görseller
beş vakitbeş vakit
beş vakitbeş vakit
belki ilginizi çeker
  1. · taner birsel
  2. · reha erdem
  3. · respiro
  4. · sabah ezanı
  5. · tüm zamanların en iyi 10 türk filmi
  6. · bülent emin yarar
  7. · sonuna amına koyayım yazılabilecek filmler
  8. · yağmurda yürürken ağlamak
  9. · vakit
  10. · kaç para kaç
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · author gibi erkekler
  2. · bakire kız ile evlenmenin verdiği huzur
  3. · umutların yitirildiği anda hayata giren sevgili
  4. · sözlük yazarlarının hayalleri
  5. · yaran diyaloglar
  6. · uykusu olup da uyumayan insan
  7. · galatasaray
  8. · la ligne noire
  9. · sokakta yürürken kulaklıkla müzik dinleyen insan

beş vakit  

  1. reha erdem'in senaryosunu yazıp yönettiği, montajını da bizzat yaptığı 5. uzun metraj filmidir. istanbul film festivali ve adana altın koza film festivalinde en iyi film ödülüne layık görülen filmde ebeveynleriyle çeşitli sorunlar yaşayan ilkokul çağındaki çocukların iç dünyası geniş bir perspektifte yansıtılmaya çalışılmış.
    yazarın notu: büyük umutlarla gidip hayal kırıklığına uğradığım film olmuştur malesef.keşke olaylar biraz daha abartılı, sebep sonuç ilişkilerinde detaya daha çok kaçılsaydı diye düşündürmüştür beni.müzikleri de çok beğenimi kazanamasa da geçişler tam anlamıyla etkileyicidir zannımca.sonuç olarak gidip görülmesinde elbette sakınca yok.zira reha erdem'in de belirttiği gibi film sabahla sonlanmaktadır
    (breath, 01.10.2006 18:09)
  2. naif. herşeyin günlük gelişiminde, olduğu gibi anlatıldığı bir film olmuş. sanki normal bir gününüzü yaşıyormuşcasına seyrediyorsunuz filmi. o açıdan bakıldığında belki film bittiğinde "ee bişey olmadı ki" duygusu yaşatabilir insana. ama ben o duyguyu sevdim açıkcası. izleyene dürüst davranmış yönetmen, gerçekte olmayanı vermemiş. filmde, küçük bir köyde yaşayan üç çocuğun yetişkinlerin etkisindeki iç dünyaları anlatılmış. insan çocukluğuna dair çok şey buluyor. seyredilmeli.
    (okulluserseri, 11.10.2006 21:37)
  3. filmdeki manzaralar ve müzikler çok güzel.. geceyle başlayıp, akşam, öğleden sonra, öğlen diye devam edip sabah la bitiyor film.. küçük oyuncuların performansı gerçekten çok iyi.. genelde başladığı durgunlukla ilerliyor film, çok fazla diyalog yok.. bu açıdan kim ki duk filmlerine (bkz: ilkbahar yaz sonbahar kış) benziyor.. bir de kuzey filmi olan noi albinoi ye de kara mizah olması açısından benzediği kanaatindeyim.. son olarak filmin geçtiği köy kozlu köyü gerçekten enfes bir yer imiş..
    (tanthalas, 18.10.2006 04:06 ~ 04:06)
  4. bu kadar basit işlenmemiş olsaydı keşke bir şeyler
    ve radikalin deyimiyle
    "taşra sıkıntısı"
    (tainakan, 16.11.2006 21:36)
  5. az önce izledikten sonra sinemada gitmediğim için üzüldüğüm için üzüldüğüm filmdir. iyiki de gitmemişim. uyurdum kesin. tamam ödülü falan var ama çok zorlamamak lazım izleyiciyi.daha soruyu bile vermeden cevabı istememek lazım. film boyunca imamın oğlu babasından neden nefret ediyor lan diye düşündük durduk. filmde cevabı da yok bence. sırf kardeşini daha çok seviyor diye babasını öldürmek ister mi bir köy çocuğu? adam kalmazdı lan memlekette öyle olsa. küçüklerin oyunculuğuna diyecek laf yok ama tabiiki. sonra çekimler,manzaralar süperdi ama bazı sahneler gereksiz uzundu. köyünü memleketini özleyenler için pastoral yapısı oldukça ağırliklı bir filmdi. sonra müzikler çok kötü ve anlamsız derecede kulak tırmalayıcıydı. bir tarafta koyunlar keçiler var gücüyle sessizliği bozuyor,arkasından gıy gıy kemanlarla bişeyler giriyor. ben beğenemdim. müzik her başladığında sesini kısmaya üşendiğimden bitsin diye dua ettim. zaten filmin nerde başlayıp nerede bittiği belli değil,tamam bu da bir tarz meselesi ama ben sevmiyorum arkadaş napıyım,bir cevap istiyorum filmden.

