|
|
- sınıfın en piyasa insanlarının kasadan atlarken tüm karizmalarının sıfırlandığı ders
- beden eğitimi sadece top peşinde koşmak ise evet çok yararlı olan ders...
bu dersler genelde hocanın yoklama alması ve çocuklar futbol oynamak isteyenler şuraya,basketbol oynamak isteyenler buraya voleybol oynamak isteyenler oraya şekliyle başlar ve zil çalınca biter...
- effl'de; en çok kumu kim yükleyecek, el arabası yarışları, tenis kortundan taş temizleme şenliği gibi konularında zevkle(!) işlendiği ders
- ders olarak beden eğitimi çok kek bir ders idi..yani bizim okulda öyle idi, öyle desem daha güzel olacak tabi..bazı okullarda kızlara bile şınav çektirildiğini biliyorum hani..
neyse efendim, güzel güzel top teperdik, böyle çocuklar gibi şendik (zaten çocuktuk)..asıl bizi üzen -yine bizim okula özel bir durum olabilir- bu dersi cuma öğleden sonra son 2 saate koyarlardı..inadına da ders sonunda terli terli, böyle artık sıfır enerji ile tekrar okul kıyafetlerimizin giyilmesi ve bayrak törenine katılmamızı isterlerdi..haa önemli olan bayrak töreninden kaçmak değildi, sadece o saatten sonra tekrar giyinmek zordu..sıcak günlerde hiç de çekilmezdi..resmen bir işkence idi..beden asıl o zaman eğitiliyordu yani..o derece..
sonuçta ortaokul ve lise gençliğin uzun tenefüs kıvamında dersi idi..değişilmez idi..
- sadece "beden" diyenlere, özellikle branş öğretmenleri tarafından kızılan dersin adı.
- (bkz: beden edükasyonu)
- literatüre "sizin bedene kim giriyo? eke eke" gibi tiksinç bir espri kazandırmış ders.
- ülkemizde bir türlü atletizim ile özdeşleştirilemeyen ders
- ortaokul yıllarının iple çekilen yegane derstir. o zaman yaptığım maçların zevkini şimdi hiçbir şeyde bulamam.
beden eğitimi dersinin olduğu günün gelişini beklemek insanı adeta hayata bağlar.
bir önceki gece hazırlık yapılır; öncelikle ayakkabılar torbaya konur, ardından ayakkabılar ve kıyafetler çantaya...
güzel havalarda voleybol, basketbol ve futbol maçları zevkle yapılırken yağışlı ya da kötü havalarda yalnızca futbol maçı yapılır.
arada zaman kaybı olarak görülen hocanın yaptığı sınavlar olur:
"sağ-sol, kıta dur!" yapılır, çark edilir, basketbolda turnike atılır, voleybolda pas verilir, futbol topu kontrol edilir.
en kötüsü de mart- nisan-mayıs ayları boyunca süren 23 nisan-19 mayıs hareketleridir. hiç bitmeyecekmiş gibi gelir... tek teselli hepberaber olmaktır. bu çalışmalar boyunca kesintisiz muhabbet döner:
-len kemal, şort çok komik olmuş olm!
+ seninki çok güzel sanki! aynısı lan!
- yaşar nerde?
+ 3. sırada...
-sen ne renk olcaksın?
+ne biliim! güneşin altında piştik zaten!
gerçi 1-2 tane uyanık rapor alıp tüyerdi ama hemen hemen herkes katılırdı.
yine de en güzel ders beden dersiydi. yani matematiği ben de severim, zaten mühendis çıkacağım ama hiç bir şey beden dersinin genç dimalar üzerindeki etkisinin önüne geçemez.
mesela beden dersinin olduğu gün banko okulda kalınır, maç yapılır ama dersteki kadar zevk vermez. çünkü beden dersinde yapılan maç, tenefüste de devam eder; hoşlandığın kız gelip seni izler falan... orası ayrı konu gerçi...(mavio, 23.12.2005 02:54 ~ 02:59)
- sınıf olarak bir yürüyüşe ya da organizasyona* katınıldığı zaman hocanın herkese 5 verdiği ders.
