gerginlik katsayısını tavan yaptıran durum. kimse sevmez bu eylemi, herkes bitse de ne olacaksa olsun diye bakar. sonunda acı çekilecekse bile niye bi de o sonun gelmesi için beklerken acı çeksin insan, olup bitmelidir her şey bir anda.
(ba of, 02.07.2004 22:32)
sinir stres sebeplerinden biri..
sevgilinizi beklersiniz..bir de öğrencilik hayatında iett otobüs kullanıcılarının plana uymaması sonucu en çok otobüs beklersiniz.
bekleteni bekletelim..
beklenen bir e-mail ise f5 tuşunun üstündeki f5 yazısının silinmesine neden olabilecek olan sinir bozucu olay. haber beklenilen kişi olası kız/erkek arkadaş ise iyice çekilmez olan ve insanı sözlüğe yirmi giri daha fazla girdiren eylem
* * *
kardeşleri ümit etmek ve ertelemek olan bu sözcük bir yeni türkü şarkısıdır da.
şöyle ki:
"beklemek bizim yaşamımız
vapur beklemek
gün beklemek
insan beklemek
çiçeklerin açmasını
gecenin geçmesini
sayfaların dolmasını beklemek
beklemek sayrılığa dönüşmesin
yönetmesin bizi beklemek
kardeşleri var çok güçlü
ümit etmek ve ertelemek
gelişini beklemek
uyanmanı beklemek
çözülmeni beklemek
başka bir yerde yaşamayı beklemek
anlaşılmayı beklemek
on beşinde beklemek
kırkında beklemek
beklemek mi bizim yaşamımız
beklemek bizim yaşamımız"
*
(bkz:
yeni türkü)
(bkz:
vira vira)
(selenge, 03.12.2004 18:12 ~ 26.06.2006 08:59)
nefret ettiğim ama sürekli yapmak zorunda kaldığım eylem.
(viola, 14.12.2004 17:36)
eğer beklenen kişi buna değiyorsa önceleri umutla hatta belki de hevesle yapılan ama zaman geçip beklenen kişi gelmediğinde insanın içinde yaralar açan, ümitlerini tüketen, kimbilir belki de insanda yaşama sevinci bırakmayan eylem.
sevgilini saatlerce yağmur altında beklemek.
beklenen
ne hasta bekler sabahı,
ne taze ölüyü mezar.
ne de şeytan, bir günahı,
seni beklediğim kadar.
geçti, istemem gelmeni,
yokluğunda buldum seni;
bırak vehmimde gölgeni,
gelme, artık neye yarar?
necip fazıl kısakürek
insanlarının bir çoğunun nefret ettiği şey.fakat hep bir şeyler beklersiniz: otobüsü, saatlerin geçmesin, beklenilen kişinin gelmesini, hayallerinin gerçekleşmesini ve en önemlisi aşkı.
zamanı önemsemeden olduğun yerde kalakalmaktır. umursamassın; ne meraklı gözler senin için bir anlam taşır ne de zamanın bir hayli geçmiş olması. bilirsin gelecektir. ama şüphen varsa geleceğinden beklemessin, vaktinde gelseymiş dersin, dönersin. yanılır mısın yanılmaz mısın bilemem ama bekleycek biri varsa her şeye değer gene de. ve sen
beklediğin kadar beklenensindir aynı zamanda.
insan demirini atar bazen
başka bir kalbe umarsız
ve başlar dünyada cehennem
beklemektir bu katıksız
s. lopeso
çaylak durumundayken sözlüğü gezerek , neler varmış bir göz atarak da değerlendirilebilecek genelde sıkıcı eylem.
güne güzel başlamak istersiniz kimbilir belkide sevgilinizden alacağınız güzel bi haberle. uyuyosunuzdur yok uyuyo gibi yapıp kendinizi bile kandırıyosunuzdur hadi mesaj sesi gel kulağıma diye sayıklarsınız bir iki saat bunu bekledikten sonra vazgeçersiniz bi çağrı at bari dersiniz yine beklersiniz beklersiniz beklersiniz... idrar torbanızın kalk artık yoksa altına yapıcaksın ikazıyla büyük bi kırgınlıkla kalkarsınız yataktan. hiç bişi yokken kendinizi üzmüş olursunuz sabah sabah. yani neymiş beklemek insanı sıkıntıdan sıkıntıya gerginlikten daha büyük bi gerginliğe sokan bişimiş. hele bide boşu boşuna beklediğinizi idrak ettiğinizde söversiniz bitek kendinize.
en berbat zaman dilimi; bir şey olsun iyi ya da kötü, her şey saat gibi geçen dakikalara yeğdir
sürekli farkında olmadan yaptığımız eylem. sıkıntı verici de olsa hayatın monoton yüzü. amacına göre şekillenen, anlam kazanan ya da yitiren, zaman dolduran iş. kendisine özel odası olan tek fiil. uzun günler ve geceler... bir varmış, bir yokmuş...
süreyi gösteren trafik ışıklarında; saniyelerin geçişini izlerken aynı ışıkta yedi kez kırmızı yanışını görmekle, insan ömrünü ziyan ettiğine kesin kanaat getirilebilecek eylem
bana nedense güçsüzlüğü, zayıflığı, çaresizliği çağrıştıran kelime. sanki güçlü olanlar çekip giderken ardından güçsüzleri bekletirler dönmeyecekleri halde.
(esdora, 18.06.2006 21:32 ~ 21:38)
derler ki yeterince beklersen eğer diğer sabitler dışında herşeyin ama herşeyin önünden akıp geçip gittiğini görebilirsin..
eğer ki beklediğiniz geleceğinizle ilgili örneğin sınav sonuçları gibi bir hede ise zaman uzadıkça stresten hasta edecek bir eylem.
hele ki bu sonuç yetenek sınavları gibi bir sınavı sonucuysa ne geleceğinin belirginsizleşmesiyle adım atacak haliniz kalmaz, kolunuz kalkmaz eve kapanır yemeden içmeden kesilir sonucu beklersiniz.
sonucu iyi ve ya kötü açıklansın istersiniz, birşeyleri bilememek ki bu sizin geleceğinizse hayattaki en kötü durumlardan birisidir.
beklemenin tek güzel yani sonucun pozitif olmasıdır sanırım.
cehennemde bekliycez sanıyorum ben ceza olarak. saat bile olmayacak bakıcak. sonsuz bir boşlukta "bekle" diycekler bize.
her yiğidin harcı olmayan kutsal görev bazen.