|
|
- rus edebiyatı ustalarından dostoyevski nin ilk romanıdır.
öksüz bir kıza aşık olan fakir ve yaşlı bir katip anlatılır romanda. mektuplaşma yoluyla akıcı bir üslup benimsenmiştir...
- dostoyevski'nin 25 yaşında yazdığı ilk romanıdır.kitap anne babasını kaybetmiş bir kızcağızla, ona aşık olan ama çaktırmayan fedakar yaşlı katibin birbirine yazdığı mektuplar şeklindedir.
- (bkz: dünya klasikleri)
- oda yayınları'nca basılan bir kopyasını okuduğum kitap -tabii yıllar önce-.
- yalçın küçük' ün : "insancıklar'ı okumadan başka kitapları okumak boşa zaman harcamaktır" dediği ve dünya edebiyatının en önemli birkaç eserinden biri olarak gördüğü roman.
(aytok, 29.03.2007 18:56)
- ayrıca dostoyevski bu kitabın konusunu oluşturan insanlara yemek ısmarlayıp para vererek onların hikayelerini en ince ayrıntısına kadar sorgulama hakkı kazanıyordu.elbette babasının ölümünün hemen ardından har vurup harman savurduğu baba parasıyla.
- dostoyevskinin o eser okunmadan kendisinin anlaşılamayacağını söylediği yapıt.
- dostoyevskinin ilk kitabı olması hasebiyle -ve bittabiki bence- gereğinden fazla abartılmış bir kitap.
kumarbaz ya da ölü evinden notlardan çok nitelikli değil.
kısa, mektuplardan oluşan rahat okunan bir kitaptır
basitliğin romanıdır, üç kuruş para bir dirhem itibarın ne menem bir kıymeti harbiyeye sahip olduğunun anlatılmasıdır.
basit insanların ya da kitabi ifade ile insancıkların lüzumsuz hikayesidir.
onlar da sevebilir falan filan gibi bi şeydir.
yine de rus edebiyatının pek hitap etmediği biri olarak yorumlarım bağlayıcı olmayabilir.
adettendir, kitaptan:
"ne yazdığımın bile farkında değilim; ne yazdığımı nasıl yazdığımı bilmiyorum. tekrar okumuyorum, ifademi düzeltmiyorum.yalnızca yazmak için, size çok çok yazmak için yazıyorum. gözümün nuru..."(khaki, 18.09.2008 13:09)
- yalçın küçük, insancıklar'ı okumadan yazmanın, ciddi bir cüret isteyeceğini söyleyip, ekliyor; "türkiye'de okuduğu roman sayısı, yazdığı roman sayısından az olanlar var."
|