beklemek.. dünya'daki sayısız eylemden sadece biri. fekat birçok kişi için, belki binlercesinden çok daha önemli, çok daha
acı verici, çok daha
zevkli, çok daha
öte.
ama yine de, sadece bir eylem. içinde genelde
aşkı barındırır, fakat sadece
aşk ile beklenmez,
bağlılık lazımdır,
sabır lazımdır,
itaat ve belki de
delilik lazımdır; çünkü beklemek, bir yerde
gemileri yakmaktır.. hem de nasıl gemileri.. sen bir limansındır, ve sana yanaşan, sığınmak isteyen bir çok gemi olur, fakat sen onu bekliyorsundur belki de yıllardır, gelen gemilere kucak açmıyorsundur, açamıyorsundur, ve o gemiler yanıyordur, kimisi sana çok yakın yanar, ve sen kendini de yakarsın.. "ey koca liman, yakma kendini ve diğer gemileri" diye serzenişler duyarsın, ancak libasi yoktur beklemenin, çünkü aşk vardır arkasında, "aşığım ama.." diyemezsin, dersen, aşık değilsindir..
ve bunları göze alıp başlarsın beklemeye, fakat o gelmez, haber uçurursun, "gözüm yolda, gönlüm darda, ya kendin gel, ya da haber yolla" gibilerinden, önceleri haberi bile gelmez, bir müddet sonra haber de gelir "o limana uğramayacağım ben" der, sen inanmazsın, ilk hayır da pes edilir mi dersin, ve bu inadın yüzünden, gelen birçok gemiyi almazsın limanına, aldığının gitme zamanının gelmesini dört gözle beklersin, çünkü çalarlar her gün senin gönül sazinla bu türküyü:
... senden gayrı yar seversem
öldür beni öldür beni....
4 yıl geçer 5 yıl geçer, o gemi birçok limana uğramıştır, ama sana gelmeyeceği aşikardir artık, "artık" dersin kendine, "açmam lazım kapılarımı başka gemilere" ve bu en tehlikeli süreçtir, çünkü yıllarca kapalı tuttuğun için kapılarını, bir çok gemi girip çıkmaya başlarsa, o liman iflah olmaz artık... ya da derler ki "bekledin de ne oldu, o yine yok", ancak sen umursamazsın, artık sabretmeyi oğrenmişsindir, ya da beklerken ölmüşsen, en kısa yoldan
cennet'e gitmişsindir... yine de, göze alabilmek çok zordur, pek
akıllı işi değildir...
akıl kimin umrundaki?