    zaten bu filmi izledikten sonra tekrar sordum kendime. "film, izleyici beğensin diye mi çekilir,yoksa ödül veren jüri beğensin diye mi?" yani filmi izleyen kişi yönetmenin ışığı nerden yakalayıp kamera açısını kaç derece yaptığını çözmeye mi çalışmalıdır filmleri ilzerken? yoksa olay örgüsünü ve filmin sonunu mu merak etmelidir? ben cevabını bulamadım. bulan varsa söylesin..
    (hoşgelmiş dördüncü nesil yazar, 05.03.2007 00:20)
  6. belçika opendoek film festivalindeki tek türk filmidir.
    reha erdem'in daha önce hiç filmini izlememiştim. "beş vakit" güzel tadında bir film ama bazı sahneler benim kaldırabileceğimden daha uzundu. fakat oyunculuklar, özellikle bülent emin yararın oyunculuğu, gayet başarılıydı. tebrik etmek lazım...
    (coccinelle, 03.05.2007 00:34)
  7. erkut terliksizce tasarlanmış harika afişe sahip bir film ;afişte yerde yatan ve yüzlerinde endişe ifadesi olan çocuklar var afiş 90 derece döndürülerek uçurumun kenarında korkuyla yürümeye çalışan çocuk ifadesi yaratılmış.çok güzel çok..bakmak isteyenler için
    http://www.ntvmsnbc.com/...
    (leda, 20.07.2007 13:37)
  8. çok şey düşünen ve çok şey yapmaya çalışan çocukların, büyüklerin dünyasını hiç bir zaman değiştiremeyeceğini, aslında belki de bu yüzden hiç birimizin o çocuklardan farklı olmadığımızı gösteren, görüntüleri ve çocuk oyuncuları ile mükemmeli zorlayan film.

    günlük hayattan sahneler barındıyor. aslında etrafınızda gerçekleşen ama neden sonuç ilişkisini hiç aramadığınız hatta hiç düşünmediğiniz olaylardan örülüyor her hangi bir köyde gerçekleşebilecek.

    büyüklerin ilişkilerini çözemiyor ve "neden bu bunu yapıyor" sorusuna cevap bulamıyorsunuz filmde çünkü farketmeden olaylara çocukların gözü ile bakıyorsunuz. dünyanın anlamanın çok güç olduğunu hisseden çocuk oluyorsunuz.

    öğretmene siz de aşık oluyorsunuz, çocuk düşünce siz de düşüyor, birisi ağlayınca siz de bir kaç damla göz yaşı akıtıyor ve çobanla birlikte siz de dayak yiyorsunuz elinizden fıstıklar korkuyla düşerken. şamarı ise yüzünüzde hissediyor hatta o sahneden garip bir şekilde çocuğun korktuğu kadar korkuyorsunuz.

