmi de anlatmışsın, hiç beğenmedim, gitme sakın diyorsun. sana ihtiyacım var, sakın gitme diyen, o gözleri ağlamaklı koca adama ne de çok benziyorsun. gitmem diyorum...

    -bekle beni.

    karşıdan karşıya geçiyoruz. sen kolumu tutuyorsun, çabucak geçelim diye. baştan aşağı ürperiyorum. bana ilk dokunuşunun heycanı sarıyor tüm vücudumu yine. utanıyorum, yüzüm kızarıyor hafiften. bekle beni diyorsun, para çekmem lazım. bekler miyim emin değilim, sadece kafamı sallıyorum. çok uzun geliyor. asırlar gibi. saatime bakıyorum, daha beş dakka geçmiş. orda durdum ama bekledim mi, bilmiyorum...

    -hoşçakal.

    gideceğim yere vardık. beraber gelebileceğimiz son noktadayız. seni görmek güzeldi diyorsun. üstüne bir de, yine görüşelim. görüşürüz diyorum. yüzüm düşüyor utançtan. görüşürüz yalanımıza inanmış gibi yapıyoruz ikimiz de. hoşçakal diyorsun. kasım sonu. hava buz gibi. gitmesen diyorum, beni bırakmasan. çoktan bırakmışsın.. sen de diyorum. bir de kendine iyi bak. çok zayıflamışsın. sensizlik çok zordu der gibi bakıyorsun. ya da ben gözlerin öyle baksın istiyorum. hoşçakal diyorsun. hoşça mıyım, bilmiyorum.aylardan ağustos, her yerde kasım soğuğu..

    (, 26.08.2009 21:45 ~ 04.09.2010 22:21)

    @3868457

  6. "ben bu yazıyı sana yazdım; ama şimdi okur da etkilenirsin diye geri sildim. geleceksen kendin gel; yazdıktan sonra geleceksen, gelme neye yarar...
    yalnız; şunu bil, gelsen de yazdırdın bir kere. sen bu yazıyı bana yazdırdın; ama "ben" geri sildim. geleceksen "bana" gel, yazıya gelme..."

    (, 01.10.2009 03:54 ~ 08.08.2010 23:07)

    @4008522

  7. genelde özel olan insanlara yazılan yazıların başına iliştirilen cümle.

    hani böyle, onu incitmeden, kırmadan yazılan yazılar olur ya, öyle yazıların..

    (, 01.10.2009 04:12)

    @4008539

  8. bi anda 'kalktım sana kek yaptım' dizesini hatırlatan masum ibare..

    adımızı üstüste yazdım, yanyana yazmanın aksine o kadar geçti ki birbirine okunmazlığına özendim;
    içine girmeyi hayal ettim.
    senin o'nda olmadığın benim diğerine bel bağlamadığım bi hikayede karşılaşmış olmayı umdum tüm gece.
    içtiğim zehirden önce kanıma karışmanı ve zihnimi bulandırmanı izledim. görüntülerin silikleşmesi, seslerin
    uzaklaşması, mürekkebin kurumasını izlemek isterken gözyaşlarının bırakacağı izin şekilsizliği anımsattı hiçliğimi,
    sıradanlığımı.yeterince güzel ya da depresif olmayışımın suretimi silikleştirmesi üzmüştü en çok. giderek asla olmak
    istemediğime dönüşümüm küstürmüştü yansımama.

    sen o'rdaydın ve hep o'ndaydın. uykudan her uyandığımda ilk hatırladığım o'ndalığınken, verdiğim tüm sözler tek tek
    filtreleniyordu inanmak istediğim sen'e.

    yine de seviyordum o'nla dinlediğiniz tüm şarkıları, benimle yaşamışsın gibi mutlu oluyordum o bi kaç gün için.
    anlamaya çalışıyordum, her seferinde diziliyordu boğazıma ve gittikçe yankılanıyordu içimde sözlerin.
    kızamıyordum sadece hak veriyordum. ve hayır bazen küfürle karışık lanet ediyordum. sinirlendirdiği gibi içimi ısıtıyordu
    yine sözlerin. hiçbir zaman benim sana oynadığım gibi oynamıyordun. olmanı istediğim gibi yaklaşınca sana olmaması
    gerektiği kadar benliğime kazınıyordun. farkında değildin ama sen hep acıtıyordun ve ben bununla mutlu olmaya
    koşturuyordum.

    ben bu yazıyı sana yazdım hiç okumayacağını bilerek hem de bi gün okuyacağını umut ederek..

