|
|
- karadutum, çatalkaram, çingenem
nar tanem, nur tanem, bir tanem
ağac isem dalımsın salkımsaçak
petek isem balımsın ağulum
günahımsın, vebalimsin.
dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
yoluna bir can koyduğum
gökte ararken yerde bulduğum
karadutum, çatalkaram, çingenem
daha nem olacaktın bir tanem
gülen ayvam, ağlayan narımsın
kadınım, kısrağım, karımsın
- asaf halet'in şiirindeki ifadesiyle 'elleriyle şiir çizen adam'. şair ve ressam.
- romanya'lı eşi ile evliyken boş durmamış ermeni kızı mari gerekmezyan ile hazin bir aşk yaşamıştır. mari gerekmezyan'ın tüberkuloz olması üzerine bir çok resmini ilaç almak maksadıyla yok parasına satmıştır. karadut şiirini de mari gerekmezyan'a atfen yazmıştır.
- en azından üç dil bileceksin
en azından üç dilde
ana avrat dümdüz gideceksin
en azından üç dilde düşünüp rüya göreceksin
en azından üç dil
birisi ana dilin
elin ayağın kadar senin
ana sütü gibi tatlı
ana sütü gibi bedava
nenniler küfürler masallar da caba,
ötekiler yedi kat yabancı
her kelime aslan ağzında
her kelimeyi bir dişinle tırnağınla
kök sökercesine söküp çıkartacaksın
her kelimede bir tuğla boyu yükselecek
her kelimede bir kat daha artacaksın
en azından üç dil bileceksin
en azından üç dilde
canımın içi demesini
canım ağzıma geldi demesini
kırmızı gülün alı var demesini
nerden ince ise ordan kopsun demesini
atın ölümü arpadan olsun demesini
keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur demesini
insanın insanı sömürmesi
rezilliğin dik alası demesini
ne demesini be
gümbür gümbür gümbürdemesini bileceksin
en azından üç dil bileceksin
en azından üç dilde ana avrat dümdüz gideceksin
en azından üç dil
çünkü sen ne tarih ne coğrafya
ne şu ne busun
oğlum memiş
sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun
dizelerinin sahibi ünlü ressam, şair.. bir de bedri rahmi koyu olacaktı göcek açıklarında.(yamuluyorsam düzeltin).
- "ne zaman bir türkü duysam, şairliğimden utanırım" demiştir
- zindanı taştan oyarlar
bursa'nın ufak tefek yolları
ağrıdan sızıdan tutmaz elleri
tepeden tırnağa şiir gülleri
yiğidim aslanım aman burda yatıyor.
bir şubat gecesi tutuldu dilin
silâha bıçağa varmadı elin
ne ana ne baba ne kız ne gelin
yiğidim aslanım aman burda yatıyor.
ne bir haram yedin ne cana kıydın
ekmek gibi temiz su gibi aydın
hiç kimse duymadan hükümler giydin
döşek diken diken yastık batıyor
yiğidim aslanım aman burda yatıyor.
zindanı taştan oyarlar
içine bir yiğit koyarlar
sağa döner böğrü taşa gelir
sola döner çırılçıplak demir
çeliğin hası da yiğidim aman böyle bilenir
döşek melul mahzun, yastık batıyor
yiğidim aslanım aman burda yatıyor.
bugün efkârlıyım açmasın güller
yiğidimden kötü haber verirler
demirden pencere taştan sedirler
döşek melul mahzun yastık batıyor
yiğidim şahinim aman burda yatıyor
mezar arasında harman olur mu?
on üç yıl hapiste derman kalır mı?
azrail aç susuz canın alır mı?
döşek melul mahzun yastık batıyor
yiğidim şahinim aman yerde yatıyor...
dilinde dilimi bulduğum
gücüne kurban olduğum
anam babam gibi övdüğüm
dayan hey aslan ustam
abenim
yiğidim dayan.
dayan hey gözünü sevdiğim
bugün efkârlıyım açmasın güller
yiğidimden kötü haber verirler.
sana kökü dışarda diyenlerin kökleri kurusun
kurusun murdar ilikleri dilleri çürüsün
şiirin gökyüzü gibi herkesin.
sen kızılırmak kadar bizimsin
en büyük ustası dilimizin
canımız ciğerimizsin.
bugün burdaysa şiirin, yarın çin'dedir
bütün hışmıyla dilimiz
kökünden sökülmüş bir çınar gibi
yüreğimiz içindedir.
bugün burdaysa şiirin, yarın çin'dedir
acısıyla sızısıyla alnının kara yazısıyla
bir yanı nur içinde tertemiz.
bir yanı sızım sızım sızlayan memleketimiz içindedir.
- göcek'te adına bir koy bulunan ressam,şair...
(anarko, 29.10.2005 16:53 ~ 15.05.2007 16:05)
- seni düşünürken
bir çakıl taşı ısınır içimde
bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar
bir gelincik açılır ansızın
bir gelincik sinsi sinsi kanar
seni düşünürken
bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır
deliler gibi dönmeğe başlar
döndükçe yumak yumak çözülür
çözüldükçe ufalır küçülür
çekirdeği henüz süt bağlamış
masmavi bir erik kesilir ağzımda
dokundukça yanar dudaklarım
seni düşünürken
bir çakıl taşı ısınır içimde
- ''biz dünyadan gider olduk
kalanlara selam olsun ,
ama hep böyle gidecekse bu dünya
kalanlara haram olsun .''
