|
|
- bugün doğruluğunu bir kez daha anladığım önermedir. elbette üzüleceğiz, ağlayacağız belki de. ama doğru bir şekilde.
bu saatten sonra herhangi bir futbolcuya sen şöylesin, yuvarlaksın, iğrençsin ibne gibi sıfatlar takmaya hiç gerek yok. hem bizim hem rakip oyuncular için. ( ama hakeme dümdüz gidebilirsiniz ) nasıl olsa yarın birgün onşarın başarısını alkışlayacaksın yine. sen merak etme, hataları da sevapları da görmesi gerekenler görmüştür.
takımımız kötü oynamadı. turnuva boyunca oynadığı en güzel futboldu. biz önceki başlarda kötü oynadık ama bir şekilde kazandık. bu maçta iyi oynadık, daha iyi oynadık, kazanmayı hakettik ama bir şekilde karşı takım kazandı. futbol böyle bir şey. sonuçta biz almanya'yı yenebileceğimizi, boş bir takım olmadığımızı herkese gösterdik ve bir iz bıraktık ve eve döneceğiz. hiç üzülmeyin, ağlamayın. kaldı ki dünya kadar eksiğimiz vardı. servet'i emre'yi yer doldursun diye yedek kadroya aldık. bir yandan şans bir yandan şansızlık hep bizimleydi.
bu yenilgi bizim için büyük tecrübedir. sonuçta takımımızın yaş ortalaması düşük ve bu gençler bir sonra ki dünya kupasında oynayacaklar.
o değilde en güzel şuydu galiba; yenilginin ardından bile “türkiye,türkiye” diye sesler duymak sokaktan. burası gaziosmanpaşa meydan. turnuva boyunca duyduğum en güzel tezahürattı bu.
evet, bazen yenilgiler de güzeldir. yenilgiler galibiyet getirir. ne zaman getireceği önemli değil. galibiyet muhakkak gelir. zaten çek cumhuriyeti ve hırvatistan maçlarında bunu kanıtladık. önemli olan, pes etmemek, pes etmemek, pes etmemek...
(bkz: helal olsun çocuklar)
|