|
|
- bu da hollywood'un senelerdir kurtulamadığı vebası, anne frank'ın babasının ülseri ya da ne bileyim terleyip atılamayan uzun metrajlı bir grip serisi.
ecnebinin terminolojisinde soul transference veyahut body swap olarak adlandırılan bu filmlerden, kilo ile defter satan adamın mantığından hareketle onlarca çekilmiş; ve bu filmler cennet vatandaki video çılgınlığı döneminde pamuk gibi ekmek yedirmiş, ancak bu furya gelip geçmesine rağmen pazar sabahı kahvaltı sofrasında izlenecek aile filmleri boşluğunu da başarı ile doldurabildiğinden leş popülaritesinden bir şey kaybetmemiştir.
ikiye ayrılır genelde bu tip filmler. yaşlı adam ya da kadın, oğlu ya da kızıyla beden değişikliğine uğrar. ya da iki yaşıt şahıs, ki bunlardan birinin alignmentı lawfull goodsa diğeri chaotic evildır, kendi aralarında beden değiştirirler.
o dakikadan sonra kah şakalar, kah nükteler havada uçuşur, aksilikler birbirini kovalar.
çiftlerimizin sorunları ise yarım ayın 2. günü aynı anda amuda kalkıp birbirlerinin enselerine vurarak, sihirli ay çöreğini aynı anda ısırıp öndiş üzerinde senkronize dil gezdirerek veyahut ikiye bölünen bir madalyonu yıldırımlı bir gecede birleştirerek çözülür. bedenler eskiye döner, zihinler ışıl ışıl.
ve evet her ne hikmetse bu filmler bitmiyor, en az iki yılda bir yenisi çekiliyor, el altından atv yahut kanal d'ye satılıyor. "şopar köpek beethoven", "gral arkadaş sanal bebek" temalı filmlerden kalan vakitlerde bunlara maruz kalıyoruz bizler de.
türünün örneklerini şöyle verirsem bir fikriniz olur gibi:
(bkz: 18 again) (81 yaşından 18 yaşındaki bedene uçuyor başrolümüz)
(bkz: freaky friday) (jamie lee curtis'in en kötü filmi, kızıyla değiştiriyorlar bedenleri)
(bkz: like father like son) (babayla oğul, malum)
- (bkz: skeleton key)
- bi' bakıma;
(bkz: face off)
- artık bi yeter dedirtir.
(bkz: shrek 3)
- kendimi bildim bileli var olan filmlerdir bunlar. çocukken çok eğlenceli gelirdi, sinemada filan izlemeye giderdik. ama gel gör ki benim yaşım erdi kemale ve bugünki çoluk çocuk doğar doğmaz pc oyunlarıyla haşır neşirken bu fantastik çalışmalara kimse yüz vermez. bunu birileri anlatmalı. muhatapları da bir zahmet anlamalı.
bizim zengin kız fakir erkek temalı filmler bile bunlardan daha çok izleniyordur.
- yeni bedene alışma sürecinde meydana gelen garip olaylarla, komiklerle, şakalarla dolu filmlerdir. sırf şu süreçteki ilginçlikler üstüne film yapılıyor hatta sonradan furyası bile oluyor. anlamak güç. halen komik diye nitelendiren var mıdır bilemiyorum ama suyunun çıktığını, yaratıcılıktan son derece yoksun senaristlere sahip olduklarını söylemek kolay. unutmadan belirteyim, filmin en komik yerleri alışma sürecinde meydana gelen bir dizi sakarlık örneği ve beden değişime uğrayan şahsın eski bedene aitmiş gibi bir ruh haliyle ettiği bir kaç cümledir. yerseniz, gülerseniz. sonlara doğru da duygusal bi durum oluşur, tercih yapma zorunluluğu gelişir ki iyilik kazanır. ortam şenlenir halay çekilir.
- the fountain'ın uyabileceğini sanmadığım film kategorisi, ancak şöyle bir şeyler var.
(bkz: it's a boy girl thing)
(bkz: hot chick)
hatta biraz daha zorlarsak (bkz: she's the man)(albus, 05.08.2007 23:09)
- "birbirine ikiz gibi benzeyen iki kişinin yer değiştirdiği filmler"in kardeşidir bi yerde, can dostudur. birinin olmadığı yerde bir diğeri kesin olur. eküri diyebiliriz sanırım. pazar günleri star tv seyrediyorum.
|