- ...
canımın çekirdeğinde diken,
gözümün bebeğinde sitem var.
...
- kendisini çizdiği eskiz çalışmalarına bedros adını vermiştir
(abece, 05.10.2006 03:08)
- şairim,
zifiri karanlıktan gelse şiirin hası
ayak seslerinden tanırım
ne zaman bir köy türküsü duysam
şairliğimden utanırım...
- aynı zamanda ressam olan bedri rahmi eyüboğlu'nun atölyesinin girişinde asılı yemin:
bugüne kadar resim sanatı alanında
yapılagelmiş olanları inceleyeceğime
kendini bütün dünyaya kabul ettirmişler
arasında beni en çok saranlarını ayırarak
onlara kendi aramalarımı, denemelerimi
katacağıma
alışılagelmiş, basmakalıp, hazırlop
klişeleşmiş çiğnene çiğnene tadı tuzu
kalmamış hiçbir şeyi tekrarlamayacağıma
elimden çıkan her çizgiye
her lekeye
her renge
her beneğe
kendi aklımı
kendi tecrübemi
kendi tasamı
kendi ömrümü, yüreğimi basacağıma
aldığım nefes, içtiğim su, bastığım toprak
gözüm, kulağım, burnum,
elim, belim, dilim, derim üstüne
yemin ederim
yemini bozduğum gün
burdan giderim
- bak şu güneş nasıl geliyor.
sen de öyle gel be!!!!
bak şu ışık nasıl vuruyor
sen de öyle vur be!!!!
- karadut kitabını resimleriyle süslemiştir.
- marifet hiç ezilmemek bu dünyada
ama biçimine getirip ezerlerse
güzel kokmak
kekik misali
lavanta çiçeği misali
fesleğen misali
ıtır misali
isâ misali
yunus misali
tonguç misali
nâzım misali
demiştir ve ne de güzel etmiştir.(galak, 17.09.2007 17:08)
- şiirlerinde geçen meyve adları ve o adların kullanılış sıklıkları üzerine doktara tezi hazırlanmış olan şair, ressam.
(bkz: http://turkoloji.cu.edu.tr/...)(aytok, 17.09.2007 17:14 ~ 18.09.2007 15:43)
- arkadaş dökümü
evvela dişlerimiz döküldü
sonra saçlarımız
arkasından birer birer arkadaşlarımız
şu canım dünyanın orta yerinde
yalnız başına yapayalnız
kırılmış kolumuz, kanadımız
tatlı canımızdan usanmışız
bir şüphedir sarmış yüreğimizi
..........
..........
dünyaca ünlü ; şair,yazar,ressam ve mozaik sanatçımızdır.(pilin, 07.10.2007 15:49)
- sana büyük şehirlerden bahsedeceğim.
en büyük camiler orada kurulur,
en küçük mezarlar orada kazılır
en kara yazılar orda dizilir.
yüksek minarelerde sela verilir,
civar hanelerde zina edilir.
büyük şehirlerde yalan söylenir,
halbuki küçük köylerin mezarlığı bile yoktur.
büyük şehirlere bağlanma mehmedim.
öyle bir şehre yerleş ki,
küçük olsun fakat bizim olsun.
sokaklarında tanımadık yüz,
ensesine şamar atmayacağın kimse dolaşmasın.
her ağacına elin,
her karış toprağına terin değsin.
ve kuytu evlerden birinde
senden habersiz ölenler olmasın.
- yetiştirdiği öğrencilerle cuhuriyet dönemi türk resim sanatı tarihine isimini yazdırmış olan ressam ve şaiir sanatçımız.
- hem ressamdır hem de şairdir. bu nedenledir ki şiirlerinde hep resim yapan bir adam gizlidir. ve yine bu nedenledir ki şiirleri gözünüzün önünde tecessüm eden bir resim oluverir.
- evvela dişlerimiz döküldü
sonra saçlarımız
arkasından birer birer arkadaşlarımız
şu canım dünyanın orta yerinde
yalnız başına yapayalnız
kırılmış kolumuz, kanadımız
tatlı canımızdan usanmışız
bir şüphedir sarmış yüreğimizi
ya kendini aldatıyor demişiz ya bizi
bir şüphedir demir atmış ciğerimize
pamuk ipliği ile bağlamışlar bizi
düğüm üstüne düğüm şöyle dursun
bir çalım bir kurum hepimizde
nereden inceyse oradan kopsun
bu canım dünyanın orta yerinde
hayvanlar kadar bağlanamamışız birbirimize
yalan mı? gözünü sevdiğim karıncalar
işte: hamsiler sürü sürü
arılar bölük bölük geçer
leylekler tabur tabur
ya bizler? eşref-i mahlukat! ..
boğazımıza kadar kendi murdar karanlığımıza gömülmüşüz
bizler bölük bölük, bizler tabur tabur
bizler sürü sepet
yalnız birbirimizi öldürmüşüz
bedri rahmi eyüboğlu
- kendisi sanatımızın b vitamidir.
(bkz: dol karabakır dol)(kirmizi, 20.07.2008 18:24 ~ 18:24)
- (bkz: istanbul destanı)
|