bekir coşkun   

 sayfa  / 6
adana çık aradan

  1. hürriyet gazetesinin doğa dostu yazarı.
    (peter pan, 16.04.2004 15:14)
  2. kısa ve öz yazılarıyla ünlü, urfalı yazar. köpeği pako (ki kısa süre önce yaşamını yitirmiştir) da kendisi kadar ünlüdür.
    (excalibur, 20.01.2005 22:15)
  3. (bkz: onuncu köy)
    (sinner, 20.01.2005 22:40)
  4. sıkı bir hayvansever olmasının yanında iddialı bir avcıdır. tarzı bazen baysa da güzel yazılar yazar.
    (aqua, 20.01.2005 22:42)
  5. gazeteciliğin düşmeyen son kalelerinden biri.
    (selim ışık, 17.11.2005 00:15)
  6. köşe yazarları arasında okunabilecek iki üç yazardan birisidir.diğerleri için bir kaç örnek vermek gerekirse
    (bkz: hasan pulur)
    (bkz: melih aşık)
    (songoku, 17.11.2005 00:31)
  7. her yazısı zevkle okunan bu ülkede "iyiki var" denecek çevreci ve urfalı yazar.
    (kurabiye, 17.11.2005 00:44)
  8. bir edebiyat dergisinde* beraber yazdığım yazar ağabeyimiz.
    (neverwinter nights, 17.11.2005 01:11 ~ 01:12)
  9. eşi deniz mahsülleri ile uğraşmaktadır ve fransızdır.
    (türkan, 16.12.2005 19:52 ~ 19:52)
  10. edebi kişiliğini yazılarında çoğu diğer köşe yazarlarına nazaran ön plana çıkaran bir üsluba sahip, ayrıca benzeri sebepten yazı türüne makale değil fıkra adı verilen yazar.
    yazıları öyle anlamlıdır ki bazen, anlamakta güçlük çeker insanlar.
    (berem, 16.12.2005 20:03)
  11. başkalarının 3 paragrafta zor anlatabildiği eleştiriyi,taşlamayı 3 cümlede ve insanı gülümsetecek şekilde yansıtan vazgeçilmez yazar.
    (orcinus orca, 18.12.2005 00:25 ~ 05.09.2007 14:24)
  12. hürriyet' in emin çölaşan' la birlikte okunma sebebi.
    (charlienin dorduncu melegi, 18.12.2005 08:48)
  13. görülmeyeni gösterdiği, konuşulmayanı konuştuğu, dönmemesi gerektiği halde dönen tekerlere çomak soktuğu için hoş karşılanmayan ancak çoğunlukla doğruları yazan(ki ben şimdiye dek yanlış yazdığını görmedim)ender köşe yazarlarındandır. iktidarla (haklı olarak) barışık değildir aslında kendisi yanlış giden hiçbir şeyle barışık değildir. kalemine sağlık denecek ender üstatlardandır.
    (delilah, 17.04.2006 00:39)
  14. fikirlerini çok beğendiğim, üslubundaki sadeliğe hayran olduğum yazar. çok başarılı tasvir yaptığını düşünüyorum. hayvanseverliği, muhalif duruşu ve en çok da güzel betimlemeleriyle zaman zaman aziz nesin' i anımsatıyor bana. okunası, sevilesi insan...
    (charlienin dorduncu melegi, 02.08.2006 04:16)
  15. hürriyet gazetesinin tek başına okunma sebebi yazarı. doğru bildiğini çekinmeden söyleyen (gazetenin genel yayın anlayışının tam tersi bile olsa) düşüncelerinde sapma olmayan, söylediklerinin sonuna kadar arkasında duran, asla kıvırmayan köşe yazarı.
    (bkz: adam gibi adam)
    (fowler, 02.08.2006 20:32)
  16. çok iyi sözlük yazarı olur bu adamdan, zaten bir köşe yazarı gibi değil de sözlük yazarı okur gibi okurum ben kendisini. yazı bitince elimdekinin hürriyet gazetesi olduğunu hatırlayıp korkarım, "oha bu sefer bela aldı başına, keserler biletini artık" diye telaşlanırım, ertesi gün yine üçüncü sayfayı görünce rahatlarım, cesaretine hayran kalırım. kalırım bebeğim kalırım canım. buralara gelse tozunu attırır; zekası, yeteneği ve üslubu kıskançlık yaratır.

    çok iyi sözlük yazarı olur bu adamdan...
    (ördeklerindomatestabanfiyatlarınaetkisi, 11.08.2006 23:15)
  17. bütün bir arşivi baştan sona okunması gereken yazar. son derece saydam bir üslubu var...
    (ben de öyle biliyordum, 19.09.2006 11:37)
  18. "ya atatürk gelse..." başlıklı köşe yazısı mutlaka okunmalıdır.
    (pandemonium, 19.09.2006 13:26)
  19. hürriyet gazetesinin okunabilecek bir kaç yazarından biri. tesev de çalışıp zaman da yazanların ancak ayar verdim sanabileceği aydın kişi.
    (songoku, 30.10.2006 19:37)
  20. demokrasi hakkında şu yazıyı yazmış ve beni güldürmekten, güldürürken de düşünmekten öldürmüş takip edilesi köşe yazarı.

    demokrasinin adı ne...

    bence birisi oturup başbakan tayyip erdoğan'a en baştan başlayıp ‘demokrasi'yi anlatmalı.

    nasıl anlatılır bilemem.

    (.....)

    bildiğiniz gibi ‘demokrasi'nin ilk hecesi ‘de...', aynı zamanda ‘konuşmak-demek' anlamına gelir ki, halk arasında bu ‘de bakalım...' diye de geçer.

    ‘de'mek, demokrasinin ilk aşamasıdır:

    ağzına geleni de...

    aklına eseni de...

    uydur uydur de...

    yalan-dolan de...

    işine geleni de...

    (.....)

    yok eğer kimse kanmaz, bunu kimse yemez, bir gün işler ‘mok' olursa, işte bu da ‘demokrasi'nin ikinci hecesidir.

    halk arasında ‘işler moka sardı' diye de geçer.

    gördüğünüz gibi ‘de' ile, işlerin ‘mok'a varması arasında yakın ilişki vardır.

    ve genelde bu böyle olur.

    sonra?...

    sonra gelen hece ‘ra', postal sesi ‘rap'ın, ‘p'si düşmüşüdür. türkçe'ye düzgün çevirmiş olsalardı, şöyle olacaktı:

    ‘demokrapsi...'

    son hece ‘si'ye gelince, zaten ben de onu bulamadım.

    *

    bu anlatımı beğenmediyseniz bile, birisi oturup arkadaşlara demokrasinin ne demek olduğunu anlatmalı.

    demokrasi dört-beş senede bir ortaya sandık koymakla olmaz.

    ‘olsaydı, en çok sandığın bulunduğu toptancı hali demokrasinin beşiği olurdu' görüşümü yineliyorum.

    demokrasi bir süreçtir.

    toplumun iktidarı her an etkileyip yönlendirdiği, seçimlerin aralıksız ve durmadan yapıldığı bir süreç...

    bilmiyorum başbakan tayyip erdoğan; son bir haftadır seçimleri kaybettiğini, eski gücünde olmadığını biliyor mu?

    ve hem kendi kendini, hem toplumu kandırıp, bu iktidarı ‘bulunmaz' bulanlar uyandılar da oylarını geri alıyorlar mı?

    demokrasi işte bu:

    de-mok-ra-si...
    (la mer, 22.11.2006 22:19)
  21. (bkz: çük/12)
    (finch, 06.12.2006 22:23)
  22. sevinme ölçüsü...

    gece evimizin önünden davul çalan arabalar geçti. yer-gök "şampiyon" diye çınlıyor.

    sevincin ölçüsü yüksek.

    doğrusunu isterseniz ben de çoktandır sevinmek istiyorum. tek ayağımın üzerinde zıplayarak neye sevindiklerini anlamaya çalışıyorum, ki ben de sevineyim.

    arkadaşlara "ne oldu?" diye sorduğumda "işte futboldan anlamayan bir geri zekálı" anlamında yüzüme tuhaf tuhaf baktılar.

    o zaman ben de sorumu şöyle değiştirdim:

    "biz mi kazandık?.."

    *

    biz?..

    değişik bir toplumuz kabul edin.

    misal; erkek yumurtalıklarının "güvenilirlik-saygınlık birim ölçüsü" olarak kullanıldığı başka bir toplum var mı bilmiyorum:

    "nasıl bir adam?.."

    "t....lı..."

    (.......)

    bir başka organımız da konutlarda olsun, diğer mekánlarda olsun "yüzölçümü birimi" olarak kullanılmıyor mu?

    "ne kadar genişliği?.."

    "g.. kadar..."

    demek ki metrekare olarak az.

    (......)

    sevgili metin uca'nın kulakları çınlasın, anneler günü'nde annelere verilen gerçek ve gerçek değeri anlatıyordu.

    biz böyleyiz ne yapalım.

    kadının cinsiyet organı "uzaklık ölçü birimi" olarak da kullanılabilir:

    "ne kadar uzakta?.."

    "taaa anasının....."

    *

    o zaman sevincimizin ölçüsü de ona göre.

    memleket bayram ediyor, kapımızın önünden davul çalan arabalar geçerken, otuz kişi öbür otuz kişiyi bıçakladı.

    birim olarak "sevinme ölçüsü" böyle çünkü.

    nitekim bıçaklama neyse ama, taraftarlar birbirlerini öldürdüklerinde, futbol otoriteleri o zaman "ölçü kaçtı" diyorlar.

    "ölçüyü" kaçırmayalım arkadaşlar.

    görüyorsunuz sonuçta;

    biz kazandık...
    (la mer, 19.12.2006 09:52)
  23. yazısını en son okuduğum yazar.
    gazeteyi okuyup olana bitene, satılıklara iyice dellendikten sonra yazısını okuyup iyi ki böyleleri de var diye bi nebze güven duyduğum insan. takdir edilesi insan gibi insan...
    (felis, 19.12.2006 12:32)
  24. laf ebeliği yaparak tapulu köşesinde demokrasi düşmanlığı yapmaktan başka bir numarası olmayan fikir yoksunu köşe ağası. çevre konusundaki hassasiyetlerini bile kendi dünya görüşüne uymayan insanları aşağılamak amacıyla kullanmaktan çekinmeyen "devlet aydın"ı. statükoya selamını eksik etmez yazılarında.
    (galliani, 19.12.2006 12:45)
  25. son derece eğlenceli üslubuyla hiciv sanatının son temsilcilerinden olan köşe yazarı.hayvan ve doğa sevgisiyle dikkatleri çekmekte,düşüncelerini özgürce ifade ettiğinden,kendisine günde yüzlerce küfürlü mailin gelmektedir.
    (betatron, 04.01.2007 19:59)
 sayfa  / 6