ulusal deprem konferansında önümüzdeki 30 sene içinde beklenen büyük depremin meydana gelme olasılığının %50'nin üzerinde olduğunu açıkladı.amerikalı bir bilim adamı vatandaş ise önümüzdeki 10 sene içerisinde kesinlikle 5'in üzerinde deprem olacağını söylüyor ve merkez üssü olarak yalovayı gösteriyor.
depremi 1 ila 5 gün önceden tahmin ettiği söylenen tayvan patentli projenin maaliyeti ise 150 milyon amerikan doları.
bugüne kadar elle tutulur pek birşey yapılmadı , "bakalım 30 senede ne yapacağız" dedirten sorumluluk abidesi hükumetler sağolsun...
inşallah fazla şiddetli olmaz dediğimiz, fazla şiddetli olması durumunda taş üstünde taş bırakmayacak hadise. önceden önlem alınması çok zor olduğundan kimsenin sallamadığı bu yüzedende kayıplarda birhayli yüksek olacaktır.
eğer olursa büyük ihtimalle avcılar'da sulara gömüleceğim deprem.
istanbul üniversitesi avcılar kampüsü de gene büyük yaralar alacaktır avcılar'ın sahil kısmıyla birlikte.
önlem olarak avcılar'da birkaç evin boşaltılması dışında herhangi bir çalışma sözkonusu değildir, duymadım en azından.
kimi zeki inşaat firmaları ve site projelerinin reklamlarına yol vermiş olgudur.
bir deprem nasıl "beklenen" sıfatıyla nitelenebilir, hangi depremi ne zaman bekler insanlar da hazırlık yapmış olur, bir depremi beklemek nasıl bir şeydir kafamıza tencere geçirip kapı eşiğinde mi duralım ya da sokaklarda mı yatalım çadırlar, tulumlar içinde.
evet istanbul için beklenen bir deprem vardır, fay hattı etki bölgesinde bulunduğu bilinen her şehir ve ilçe için deprem beklenir dünyada ama depremi halk değil genel ve mahal yönetimleri beklemelidir, bu yönetimler inşaat firmalarına, bu mecrada faaliyet gösteren insanlara bekletmelidirler.
sonuç olarak halk depremi değil deprem düşüncesini kafasından silebilmeyi, bu silmenin yolunu açacak hareketleri beklemelidir, inşaat yapan şirketlerin çıkıp "kesin deprem olacak ve biz de ona dayanacak ev yaptık şimdi" diye reklam yapması komiktir bu zaten o şirketin ve tüm şirketlerin asli görevidir, ha ama güzel ülkemde bu minvaldeki hangi asli görev yerine getirilmiş ki bu da getirilsin!? sonra tabii ki her şampuanda bulunması gerekliliği olan provitamin b5i bizimkinde bundan var diye satan pantene firması gibi dolanıp reklam yapar insanlar.
özellikle bazı medya kuruluşlarının istanbulda yaşayanları paniğe sürüklememek için manşetlerinde istanbulda deprem yok yazıp, depremin merkezi istanbul değil yalovadır dedikleri depremdir. sanki yalovada yaşayanlar insan değil, orada deprem olsa da birşey olmaz nasılsa alışkındırlar.
olduğu andan itibaren istanbulda yaşayanlar için hiçbirşeyin eskisi gibi olmayacağı deprem.
ayrıca kendinize bişey olmasa bile bir yakınınızı, ya da arkadaşınızı kaybedebileceğiniz fikri yüzünden "ölsem mi daha iyi kalsam mı" diye sorulması gereken ve bir türlü içinden çıkılamayan gerçek ne yazıkki!!
depremin zamanı bilinemiyor ama mevcut depremlerden yola çıkarak olasılık hesabı yapılabiliyor. %65 olasılık istanbul gibi bir bölgede gözardı edilebilecek bir risk olmasa gerek.
deprem öyle bir felakettir ki kesinlikle önceden zamanı tahmin edilemez. çeşitli istatistik uygulamaları vardır, ancak bunlar olasılık/tahmin'den öte gidemez. jeolojik zamanda bir kaç milyon yılın çok az bir zaman dilimi olduğu düşünülürse, bu beklenen istanbul depremi önümüzdeki birkaç milyon içinde olabilir, olacaktır. bu deprem önümüzdeki 5 yıl içinde de olabilir, 5 bin yıl içinde de olabilir. bu yüzden depremi falan beklemeyin, sağlam yapılar inşa edin. ne demiş büyük usta ahmet mete ışıkara: "deprem öldürmez, bina öldürür..."
eski verilere bakıp sonuncunun neden 1894 yılı kabul edildiğini anlayamadığım depremdir. belki de istatistik olan verilen depremlerin hepsi de izmit ve çanakkale'de olmuştu fakat yerleşim daha az olduğundan sonuç hep kalabalık olan istanbul'da görüldü. tarihe bakıldığında izmit çevresinde defalarca kurulmuş ve yok olmuş şehirler var. madem istanbul da bu kadar sert depremler görüyor neden hala 1500'lerden kalma camiler, eserler görüyoruz. elbette izmit veya yakın çevredeki depremler istanbul'a çok zarar veriyor ve bugün bir çok camii bu sebeple restorasyondan geçmiş fakat bu, istanbul'u depremin merkezinde olduğunu iddia etmek için sağlam deliller sunmuyor. ayrıca istanbul'da olacak deprem maksimum 4 şiddetinde (bkz: richter ölçeği) bile olsa hazırlıklı olmalıyız. bir kişinin ölümü dahi, hepimizin acısı ve utancı olacaktır.
meclise girmesi muhtemel siyasi partilerden hiç birisinin gündemine almadığı, somut çözüm önerilerinin sunulmadığı, binlerce insanın yaşamını tehdit eden, uzmanların dediğine göre birlikte yaşamayı öğrenmemiz gerektiği beklenen ama hiç bir önlem alınmayan tehlikeli durum.
yapılarımıza sahip çıkmamızı , gözlerimizi birazcık açmamızı bize öğütleyen ihbarlar olduğu halde halen aynı çarpıklaşmış konutlarda ekonomik nedenlerden dolayı barınan insanların beklemesi zorunlu olan felaket .
bir yandan korkuyu beklerken öbür yandan hiçbir şey yapmamaktır. yıllardır istanbul depremini bekleriz, korku salarız, büyüklüğünü tahmin ederiz ancak depreme karşı hiçbir şey yapmayız.
gerçekleşmesi halinde ortaya çıkacak büyük zarar nedeniyle ülke ekonomisinin en az 20-25 yıl geriye gidebileceğinin söylenmesine, asgari ölü sayısının 120 bin olarak, evsiz sayısının ise yaklaşık 1 milyon olarak ifade edilmesine, deprem anında ilk elde lazım olan kamu binalarının pek çoğunun depreme dayanıklılıktan uzak olduğu belirtilmesine....rağmen, tüm bu soğuk ve merhametsiz gerçekliğine rağmen, "sevgili" yerel yöneticilerimizin önlemini almaktan özellikle imtina ettiği, olası felakettir. ve tam da sorumluların boş vermişliği nedeniyle, doğal bir afet olarak değil de, insan eliyle işlenmiş bir cinayet olarak kayıtlara geçecektir.
en son ana haber bülteninde izlediğim kadarıyla 2015'e kadar beklenmeyen, olursa da 6.3 ve 7.2 şiddetlerinde iki ayrı deprem olarak beklenen ve araştırmayı yürüten yetkilinin istanbul'a düşündüğümüz kadar zarar vermeyecek hafif geçecek dediği deprem