becoming jane   

adana çık aradan

  1. türkiyede 7 eylülde vizyona girecek olan,jane austenın meşhur olmadan önceki dönem sürdürdüğü hayatı konu edinen,merakla beklenesi film.filmde the devil wears pradadan aşina olduğumuz güzel insan anne hathaway jane austen karakterini,penelopeden hatırlanabilecek sevimli kişilik james mcavoy tom lefroy karakterini canlandıracak ve filmde jane austen ile tom lefroy arasındaki aşk mevzu bahis olacaktır.ayrıntılı bilgi için:

    http://www.imdb.com/...
    (purplemurple, 26.08.2007 22:33 ~ 22:34)
  2. inanılmaz derecede güzel, insana kendini kaybettiren, filmin 5. dakkasından sonuna kadar (mutlu sahneler dahil) şahsımı gözyaşlarına boğmuş film. etkisinin ne kadar zaman sonra bünyeden kalkacağı ilerde anlaşılacaktır ancak tekrar tekrar izleneceği için hiç de kalkmaması imkan dahilindedir. american anna hathawayin british aksanlı, scottish canım james mcavoy'unsa irish aksanlı karaktere can vermesi de "ironic" olmuştur.
    (snowberry, 07.09.2007 01:17 ~ 01:24)
  3. aşkın gücünün de üstünde hakimiyeti olan kaderin gücünü anlatan güzel bir film. asi kızla asi erkeğin aşkı...
    (madalyonun güzel yüzü, 07.09.2007 01:45)
  4. (bkz: becoming insane)
    (dirtypain, 07.09.2007 01:50)
  5. aşkın kitabı diye türkçeye çevrilen,jane austen ın gerçek aşk hikayesini anlatan,aşkın kaybettiği filmdir.biraz iç burkuyor ama mutlu da ediyor insanı.hele de o müzikler ayrı bir tat vermiş filmde.(filmin sonundaki soprano hele de)
    çocuğuna eski sevgilinin adını vermek de ayrıca gördüğümüz bir detay.
    (sophie, 18.09.2007 23:30 ~ 23:32)
  6. başından sonuna kadar inanılmaz bir empati ve duygu yoğunluğuyla izlediğim, hikayesi beni hem dünyada öyle bir aşkın olma ihtimaline karşı umutlandırmış, hem de böyle bir aşkın imkansızlığına ağlatmış, ünlü romantik yazar jane austen'ın muhtemelen süslenmiş, belki de abartılmış, ama çok güzel yapılmış biyografisinin filmi..
    (chocolattes, 19.09.2007 00:24)
  7. film sürekli "aşk mı,mantık mı?"sorusunu sorduruyor.siz "aşk" deyip duruyorsunuz.aşk feleğin çemberine takılıp kalıyor sonunda ama jane austen tek başına onun yanında durmaya devam ediyor.
    (dünya koca bir yalandı gördüm, 06.11.2007 11:38)
  8. kafa dağılsın diye izleyip, mantığın zaferini izleyip gene daralmanızı sağlayandır. oysa itiş ve çekişlerle, göl kenarı sahneleri, orman manzaraları, ironik yaklaşımları ile gülümseyerek sessizce kendini izletir. bozulmasın aman, şimdi bir mutlu son izlemek istiyorum hissiniz, yavaş yavaş kaybolur, sonunu getirirsiniz... film pride and prejudice benzeri dönemsel filmlerden. her sahne belki de izlenmiş hissinde, oyunculuklar, sanatsal boyut vs. dersek ne gerek belki, ama sadece dönemin dans sahnelerinin içine düşme isteği bile yarattığı için sevilesidir kimine...
    (heidi, 01.12.2007 09:23)
  9. izlediğinizde jane austen'in gurur ve önyargı' yı (pride and predjuce) yazarken, romana kendi hayatından pek çok şeyi kattığını görmüş olacaksınız.