    yoksa siz de ağlıyor gibi gözükmek için yanağına bir yağmur damlasının düşmesini bekleyen, göz yaşı kaynaklarını kurutmuş insanlardan mısınız?
    (julien, 21.07.2007 12:50 ~ 01.11.2007 09:03)
  9. (bkz: http://www.youtube.com/...)
    (rene, 23.08.2007 16:51)
  10. kötü bir filmdir. var olanı ve gerçek köyü bilmeyene köyü biraz oryantalist biraz da iskandinav soğukluğu ve buhran etkisi ile anlatmıştır. köylerimizde hayat böylesine sessiz, dingin, soğuk ve kısa dialoglar eşliğinde değil bilakis bol konuşmalı, münakaşalı, heyecanlı, baharatlı geçmektedir. sanat filmi denen ne idüğü belirsiz kavrama girmek adına onu öğrendiğin tek yer olan avrupa - bağımsız filmleri tadında çekmek zorunda değilsin ey film yapımcısı! madem şehirli (kendi deyimleriyle kentli) aydına hitap edecek ve "aaah o köylerimiz vıdı bıdı" çektireceksin, bari adam gibi işle ki bu kentli ibnetorların gerçekle ilgili biraz gerçek fikirleri olsun. ama neyse tabi, o ibnetorlara gerçeği değil olmasını istedikleri gibi aptalca ve uydurmaca yok ödipus yok elektra kompleksli yok bilmem ne sikim psikolojik buhranlı anadolu-türk köyü göstermeye çalışacaksan yine sen bilirsin ey kifayetsiz sahtekar. en azından ben yutmayacağım.

    ne diyeyim git o buhranı kuzey kutup dairesi içerisindeki köy-kentlerde ışıksız günlerin hezeyanlarını yaşayan soğuk pezevenklerde işle...

    uzak asyadan gelip akdeniz mayasında olgunlaşan memleketim insanında değil...

    ben bir kekik-zeytinyağı yapıp ekmeği banayım artık...
    (choban, 31.08.2007 16:51)
  11. bülent emin yarar gibi bir oyuncuyu geç de olsa keşfetmeme aracı olan filmdir. oynadığı diğer reha erdem filmi için; (bkz: korkuyorum anne)
    (baschar, 04.11.2007 21:32)
  12. gerçekten güzel bir filmdir hayatın içinden hikayeler anlatır şiddetle tavsiye ederim
    (eşkiya illegal, 02.04.2008 10:26 ~ 10:26)
  13. eli yüzü çok düzgün film. fazlasıyla hem de...

    hani ''büyük lokma ye ama büyük konuşma evlat'' lafı beynimde zonklamıyor olsa hiç düşünmeden ''hayatımda şu ana kadar izlediğim en iyi film bu lan'' diyeceğim türden. ama şimdilik ''çok fazla iyi'' demekle yetiniyorum.

    bir filmde öyle bir sahne düşünün ki, çerçeve içinde iki insan (baba ve oğlu) bulunsun, hemen arkalarında da biri yaşlı, diğeri genç iki ağaç olsun. ama ağaçlar karakterler nasıl duruyorsa öyle dursun. eğer bir filmde sen doğa ile insanı içiçe bu kadar sokup, simgeselliğin dibine vuruyorsan, ben senin kusura bakma ama taşaklarından öperim. öper alnıma koyarım.
    (ikiguzelhareketbirden, 05.04.2008 23:00)
  14. filmin sanatına söylenecek laf yok ama bende ki etkisi şöyle olmuştur;
    -oturup koltuğa filme başlanır
    zaman ilerler...
    -hafif ayaklar uzatılır ve yatağa yayılınır
    zaman ilerler...
    -koltukta yatma pozisyonu alınır
    zaman ilerler...
    -"kızım kapatayım mı" sesiyle uyanılır


    ...sonuç olarak film biraz sıkmıştır efendim,ne kadar çok sanatsal film olsada ödüller almış olsada bünye bu kadarını kaldırmaz lakin film de çocukların bayılma sahneleri gödüğüm en başarılı bayılma sahnelerindendir.
    başarılarının devamını dileriz...

