herşeyi yarım olan bir hayatın arasına sıkışmışım. üzerime geliyor dünyanın duvarları her tarafımdan, kendimi, kendime hapsediyor, kemiklerimin çatırdadığını hissediyorum, dağılmak üzereyim...dağılıyorum....bir savaş var..taraf değilim, saldıran değilim, savunan değilim. hayat değilim,,hayat benim değil!,,ama ortasındayım; bu savaşın ordusuyum, nelerden oluştuğumu bilmediğim; başım yok, dağılıyor gövdem. itiyor yumruklarla arkamdan hırslar, hevesler git diyor, bu senin savaşın; direniyorum. sapladım ayaklarımı yere ,bileklerim sancıyor, bileklerim kanıyor,içim kanıyor, direniyorum...ahh! ne hevesler , ne hırslar ne avucuma hapsettiğim yaşam tatmin etmiyor, bilmiyorlar, itiyorlar yumruklarla...
ne ölümü ne ölmeyi düşünmek çıkarmıyor çıkmazlardan , bulamıyorum, dağılıyorum.....bütün bunlar arasında hissettiğim bu engin duygular nedir? nereden? nereden duyduğum bu ses: "kapat gözlerini, bu sen değilsin ,bu hayat senin değil, kaç!..."ellerim ayaklarım bağlıyken ,kaçmaya çalışıyorum ,kumlar serpiliyor üzerime ,bileklerim acıyor; acıyorum, kanıyorum, dağılıyorum...içinde kaçma duyguları varken kıpırdayamamak nasıl bir duygu bilirmisiniz?hızını alamamış bir kısrak gibi hissedersiniz, çatlayacağınızı bile bile koşarsınız,,,koşarsınız,kıpırdayamazsınız,çatlarsınız, dağılırsınız....
işte yine o ses ! kaç, kaç diyor, sen bu değilsin !sonu olmayan bir yoldasın son sürat ,başının üstünde bulutlar yarış halinde ..arkanda ve önünde hiç...kaç...unut zamanı ,kanunları, bırak bedenini boşluğa...içimdeki ses doğru...ben bu değilim dostlarım...
(aysigma, 26.08.2008 11:27 ~ 15:43)