    örneğin; romanda elizabeth'in en küçük kardeşi lidya pek oynak bişeydi, filmde de jane austen'in kuzeni linda'yı benzer karakterde biri olarak görüyoruz. romandaki bay wickham, subaylıkta yükselebilmek için fırsat kolluyordu, jane austen'in erkek kardeşi de subay olabilmek için güzel ve zengin bir dulla evleniyor.filmde jane ve tom lefroy arasındaki atışmalar, baloda dans ederken bile jane'in inatla savunduğu sözler romanda elizabeth ve bay darcy arasında geçen konuşmaları anımsattı.romanda elizabeth'in annesi bayan bennet kızlarını evlendirmek için fırsat kollarken, babası her şeyi akışına bırakıyordu.sakin bir mizacı vardı.filmde de jane'in annesi de kızına evlenmesi için devamlı baskı yaparken, babası sakinliğini koruyor.romanda elizabeth'in ablası jane sessiz ve güzel bir kızdı, filmde de jane austen'in ablası cassandra tıpkı romandaki jane gibi.aralarındaki tek fark cassandra'nın nişanlısının ölmesi...kim bilir belki de jane austen, romanı yazarken jane karakterine mutlu bir aşkı ablasını mutlu edebilmek için koymuştur...
    (hürrem, 11.02.2008 09:48)
  10. ilk defa bir film "bitmesi gerektiği gibi bitti" diye çok kızgınım.. insanoğlu çok doyumsuz işte..
    (madhate, 11.02.2008 10:49)
  11. (bkz: being john malkovich)
    (camel, 11.02.2008 11:15)
  12. ünlü ingiliz yazar jane austin'in ünlenmeden önceki hayatını, yaşadığı aşkın kitaplarına nasıl yansıdığını anlatan bir aşk filmi.

    jane austin rolünde anne hathaway oynuyor başarıyla.

    ---spoiler---

    jane, kendisiyle evlenmek isteyen zengin, akıllı uslu, efendi bir adamla, aralarında aşk olmadığı için evlenmek istemez.

    şımarık, kendini beğenmiş, ukala ve yakışıklı bir adama aşık olur, onla da evlenemez.

    işte bu aşk, hayatını değiştirir.

    ---spoiler---

    filmde, dönemin ingiltere sinde kadınların nasıl ikinci sınıf insan durumunda olduğu açıkça görülür. kadın bir yazar olması, kadının bir işten para kazanması, ve eğer varsa bu yolla kocasından ünlü olması yadırganır epey.

    sonuçta hoş bir aşk filmi.

    yalnız bir noktaya dikkat çekmek isterim. bence jane in kitaplarını yazmasında başlıca etken ne aşkı, ne hayatı, ne bunun gibi birşey. tek etken kullandığı kalem. o nasıl güzel bir kalem. ucu sivri ve yumuşak dolma kalem. en son ilkokulda güzel yazı diye bir ders vardı. o derste dolmakalem kullanmıştım. onda da özgür değildim. hocanın yazmamızı istediği şeyleri yazardık. zaten kalem bitmesin diye hariçten şey de pek yazmazdım. şimdi fiyatlar ne durumdadır bilmiyorum ama o zamanlar pahalıydı o kalemler.
    neyse işte, jane in kullandığı o kalemle insanın yazdıkça yazası gelir. filmi izlerken jane e fazla kalemin var mı? diye sorasım geldi. o derece yani
    (muhabirkedi, 17.02.2008 00:12)
  13. - hayır, yapma jane ! senden asla vazgeçmem !
    - tom..
    - ne konuş, ne de düşün! sadece beni sev. beni seviyor musun ?
    - evet ! ...
    ama aşkımız ailene zarar verecek olursa, kendine de zarar verecektir...
    - hayır !
    - evet ! ...
    suç, pişmanlık ve sorumlu tutma, zaman içinde aşkımızı bayağı bir hale getirecek.
    - saçmalık bu !
    - gerçek bu ! çelişkilerden ibaret bir gerçek... ama bu gerçeği gülümseyerek karşılamalıyız. yoksa sahte bir şeyleri paylaşıp, birbirimizi hiç sevmemiş olduğumuzu kabul edeceğim ...
    ... hoşçakal ...
    (scherzi, 17.02.2008 00:53)
  14. başrollerde brokeback mountain ve the devil wears prada adlı filmlerden tanıdığımız anne hathawayile son zamanlarda yıldızı iyice parlayan james mcavoy'un bulunduğu; 2007 yapımı romantik bir film. konu itibariyle jane austen'ın gençlik dönemini ve çarpıcı (belki de çaresiz) aşkını ele almakta. evlilik, para ve aşk üçgeninde sıkışıp kalmış bir bayanın, kitaplarıyla son bulan hayatını anlattığı da söylenebilinir. duygusallığı, romantizmi ve biyografik yapısıyla gayet başarılı ve gerçekten etkileyici.
    (elera, 21.09.2008 19:54)