1. beden eğitimi sadece top peşinde koşmak ise evet çok yararlı olan ders...
    bu dersler genelde hocanın yoklama alması ve çocuklar futbol oynamak isteyenler şuraya,basketbol oynamak isteyenler buraya voleybol oynamak isteyenler oraya şekliyle başlar ve zil çalınca biter...
  2. ders olarak beden eğitimi çok kek bir ders idi..yani bizim okulda öyle idi, öyle desem daha güzel olacak tabi..bazı okullarda kızlara bile şınav çektirildiğini biliyorum hani..

    neyse efendim, güzel güzel top teperdik, böyle çocuklar gibi şendik (zaten çocuktuk)..asıl bizi üzen -yine bizim okula özel bir durum olabilir- bu dersi cuma öğleden sonra son 2 saate koyarlardı..inadına da ders sonunda terli terli, böyle artık sıfır enerji ile tekrar okul kıyafetlerimizin giyilmesi ve bayrak törenine katılmamızı isterlerdi..haa önemli olan bayrak töreninden kaçmak değildi, sadece o saatten sonra tekrar giyinmek zordu..sıcak günlerde hiç de çekilmezdi..resmen bir işkence idi..beden asıl o zaman eğitiliyordu yani..o derece..

    sonuçta ortaokul ve lise gençliğin uzun tenefüs kıvamında dersi idi..değişilmez idi..
  3. ortaokul yıllarının iple çekilen yegane derstir. o zaman yaptığım maçların zevkini şimdi hiçbir şeyde bulamam.
    beden eğitimi dersinin olduğu günün gelişini beklemek insanı adeta hayata bağlar.
    bir önceki gece hazırlık yapılır; öncelikle ayakkabılar torbaya konur, ardından ayakkabılar ve kıyafetler çantaya...
    güzel havalarda voleybol, basketbol ve futbol maçları zevkle yapılırken yağışlı ya da kötü havalarda yalnızca futbol maçı yapılır.

    arada zaman kaybı olarak görülen hocanın yaptığı sınavlar olur:
    "sağ-sol, kıta dur!" yapılır, çark edilir, basketbolda turnike atılır, voleybolda pas verilir, futbol topu kontrol edilir.
    en kötüsü de mart- nisan-mayıs ayları boyunca süren 23 nisan-19 mayıs hareketleridir. hiç bitmeyecekmiş gibi gelir... tek teselli hepberaber olmaktır. bu çalışmalar boyunca kesintisiz muhabbet döner:

    -len kemal, şort çok komik olmuş olm!
    + seninki çok güzel sanki! aynısı lan!
    - yaşar nerde?
    + 3. sırada...
    -sen ne renk olcaksın?
    +ne biliim! güneşin altında piştik zaten!

    gerçi 1-2 tane uyanık rapor alıp tüyerdi ama hemen hemen herkes katılırdı.

    yine de en güzel ders beden dersiydi. yani matematiği ben de severim, zaten mühendis çıkacağım ama hiç bir şey beden dersinin genç dimalar üzerindeki etkisinin önüne geçemez.
    mesela beden dersinin olduğu gün banko okulda kalınır, maç yapılır ama dersteki kadar zevk vermez. çünkü beden dersinde yapılan maç, tenefüste de devam eder; hoşlandığın kız gelip seni izler falan... orası ayrı konu gerçi...
  4. özellikle kasadan atlama, takla atma gibi gereksiz saçma sapan hareketlerin yapıldığı lüzumsuz ders. takla atılan beden derslerinden kaçmak için atmadığım takla kalmadı. bi gün mecburen yakalndım. hoca zorla bana takla attırmaya çalışırken boynumdan gelen kütürtüleri ve 1 hafta boyunca felçli gibi yattığımı hatırlıyorum. tüm israrlarıma rağmen bana takla attırmaya çalışan hocanın boynumdan gelen sesleri duyunca gözlerindeki korku dolu ifade ve kadının yaşadığı tırsaklık gözlerimin önünden gitmiyo....