    ikiguzelhareketbirdenden gelen edit:bayılma değil uyuma sahneleriymiş tabi mecazi olarak
    (tersdönenşemsiye, 05.04.2008 23:10 ~ 23:32)
  15. kartpostal tadında geçecek bir film. gene harika görüntü yönetmenliği. filmin yönetmenini bilmeden izleseydim ilk bölümün sonunda kesin nuri bilge ceylan filmi derdim. oldukça durağan işlenmiş hikaye. reha erdem'in önceki filmleriyle bu yönden ayrılıyor. ama bu filmin sıkıcılığının bile dimağlarda bir tad bıraktığı gerçeği de var, elbet bu tadı almasını bilene. mesela ana-oğul, baba-kız ilişkilerinin söylenmesi zor gelen yanları ağır ağır kurgulanması gibi.
    son olarak uyarmakta fayda var: her an hareket her an didaktik söylemler bekleyenler ya da bilindik film kurgularına aşina bünyeler için bu film büyük hüsran olacaktır. aman ha!
    (baschar, 21.04.2008 22:55 ~ 23:06)
  16. tarkovski özentisi olduğunu her karede anlatmaya çalışan yönetmenin süper sıkıcı filmi.sırf ne olduğunu anlamak için zar zor sonuna kadar izleyebildim sinemacılık adına klişerden öteye gidememiştir yani kameraya göre duruşlar bakışlar vs.. oyunculuk desen kimse de derinlik yok ki oyuncular neyi anlatsın.bi de görüntü üzerine övgüler vardır ki o daha sinir bozucudur kaliteli kamera, ışık ve fotoğraf bilgisi ve tabikide parası olan her insanın yapacağı şeyler büyük sanatsal olaylar gibi algılanmış. 1980 lerin sonuna doğru başlayıp eşkiya ile son bulan sanat filmi hastalığı bizim yönetmenlere gene bulaşmış anlaşılan. bi kere şunu anlamak gerekirki tarkovski dünyaya bi kere gelir, ondan etkilensede kendi dilini bulan özgünlük yakalayabilen nuri bilge ceylan da tarantino gibi adamlarda nice efsane yönetmende maradona da pele de dünyaya bi kere gelir izini bırakır ve gider diğerleri onların sadece taklitcisi olur.iş yaptığını zanneder.
    (undeadtr, 04.06.2008 04:15)
  17. "sen böyle yapınca içimde bir şeyler ölüyor nazan" cümlesinin file çekilmiş halidir. nuri bilge ceylan filmlerine benzemesine rağmen nbc filmlerinin aksine bu filmde eğlenmenizi sağlayan sahnelerde mevcuttur. öğretmenin filme dahil olduğu her sahne filmi eğlenceli bir hale getirmektedir.
    (amedian, 17.07.2008 20:58)
  18. baştan aşağı olmamış bir film. hem de hiç olmamış.
    neden mi?
    reha erdemin her filminde ısrarla oynattığı tiyatrocular bu sefer oldukça vasat, rahatsız edici ve zorlama oyunculuklarıyla zaten filmin bütün samimeyetini götürüyorlar.reha erdem bu arkadaşlar rollerine hazırlanırken keşke babam ve oğlumu falan izletseymiş sadece oyuncalara değil de kendide izleseymiş fena olmazmış şayet büyük ihtimalle hayatında bir türk köyü görmemiş yönetmenimiz .zaten samimi olamamamış bir taşra filminin üstüne bir de olur olmaz sahnelere klasik müzik koyunca diğer bütün reha erdem filmleri gibi klip havasında olmuş.daha sonra eldeki konu çok afedersiniz piç edilmiş neydi bu filmin teması ergenlik döneminin sancısını çeken çocuklar hepimiz bi çok sorun yaşadık o dönemde ama ben kalkıpta ormanda çimenlere uzanarak ya da yaprakların arasında estetik bir vaziyette durup uyumadım kusura bakmasınlar ama çocukların uyuduğu sahneler hayatımda gördüğüm en kolpa sahnelerdi.işin özü reha erdemin korkuyorum anne dışındaki bütün filmleri gibi bu filmde klip veya bir reklam filmi havasında olan yapay sahnelerle dolu fazla estetik derdine düşmüş bir film.
    (leave me alone, 09.01.2009 21:52)
  19. çok güzel bir afişe sahip olan başarılı reha erdem filmi.

    http://arsiv.ntvmsnbc.com/...
    (paranoid, 18.10.2009 17:51)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil