1 a the gulag orkestar
2 prenzlauerberg
3 brandenburg
4 postcards from ıtaly
5 rhineland (heartland)
6 mount wroclai (ıdle days)
7 scenic world
8 bratislava
9 the canals of our city
10 after the curtain
11 the bunker
solist zach condon'un grubudur. kendisi yaşça küçük olmasına rağmen (21) marifetleri büyüktür. en son da ayakkabılarını nasıl bağlayacağını öğrenmiştir. (grubun sitesinde haber bölümünde var: http://www.beirutband.com/ )
grupta soliste eşlik eden müzisyenlerin çalmadığı müzik aleti de yokmuş maşallah diye devam edelim. keman, viyolonsel, akordiyon, gitar, mandolin, tef, trompet, saksafon, tuba, org, davul, nefesliler, yaylılar, bir zenginlik ki sormayın. hareketli parçalara solistin hüzünlü sesi eşlik eder. öne çıkan şarkılar; postcards from italy, mount wroclai, ve gulag orkestar'dan sonra çıkan albümlerindeki elephant gun.
elephant gun klibi için:
http://www.youtube.com/...
radarlive 2007'de cumartesi günü sahneye çıkarak cümle alemi eğlendirmiş, çok sevimli insanlardan müteşekkil harika grup. bi de siki siki baba coverlıyorlar ki dillere destan.
kulamığa gelen ilk melodileri ile aramızda şimdilik sonsuza kadar sürmesini dilediğim bir yıldırım aşkı vuku bulmuştur.en kısa zamanda bütün çalışmalarını her yolu deneyerek ele geçirmeliyim.ne de olsa aşkta her yol mübahtır.
zach, bir gün kafasına esip de avrupa'yı karış karış gezmeye karar verdiği ana kadar (pek bir tanıdık bu senaryo, neyse) pek başarılı bir öğrenciydi..gezdiği her yerin kendine has müziğini keşfetmeye çalıştı..sessiz ve keyif dolu geçen bir gecesi, kaldığı dairenin üst katında balkan melodileri çalarak kendinden geçmiş bir grubun müziğiyle daha da keyifli hale geldi..zach, duyduğu ve anında etkilendiği bu müziği canlı canlı dinlemek istedi ve merakla üst kata çıktı..tüm gece balkan çingene müziği yapan sırp müzisyenler ile eğlendi..müzik hayatında yeni bir dönemin başladığının herhalde farkındaydı..
bu andan sonra yarattığı tüm müziklerde bu gecenin izlerine rastlanır..
her ne kadar tek başına harikalar yaratmış olsa da, zach'in yarattığı beirut şuan 6 ila 10 arasında değişen bir nufüsa sahip bir grup..kariyerinin ilk müzik videosunu ise elephant gun'a çekmişti; (bkz: http://www.youtube.com/...)
ikinci albümü ise, "the flying club cup", 9 ekim 2007'de piyasalarda yerini almıştı..
* * *
ahh..kesinlikle bana hitap ediyorsun eyy beirut..kafamın içini okuyorsun..gönlüme işliyorsun..rahatlatıyorsun beni..bana daha yakın olamazdın herhalde!
elimde olsun olmasın her parçasına/şarkısına/melodisine anlam yüklüyorum..
yaptığı müzik öylesine beni benden alıyor başka bir diyara götürüyor ki; orada kalmak istiyorum..geri dönmek bir seçenek olmamalı..sadece imkansız olmalı, onu istiyorum! mutluluğu, sevinci, keyfi, acıyı, merakı, şaşkınlığı, üzüntüyü, hasreti, aşkı, her yönüyle bir hayatı masalsı anlatıyor..ya da bir masalı bana hayat diye sunuyor..
imkansızı istetiyor bana..belki de ona ulaşmam için gücü de bahşediyor..can kulağı ile dinliyorum..dinlemem gerekiyor..
zach'in* bu alternatif ve baya güzel düşünülmüş klibi boyunca hiç bir enstrümana elini sürmemesi ve çalmaması daha ilginç bir detaydır..nitekim kendisi -daha önce de dile getirdiğim gibi- aslında o klipte görülenlerin hepsini çalabilen, müziğine ittihat ettirtebilen bir insandır..üstün birisidir!
harikalar diyarı 'dır. alice olduğunuzu düşünün. harikalar diyarına gitmişsiniz, bir yanda tavşan kardeş zıplayıp atlıyor yeşil çimenlerin üstünde, diğer yandan kupa kart askerler kılıç kalkan takılıyor. tepede güneş var, sıcacık ısıtıyor insanın içini. hatta yumurta kafalı çocuklar ip atlıyorlar tavşanın uzandığı yeşil çimenlerde. herkesin yüzünde kocaman bir mutluluk var, gülümsemelerine gerek kalmadan hissettiriyor kendini çünkü fonda beirut çalıyor. insana huzur veriyor, uyuşturuyor belki de. içe işleyen o yumuşacık ses mi yoksa müzik mi tam olarak tespit edilemiyor ama tarz olarak benzeyenlerin hiç biriside aynı hazzı vermiyor insana. mutlu olmaya itiyor sanırsam beirut insanı. genel tema hüzünlü gibi olsa da mutlu olmaya itiyor insanı her defasında.
biraz "oha beyrut oha" olacak ama hakettiğini düşünüyorum. gerçekten harika. burda bir şeyler yazayım istedim fakat gereken her şeyin söylendiğini düşünüyorum. ben bir grubu veya bir insanı ilk dinlemede sevebilen bir insan değilim ama bu başka bir şey. harika bir ses, harika bir müzik, insanlığın bu elemanı dinlemesi gerek. hele ki nantesi kesinlikle dinlemesi gerek. beni bu güzel müzikle tanıştıranlara ** teşekkürü borç bilirim.
gulag orkestar albümü ile içimize neşe saçan bizi saatlerce dans ettiren grup.a sunday smile ile sürekli gülme isteği uyandırırlar.güzeldir beirut,tatlıdır şarkıları.