    (, 05.10.2009 20:42 ~ 07.08.2010 17:41)

    @4026956

  9. "kalemi tutan parmağımın yüreğe giden yolu çukur artık ..
    anladım ki sana yazmak aptallık.."

    (, 05.10.2009 21:17)

    @4027082

  10. -kocacım ben bu yazıyı sana yazdım ehihihihi
    +bakayım... yine mi alış-veriş listesi lan... fil mi var kızım dolapta, daha dün ketçap aldım be yuhh
    -ehihihihihihihieee

    (, 17.10.2009 15:52 ~ 15:52)

    @4073881

  11. etkili bir hitap şeklidir.

    sanadır tüm bu yazdıklarım; ey 17 45 sularında sefaköy avcılar istikametindeki metrobüste karşılaştığım genç kadın.

    adını bilmiyorum, soramadım ama lacivert keten pantolon, beyaz tunik ve üstüne giydiğin gri ceket ile hala aklımdasın, nasıl unutabilirim ki o ceketi!

    gariptir ama girdiğim her mekan veya ortamda ilk olarak milletin yüzlerini bir kere de olsa süzerim, tutamam kendimi yaparım mutlaka. bugünde öyle oldu; metrobüsün arka kapısından girdim ve l şeklindeki koltukların kapının karşısındakine oturdum ve oturarak etrafımı süzmeye başladım. tam çarprazımda ters olarak bulunan koltukta oturuyordun ilk sen gözüme takıldın, kızlarda var olduğuna inandığım birinin kendine baktığını hissetme özelliği sende de vardı ki hemen fark ettin sana baktığımı. bende ister istemez gözümü kaçırdım. belkide kaçırmamalıydım ama kaçırdım gözlerimi başka bir yüze. fakat aklım sende kalmıştı, sende farklı bir şeyler gördüğüme emindim, bir daha bakmalıydım. bir süre diğer insanlara baktıktan sonra tekrar sana çevirdim gözlerimi, yine fark ettin beni. bu sefer başını öne çevirdin ama ben hala bakmak istiyordum o farklılık gözüme batıyordu ve karşımdaydın. konuşmalıydım seninle meramımı anlatmalıydım.

    anlatamadım!

    sen ben sana bakmıyormuşum gibi önüne döndün yetmedi karayolları durağında; belki ters gitmenin rahatsızlığı ile, belki bakışlarımdan duyduğun memnuniyetsizlik ile boşalan karşı koltuğa geçtin. tam karşımda değildin artık! göremiyordum seni. karşı koltuğa geçtiğin an suratıma garip bir dalga geçilmişlik tebessümü kondu, utandım.

    kısmet işte sende bende son durakta indik. fark ettim seni ben arka kapıdan inerken sen daha uzak olmasına rağmen bir önceki kapıdan indin ama önüme düşmüştün işte kaçamadın. turnikelere kadar önümde yürüdün, turnikelerde biraz uzaklaşman için bekledim. yanlış düşünmenden korktum ama o da ne benim gideceğim yöne doğru yöneldin. uzaktan da olsa mecburen takip ettim seni, bende aynı yöne gidecektim. ne yapaydım!

    baz ileride ki üst geçitten geçerken beni fark ettin. sen yukarı çıkarken ben üst geçide doğru gelmekteydim, gördün beni. yine utandım!

    neyse ki sen büyükçekmece otobüslerinin durduğu durakta otobüs beklemeye başladın, ben ise igs'ye doğru yürüyecektim ama birden durdum ve bana baktığını bile bile sana doğru yöneldim, dayanamadım. söylemek istiyordum.

    seninle konuşmalıydım zoruma gitmişti artık fakat yine yapacağını yaptın ve bana doğru dönük olan ceketini yola döndün. bende herşeyden vazgeçtim yoluma devam ettim, aklım hala sendeydi, düşünüyordum; "keşke söyleseydim".