- özellikle kasadan atlama, takla atma gibi gereksiz saçma sapan hareketlerin yapıldığı lüzumsuz ders. takla atılan beden derslerinden kaçmak için atmadığım takla kalmadı. bi gün mecburen yakalndım. hoca zorla bana takla attırmaya çalışırken boynumdan gelen kütürtüleri ve 1 hafta boyunca felçli gibi yattığımı hatırlıyorum. tüm israrlarıma rağmen bana takla attırmaya çalışan hocanın boynumdan gelen sesleri duyunca gözlerindeki korku dolu ifade ve kadının yaşadığı tırsaklık gözlerimin önünden gitmiyo....
- turnikeye girmenin, voleybol topuyla düzgün servis yapmanın benim için bi eziyet olması dolayısı ile lisede yerine resim dersini alarak kendimi takdir etmeme yol açan derstir. hadi len öyle şey mi olurmuş demeyin, gerçekten de seçmeli idi benim zamanımda. ayrıca sınıftaki erkek nüfusun kız populasyona oranına bakıldığında beden dersine girmekten daha karlı idi. bir de o koca spor çantayı terli terli taşımak yerine incecik resim çantasını iett otobüsüne sığdırmak daha bi kolaydı.
- bir mert içgören şarkısıdır, sözleri;
aç kollarını
aç bacaklarını
eritçez senle bütün kilolarını
haydi zıpla benle
1 2 3 4
1 2 3 4
al sana
sweatshirt
o koca kıçını ört
salla hadi önümde
sabah öğle akşam günde 3 kere
gencim güzelim daha ne isterim
her isteyene veririm diye düşünme
30-35 yaşına gelince
aranırsın barlarda her gece
zengin koca arıosun biliorum söyle
bakıorum gözün hep yükseklerde
senin gibileri yüzlerce bu şehirde
o yüzden en iyisi sen beni dinle
boyat saçını değiştir 2 haftada 1
çık dışarı biraz dolaş kendini sevdir
rekabet çok kendini geliştir
sana güveniolar aileni sevindir
pahalı değilse alma
kro değilse bakma
zengin değilse açma
elmas değilse takma
herşeye kanma herkese inanma
fırlat çocukları arka arkaya
gucci değilse giyme
merso değilse binme
piyasa değilse gitme
moho değilse içme
zengin değilse verme
kal hamile
sonra boşa kocanı
paraları ye
madem açsın o zaman açmalısın
madem açtın o zaman saçmalısın
madem saçtın o zaman yatmalısın
madem yattın o zaman malsın
haydi zıpla benle
1 2 3 4
1 2 3 4
çek karnını içeri
bırak artık yemeyi
al eline içkini
dik hemen hepsini kim tutar seni
sevmek sevilmek
görmek görülmek senin de hakkın
dayan biraz daha pes etme sakın
o günler de gelecek elbet çok yakın
önce para ev araba zengin koca
aşkı unut şimdilik çok kafana takma
sakın aşık olma çok kaptırma
bunlar sadece deneme yanılma
düşün geleceğini dinlesene anneni
senin için istediği sadece en iyisi
-kızım bulsana artık birisini
*kızma annesi basmıo beyni
pahalı değilse alma
kro değilse bakma
zengin değilse açma
elmas değilse takma
herşeye kanma herkese inanma
fırlat çocukları arka arkaya
gucci değilse giyme
merso değilse binme
piyasa değilse gitme
moho değilse içme
zengin değilse verme
kal hamile
sonra boşa kocanı
paraları ye
madem açsın o zaman açmalısın
madem açtın o zaman saçmalısın
madem saçtın o zaman yatmalısın
madem yattın o zaman malsın
çok okuma çok çalışma çok yorulma
akıllı olma çok konuşma
çocuklara bak
alışveriş yap
takıları tak
ye iç yat sıç kalk her dakka
kim bindirecek seni mersolara söyle
kim götürecek seni alışverişe parise
kim alıcak sana
evi etilerden
kim hadi söyle kim kim??
karşında ali 35 yaşında inşaat mühendisi
aptal ve saftır kendisi
çalışır günün 16 saaati
karşında hakkı 55 yaşında bankacı
biraz yaşlı ama çok anlayışlı
hem tonton hem de tatlı
veeeeeeee...karşında sami
26 yaşında hala öğrenci para yiyici
uyur gündüzleri çıkar geceleri
yedirir içirir kendini emer çok zengin
madem açsın o zaman açmalısın
madem açtın o zaman saçmalısın
madem saçtın o zaman yatmalısın
madem yattın o zaman malsın(çakal, 03.10.2008 10:46)
- (bkz: sizin bedene kim giriyor)
|