beat kuşağı *  

adana çık aradan

  1. çekerim otu atarım hapı veririm şiiri yaparım yogayı ekibi.
    (kurremkamerruk, 21.04.2005 00:00)


  2. uyuşturucu, alkol, seks ve edebiyat kuşağı.

    bir ara metalci gençlerin ucundan yakalamaya çalıştıkları akım. "biz de onlar gibi olalım" özentisiyle, psychedelic denemeyecek saçma sapan öyküler, senaryolar yazarlar, sürekli birşeyler içerlerdi.

    demek ki neymiş, çağın öncesinde yaşanamazmış.

    (bkz: jack kerouac)
    (bkz: yolda)
    (right lane must exist, 21.04.2005 08:58)
  3. temel olarak ünlü alman düşünürü johann gottlieb fichte'nin öncülüğünü yaptığı romantizm (hippi kuşağı) akımının amerika kıtasındaki yansımaları veya versiyonlarından biri olarak ifade edilebilecek ve bireysel bir tanımlama ile hayal dünyasında yaşayan kayıp bireyler olarak ifade edilebilecek kuşaktır bu.
    (fempusay, 25.04.2005 12:04)
  4. 6.45 yayınevinin sırayla temsilcilerini basmaya başlamasıyla beraber 90 ların başından itibaren kadıköy çevresinde çok okunmaya başlanmıştır..etkilenilmiştir..lakin bu coğrafyanın arada kalmışlığıyla onların aradakalmışlığı arasında çok büyük uçurumlar vardır..şahsi kanaatim en iyi şairlerinin allen ginsberg olduğudur..(bkz: america) en iyi yazarıda richard brautigandır...
    (hayatberbat, 15.02.2007 22:40)
  5. abd'de bir grup popüler kültür karşıtı yazarı tanımlamak için kullanılan terim. jack kerouac'da bu bu terimi ilk ortaya atan kişi olarak kabul edilir.

    (bkz: martin duberman)
    (bkz: allen ginsberg)
    (vend avesta, 02.06.2007 14:26)
  6. 1950li yıllarda ortaya çıkan bir edebiyat akımına dahil olan yazarları tanımlamak için kullanılır.dönemin abd toplumunun değerlerini eleştiren beat kuşağı yazarlarının başında jack kerouac,william seward burroughs ve allen ginsberg gelmektedir.beat generation tanımı ilk olarak on the road'un(1957) yazarı jack kerouac tarafından ortaya atılmıştır.
    (masticore, 22.06.2007 17:29)
  7. şu kitaplar okunmadan anlaşılamayacak kuşak;
    jack kerouac
    yalnız gezgin, parantez, mart 1998
    paris'te satori, parantez, mayıs 1997
    pic, parantez, aralık 1996
    zen kaçıkları, söz yayın, 1997
    yolda, ayrıntı, 2008
    allen ginsberg
    amerika, altıkırkbeş, mayıs 1998
    uluma, altıkırkbeş, ocak 2008
    william s. burroughs
    çıplak şölen, altıkırkbeş, şubat 1999
    top, altıkırkbeş, ekim 2001
    canki, iletişim, 1994
    içerdeki kedi, altıkırkbeş, ağustos 2003
    şans hayaleti, altıkırkbeş, haziran 1996
    arabölge, ayrıntı, ocak 2006
    (city boys, 18.04.2008 02:40)
  8. bu kuşağın en fantastik aktörlerinden biri:

    (bkz: neal cassady)
    (azwepsa, 18.04.2008 08:03 ~ 08:04)
  9. şimdiki rap piyasasının içinde bulunduğu durum ,1996 öncesi tupac amaru shakur ve diğer gangsterlerin başlattığı akım,maziyi örnek aldılar tabii.
    (felixpanthera, 18.04.2008 10:15)
  10. bazen hepsine uyuz oluyorum. yaşadıkları hayat diğerlerinin hayatından daha anlamlı elbet. üzerinde ıslak kil dönen çömlek tezgahının kenarından bir aralık kendini aşağı bırakma fırsatı bulmuş ya da itilmiş, ütüsüz kıyafetli, dağınık saçlı, kırık dişli, nefesleri içki ve uyuşturucu ve en çok da buram buram boşvermişlik kokan, kravatsız, dökülmüş ojeli hayatlar. ısteğe; dayak yeme isteğine, kavga etme isteğine, her şeyi unutana kadar içki içme isteğine, sikişme isteğine, bir kıtayı otostopla baştan sona geçme isteğine göre belirlenmiş yaşamlar. benim için tek anlamı birilerinin bunu yaşayabilmiş olmasından aldığım garip ve salakça zevk. bu biraz, başkasının aletiyle otuzbir çekmeye benziyor. bukovski nin ya da jack kerouac ın ya da herhangi bir serserinin hayatını sevmekten alınan garip haz. bir ara çömlek tezgahının kıyısına kadar gelip, bir anlık korku ya da nedensiz duraklama yüzünden kendini yine ıslak kil yığınının içinde dönerken bulmak. brando nun dediği gibi, “çok uzun süre önce değildi, bir ara insanlar diledikleri gibi yaşarlardı. avrupa da jean genet diye bir adam vardı. avrupa nın son serserisiydi. o da öldü ve her şey bitti.”
    (ahmak ı hayal, 02.09.2008 19:53 ~ 23:19)