insanın kalbini sarıp sarmalayan üstünede onu sıkıp nefes almanızı zorlaştıran güzide bir emre aydın parçası. okadar acıtır ki insanın canını gittiğiniz yerden dönmeniz çok uzun zaman alabilir şarkı bitiminde. (bkz: naptın be emre aydın)
emre aydın'ın dinlediğim 5-6 eseri arasında en iyisi hatta benim zevklerime göre tek iyisi. hissetmiş, hissettirmiş. bu ve diğer şarkıların elime ulaşmasını sağladığı için de bir sözlük yazarına teşekkür ederim, o biliyor kendini.
beni benden alan şarkı.. helal olsun dersem emre aydına ayıp olurmu diye düşündüğüm,seven insanın neler neler çektiğini duygularını hatırlatan muazzam bir parça.
sevgilisinden ayrılmış bir insan kendini ağlamayacağım ağlamayacağım diye telkin etsede bir süre sonra ağlamayacağı.. ağlamayaca.. ağlama... ağğğ hüüüeee diye koptuğu şarkıdır kanımca dinlenesidir güzeldir özeldir.
daha anca 2 hafta keşfettiğim,sözlüğe bakmak nedense aklıma gelmediği için arayıp bulamadığım,çok güzel bir şarkı.fırtınadan önceki sessizlik gibi albümün gelişini hazırlıyor sanki.tekrar tekrar dinlemek gerek.
'bin bıçak var sırtımda biniyle de adaşsın,her biri hayran sana..'
"sil gözünün yalnızlıklarını" gibi dehşet güzel sözlere sahip mükemmel şarkı.herşeyiyle insanı etkiliyor.eğer biraz karışık bir ruh halindeyseniz dinlerken gözlerinizin dolmaması cok zor.
hiç tanımadığınız bir insanla ortak payda oluşturabilen bir şarkı. öyle ki; günün birinde internet cafedeyim ve bu şarkıyı açtım dinliyorum, kısık sesle. sonra fark ettim ki yanımdaki adam da mırıldanmaya başlamış. ben kalkarken de kime ait olduğunu, şarkının ismini sordu.
niyeyse bu şarkı hiç eskimedi bende. üstüste kaç defa dinledim, hala dinleyebiliyorum. şarkı mı çok çok güzel yoksa başka bişi mi var anlamadım.
"ilk göz ağrım" diyorum ben ona.. oldu tabi afili yalnızlık'ın daha nice yaralayanları da bu bi başka.. işte "ilk göz ağrım" , gözümün yalnızlıklarını sildirenim, emre abiciğimi tekrar bulduranım, belki bu kadar da cok sevdirenim..