    derken avcılara bağlanan e5 in üzerindeki köprünün altından igs ye doğru devam ederken yanımdan geçen otobüste fark ettim seni, heyecanla sana seni işaret ettim. ısrarla işaret parmağımı sana doğru salladım, hafifce gülümsedin ve töbe töbe der gibi kafanı sağa çevirdin ama beni anlamadın, kızmıyorum sana anlayamazdında.

    ve otobüsün gözden kayboldu. içimde kaldı herşey, kızdım kendime niye gidip her şeyi anlatmadım diye. gerçi birazda sana kızdım çok ters davrandın.

    ve gittin!


    böyle oldu işte herşey. o da sizin gibi kendisine aşık olduğumu sandı ama öyle değil ceketinin sağ yakasının üst bölgesinde ketçap damlası vardı. ilk baktığım anda gözüme takılan oydu. evet leke değil resmen damla. belliki fark etmemiş, hemde kurumak üzereydi kimbilir ne zamandır öyle. bi allahın kuluda çıkıp uyarmamış yakanızda leke var diye. yazık valla. inşallah evde aynaya falan baktığında ne demek istediğimi fark etmiştir. cekette güzeldi.

    (, 22.10.2009 01:12 ~ 07.08.2010 00:39)

    @4092121

  12. sesini duyuramadığının bir kanıtıdır...hoş,artık duyulsun ister misin o da meçhuldür.ki olan olmuş biten bitmiş giden gitmiştir,ardına bakmadan; herşeyi yarım bırakarak...
    yine de sessizce fısıldamak istersin,kendin bile duyamayacak kadar sessiz..kendin değilmiş gibi senden olmayan kelimelerle kurulmuş cümlelerin içinde tutunacak bi yer ararsın...yoktur öyle bi yer ve bilirsin aslında farkındasındır olmadığının...konuşurken çığlık atmak,bağırmak istersin ama korkarsın kalabalıktan ve yalnız yürümeye başlarsın bi vakit,sadece gölgeler geçip gider yanından ve o gölgelere bile uzaktır artık gözlerin..bi anda yanında belirir insanlar ve bi anda yok olurlar.geride kalan sana benzer biri,gölgesi de kendisi kadar cılız...

    (, 21.11.2009 21:23)

    @4205270

  13. gitmek için karasızlık yaşayan biri için söylediğim söz bu.
    ''pişman olacağımı biliyorum ama devam edemeyeceğim sanırım'' dedin. üstüne bi de ''bu kadar alıştıktan sonra yalnız kalmak, kendimi yalnız bırakmak midemi bulandırıyor'' dedin. allah senin belanı versin. benim de senden midem bulanıyor. kusmak istiyorum. lanet olsun.

    (, 06.12.2009 21:38 ~ 07.08.2010 12:05)

    @4248085

  14. -ben bu yazıyı bir hırsıza yazdım;
    hayata mutlulukla bakan, insanlara güvenen, aşka inanan bir adamdan, bütün bu güzel duyguları çalan bir hırsıza...

    -ben bu yazıyı bir sadakatsize yazdım;
    uzaktayken hergün aranılan, sevilen, mektuplar yazılan ama karşılığında bir başkasına aşık olan ve bunu benden saklayan bir sakadatsize...

    -ben bu yazıyı bir yalancıya yazdım;
    'sen burda yokken tek derdim seni özlemek ve sevmek olacak' diyen ama bu sözünde durmayan ve bunu hatırlattığımda 'o zamanlar psikolojim öyleydi' diyen bir yalancıya...

    ben bu yazıyı sana yazdım. beni bir başıma bırakan, aldatan, hiçbir şey yokmuş gibi davranan sana... üzüldüğüme üzülmezdim eskiden, herşeye değerdin... ama artık her üzüntümde kendimden utanıyorum ve üzülmeye devam ediyorum ya işte bu benim canımı çok yakıyor.

    (, 17.12.2009 20:46 ~ 20:46)

    @4276829

  15. aşağıdaki şekilde vuku bulabilecek ilginç başlangıç cümlesi.
    ----
    ben bu yazıyı sana yazdım...
    "sana yazdım"...
    çok yazdım...
    kapa mektubu.
    tşk öpt grş
    ---

    (, 19.12.2009 01:23 ~ 01:24)

    @4280014

  16. sigarama söylediğim cümle.

    artık yollarımızı ayırmak zorunda kalacağım sigaram, winston

    6 yıllık bi beraberliğimiz oldu seninle, acı tatlı en çok da dumanlı anılarımız oldu. sen benim kadar sevemedin beni ama ben gün geldi yokluğunda ağladım. sensiz bir gün bile geçiremedim. sana olan sadakatimi korumak için elimden geleni yaptım, parliamenttir, cameldır hep teklif ettiler ben kabul etmedim. yağmurda çamurda hep birlikte olduk. kapalı mekanlardaki birlikteliklerimize karşı çıktılar, zina saydılar, sokaklara çıktık buz gibi havalarda. ailem bile karşı çıktı sana, kabullenmek istemediler, ama ben onlara da kabul ettirdim sonunda seni. hiç bir zaman lightını da sevmedim,slimini de. ben seni hep olduğun gibi kimi zaman soft kimliğin kimi zaman bir kutunun içine saklanmış yalnızlığını, kimi zaman o kötü kokunu sevdim. sabah kalktığımda ilk sana koştum hep, gece yatarken seninle vedalaştım. kahvemi içerken yanımdan hiç ayırmadım. sen de hiç bir zaman terketmedin beni. en çok sen yanımda oldun son 6 yılda, en çok sen ısıttın içimi. hasta oldum ama sensiz yapamadım daha çok hasta oldum, bronşit oldum, faranjit oldum. üsye yazıp yolladı doktorlar, bırak onu dediler bırakamadım.

    şimdi ülke şartları, zamlara yetemeyen maddi yetersizlikler yollarımızı ayırmamızı gerektiriyor. ama bil ki hep aklımda olacaksın. bir başkası girse de cebime, senin son paketin hep yanımda olacak. sen de hiç bir zaman beni unutma. hep eskisi gibi mütevazi ol, marlboro ile yarışa girme hiç bir zaman. o zengin bir fabrikatörün oğlu, sense part time çalışan bir öğrencisin.

    kendine iyi bak, tütünlerini değiştirme hiç bir zaman. ve bil ki bir gün geri dönmek istersen, cebim, çantam, küllüğüm sana her zaman açık. son olarak sana bir şiirle veda etmek istiyorum;

    aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
    sırt çantalı bir duman gibi
    bir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
    bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
    istemediğimiz yerlere giderse aşkımız
    sevgilim
    yalnızca kanatlarına güven...

    akgün akova

    (, 09.01.2010 22:19 ~ 18.12.2010 22:57)

    @4571335

  17. sözlükteki birçok yazara aynı anda göz kırpmak için çabalayan zirvegüllerin de mottosu olan cümle. ahahahaha.

    (görsel: ben bu yazıyı sana yazdım/124295)

    (, 02.02.2010 01:17 ~ 19:19)

    @4703529

  18. tanım: kişinin, kağıda döktüğü duygu ya da düşüncelerini kime ithaf ettiğini belirten cümle.

    ben bu yazıyı sana yazdım...
    sen hiç okumadın..
    bütün kelimeleri çevirdim devrik cümleler yaptım
    yazdım bu yazıyı ben sana
    sen yine de hiç okumadın
    özneyi kaldırdım, fiili edilgen yaptım.
    bu yazıyı sana yazdı..
    anladım etken yahut edilgen olmak değilmiş mesele..
    ben bu yazıyı sana yazdım..
    olur da bir gün okursun umuduyla....

    (, 02.02.2010 04:01 ~ 24.01.2011 21:20)

    @4704450

  19. kapkaranlık bir gök yüzü var şu anda. dikkat edersen tam olarak şu anda, sabah da bembeyaz oluyor bu mna koduum gökyüzü. neyse...

    ***

    gözlemek nedir bilir misin? sen duştayken hep ronta yatıyorum çoğacayip lan kapı ardından otsbire yatmak. öhm, gözlemek demişim pardon özlemek olacaktı o. nasıl bir şey bilir misin? ha? biliyon mu lan ? bilmezsin. nereden bileceksin ki? sen hiç sensiz kalmadın ki... mevsimleri saymadın ki... sazlıklardan havalanan... işte hayat böyle akııp gidiyor...

    ilhan irem... evet ilhan irem. ne alaka deme bana. ilham irem.

    sonra, şey geliyor aklıma böyle, gömlek değiştirir gibi düzenli periyotlarla sevgili değiştirdiğimden kaynaklı evin sağında solunda kalan tangalar, sütyenleri buluyorsun ya böyle sinirleniyorsun falan... o zamanlar daha çekici oluyorsun. hatta bazen pazara gidip tane bir milyoncudan 5 tane falan don alıp savuşturuyorum evin çeşitli yerlerine. ha bir de... hani geçen yüzüme osurmuştun ya.. o kokuyla uyanmak nasıl bir duygu bilemezsin. öcümü alacağım senden ama ölmenden korkuyorum. hufff nasıl desem, geçen sana bir votka-vişne hazırlamıştım ya... onun içine tükürdüm lan ben. özür dilerim, çok seviyom seni.

    beni bu abazanlıktan kurtardığın için, sevişmekten bitap düştüğümüz için sanat için vatan için millet için bayrak için kahrolsun pkk!! pardon ya bir anda gaza geldim. öyle bir şey işte.

    ***

    kapkaranlık bir gök yüzü var şu anda. dikkat edersen tam olarak şu anda, sabah da bembeyaz oluyor bu mna koduum gökyüzü. hava kapalı lan ondan mı acaba? bilemedim.

    ---------------------------


    yazılan yazıyı senli benli hitap edebildiğimiz bir insana ithaf edebilme durumu. senli benli olmadığımız insanlara da ithaf edebiliriz gerçi mk çok da sikimdeydi. tabi ithaf edebilmek için yazıyı yazmış olmak gerekiyor, son noktasını koymadan bunu söylerseniz olmaz. son noktasını koymadan söyleyince "yazıyorum" demek gerekir. di'li geçmiş zaman var orada dikkat edin adamın asabını bozmayın. öperim.

    (, 05.02.2010 02:34 ~ 03.01.2011 11:24)

    @4726471

  20. birtakım cümlelerin başlangıç cümlesi, "sevgili günlük" misali.

    gündüzleri bir şekilde geçirdiğin halde geceleri uyku tutmuyorsa, içinde hep bir sıkıntı varsa, uzun süreli ilişkilerin olmuyorsa eğer, beni düşündüğünde bunca zaman sonra bile hala için sızlıyorsa, bedduam kabul olmuş demektir. senden sonra, senin hep bende en sevdiğin şey olan o çocuksu hevesimi, heyecanlı halimi kaybettiğimi fark ettiğim ve sabahlara kadar uyuyamayarak bana yaptıklarını hazmedemediğim gecelerden birinde ettim seninle ilgili son sözümü kendime: "eğer dünyada azıcık da olsa adalet varsa, bir daha hiç mutlu olamayacaksın sen."

    uzun zaman geçti aradan. içimdeki yangın söndü, birisi geldi, bir yangın yerine ektiği tohumlar filizlendi sonuçta ve yemyeşil oldu orası. dönüp de geçmişe baktığımda gülümseyerek hatırlayamıyorum sayende, evet, ama içim de acımıyor. bugün olduğum insan haline gelmem için geçmem gereken safhalardan biriymiş diyorum artık, eskiden "neden ben?" diye sorduğum şeyleri düşündüğümde.

    hala ara sıra beni arıyorsun, konuşuyoruz ve artık ben sana iyi davrandığımda şaşırıyorsun, umutlanıyorsun belki, hayatımda çok sevdiğim biri olduğundan habersiz. bu geçen zaman içinde yaptığın şeylerin geri dönüşü olmadığını en başından sana söylediğim halde benim sevgime güvenerek her kötü olduğum zaman yanımda bittin acaba affeder mi diye. her defasında seni tersledim. zor oldu ama bitti sonunda benim için, nefret bile etmiyorum artık senden.

    o yüzden ettiğim bedduayı geri alabilirsem eğer, almak istiyorum. umarım sen de mutlu olursun benim gibi.

    (, 11.02.2010 17:27 ~ 07.08.2010 23:57)

    @4764161

  21. (bkz: gecelerin melankolik kadın sözlük yazarları)

    (, 07.03.2010 01:29)

    @4871273

  22. (bkz: alnımın yazısı)

    (, 10.03.2010 18:55)

    @4886189

  23. giden sevgilinin ardından kağıda dökülen sözler bütünüdür.

    uzun zaman oldu elime kağıt alıp sana dair bir şeyler yazmayı... korkudan sanırım ilk defa korkuyorum yazmaktan, yazıp da her şeyin içine etmekten... düşünüyor insan onca geçen kötü şeyin ardından insan kendisiyle bir muhasebeye giriyor haliyle ama benim muhasebem ilk defa doğru ilk defa tutarlı çıktı. pişmanlık temalı bir yazı değil bu... insan hataları ile büyür, dayanıklı hale gelir ve bunlardan ders çıkarır derler ya gerçekten de doğru biliyor musun? şöyle bir geçmişe döndüğümde iyi kötü şeyler akla gelir ya sana dair aklımda kalan, derin izler bırakan hep kötü şeyler onları tekrar gündemime dahi sokmak istemiyorum... zamanında çok yaralandım, tekrar kabuk tutan yaramı kanatmak istemiyorum haliyle.. ama iyi şeyler de yok değil ama insanın doğası gereği hep kötü şeyler akla geliyor...biten bir ilişki de iyi şeylerin akla gelmesi bir hayli ilginç olur, kötü gitmiş ki bitmiş diyorum şimdilerde....

    severek ayrılmak hiç kolay değildi hayatımda elle tutulur iki kadın olmuştu böyle ayağımı yerden kesen, deli gibi mutlu eden, mutlu olmayı en çok biz hakkeden. ne oldu da birden değişti her şey diyorum nedenlerini bile bile, nedenleri bile bile neden diye soruyorum ahmaklık işte benim kisi boşver, çok şuursuzum bugünlerde... çoğaltıp sevdamı, büyütüp öfkemi çağladım ırmaklar gibi...

    yaralarıma merhem de sendin kanatan da sen çok tuhaf değil mi? sensizliğe yenilmek sana yenilmekten zor olsa da, ardından bir sürü belkiler bıraktım... iki yarım kalıp tamamlayamadık birbirimizi, savurduk külleri anıları etrafa kirlettik o tertemiz duyguları... işte kördüğüm gibi yazmaktan korkuyorum dedim ya kelimelerin ardı arkası kesilmiyor her söz de içimden bir şeyler koparıyor işte...

    böyle geçiyor işte şimdilerde zamanım. ne çok mutlu ne çok mutsuz stabil geçiyor..gittikçe azalıyor hayat...hoşça kal, görüşmemek üzere.

    ...kal desende kalamam
    buralarda duramam
    dayanamam artık
    giderim yar..

    (, 10.03.2010 20:09 ~ 13.09.2010 18:02)

    @4886456

  24. "özür dilerim.. haddimi aştım, seni sevdim."

    (, 24.03.2010 12:12 ~ 14.08.2010 12:44)

    @4941772

  25. yüreğinde hayatı bulduğum kadın,

    incindin. ama bilmeni istedim seni inciten ben değil kırılan gururumdu. onu susturamadım, gem vuramadım. özür dilerim gözlerine bir hüznü daha hapsettiğim için. özür dilerim seni cevapsız sorulara kilitlediğim için.

    uyumadım dün gece hiç, öyle yorgunum ki. oysa ne çok isterdim yine seni izlerken uykuya dalmayı. affetme beni güzel kadın, affetme sakın. şimdi adını hatırlayamadığım birinin de söylediği gibi; masal da bilmezsin sen, lanet oku bana bu gece, uyuyayım.

    ben bu yazıyı sana yazdım yüreğinde hayatı bulduğum kadın...

    tanım: bunları söyledikten sonra kurulan cümle.

    (, 01.04.2010 20:47 ~ 08.08.2010 21:45)

    @4982182

  1. 1
  2. 2
  3. 3
  4. 4
  5. 5
  6. 6
  7. 7
  8. 8
  9. 17