bakışları son derece etkileyici olan bir kuş türü. avını da bu bakışlarla hipnotize ederek durdurduğu söylenir(zaten o bakışlar beni bile alıp götürüyor, küçücük hayvanları nasıl hipnotize etmesin)
yamulmuyorsam gözleri yanda değil de önde olan tek kuş türüdür.
bilgeliğin sembolü olduğu söylenir.
bissürü çeşidi vardır; kartal baykuş, büyük boynuzlu baykuş, beyaz baykuş vs.
gören kişinin başına bir uğursuzluk getireceğine inanılan kuş. o kadar görmeme rağmen henüz başıma bir uğursuzluk gelmediğini de eklemem gerek sanırım.
sanılanın aksine başlarını üç yüz altmış yerine iki yüz yetmiş derece döndürebilen,bilgelik temsilcisi kuş.ülkmemizde uğursuz olarak görülse de baykuşun bizi kötü güçlerden koruduğuna inananlar da vardır.kar baykuşu dışında gündüz pek görülmezler,kar baykuşları ülkemizde yaşamadığına göre bu olasılık oldukça düşer.genelde yıkık,ücra yerlerin bacalarında,köprüaltlarında,çınar ağaçlarının kovuklarında yaşarlar.çok çeşitli sesler çıkarabilirler ki bu yılın sekiz ayı devam eder.
fare en çok sevdikleri besindir.bunun yanında yılan,sincap,kuş ve diğer küçük hayvanları yerler.puhu baykuşu geyiğe bile saldırır.tam karanlıkta göremezler fakat az miktarda ışık bile onlara fazlasıyla yeter.ay ışığında gerçek birer avcıdırlar.kulakları perdelidir,istemli olarak açıp kapayabilirler.gecenin sessizliğinde uzaktaki ufak bir çıtırdıyı bile duyabilirler.yediklerinin sindirmedikleri yerlerini dışkılarıyla bütün olarak atarlar.eğer dışkıyı eşelerseniz içinde kafatası,el ayak kemikleri,kaburga bulabilirsiniz.
atmaca gibi ava alıştırılabilirler yani evcilleşebilirler.fakat sahip değiştirmeyi sevmezler.ülkemizde bazı diğer koruma altında olan hayvanlar gibi baykuşunda alım satımı,beslenmesi,öldürülmesi yasaktır.bunları yapanlar yüksek miktarda para cezasına çarptırılırlar.hatta böyle muhteşem bir hayvana eziyet edenler toplumdan dışlanmalıdır kanımca.
ilkçağda bilgeliğin simgesidir.mimarsinan üniversitesinin de sembolüdür aynı zamanda.harry potter'ın kuşudur.şişman şişman olanları baya tatlı olur.gözlerini faltaşı gibi açarak komik ve tatlı bir duruş sergilerler.korku filmlerinde uğursuzluk getirir ne alakası varsa.güvercinin ise tam tersi barış ve uğur getirdiğine inanılır.
izmir'de gece çalışan otobüslere verilen ad. şoförleri de bi acaiptir. sırf baykuşa binmek için dışarda sabahlamak ister insan o derece. bir otobüs dolusu sarhoş adam, otobüste şoförle karşılıklı tüttürülen sigaralar, şoförün bir kumrucunun önünde durup herkese zorla kumru yedirmesi vs. pek güzeldir, pek eğlencelidir. tabi her zaman değil. alkolün sebep olduğu mide bulantısıyla kusanlar, alkolün etkisiyle kendini bi b*k zannedip önüne gelene sataşan ve dayağı yeyip kaçanlar da görülebilir zaman zaman
uğursuzluk getirdiğine inanılan hayvan hatta uğursuz insanlara da lakap olarak takılır. diyelim batak oynuyorsunuz, yanınıza bir arkadaşınız geldi ve siz de battınız. yanınıza gelen arkadaşınıza "git yanımda pis baykuş" diyerek espri mahiyetinde takılabilirsiniz. hem ortam şenlenir, hem de bu espriyle belki diğer insanların gözünde artı puan kazanabilirsiniz.
istiklal caddesi bekar sokak'ta bulunan, gündüz gidip çok güzel yemekler yiyebileceğiniz, akşamları da güzel müzikle isterseniz barda takılabileceğiniz isterseniz dansedebilceğiniz, ufacık minicik, kendinizi evinizde gibi hissetmeniz sağlayan mekan. ayrıca her ayın ilk çarşamba gecesi tolga akyıldız'ın djliğinde eskiden günümüze türkçe pop şarkılarını dinlemeniz mümkün,kaç aydır tıklım tıkış oluyor. ikinci bir şubesi de cihangir'de açılmıştır.
bizimkler dizisinde son katlarda oturan, evde sigara içmesi karısı tarafından yasklandığı için 7x24 pencerede olan, her olaya söyleyecek sözü olan, kapıcı cafere bakkaldan devamlı alkol almaya gönderen şahsiyetin lakabı.
bilimsel sınıflandırması şu şekildedir;
alem: animalia (hayvanlar)
şube: chordata (kordalılar)
sınıf: aves (kuşlar)
takım: strigiformes (gece yırtıcıları)
başları büyük ve tüylüdür. kuyrukları kısa olmakla beraber, kanatları enli ve uzundur. bir kısmının kanat açıklığı, bir adam boyuna ulaşır. serçe kadar küçük olanları da vardır. gagaları kıvrık, pençeleri keskin kanca tırnaklı ve döner parmaklıdır. kuvvetli pençeleri adeta avına kenetlenir.
baykuşlar tam bir sessizlik içinde avlanır. bütün vücudu yumuşak ve ince tüylerle kaplıdır. tüyler, uçuş sırasında tabii bir susturucudur. uçuş esnasında kanatlarının “pırpır” sesi duyulmaz. iri gözleri, başlarının yanında değil önündedir. aşırı büyüklükteki gözleri, göz oyuğunda hareket edemez. araba farı gibi yuvalarında sabittir. ama baykuş boynunu 270 derecelik alan içinde rahatça çevirerek çevresini kontrol edebilir. dişi baykuş erkeklerinden daha iri olup, 2-10 yumurta yumurtlarlar. kuluçka süresi 30-40 gündür. yumurtadan çıkan yavruların göz ve kulakları kapalıdır. yavruların yuvada kalma süresi farklıdır.
tam karanlıkta görme kabiliyetleri yoktur. az bir ışık avlarını yakalamaya kafidir. gözlerindeki ağ tabaka sarı renklidir. büyütücü özellik sağlar. gözlerinde esas olarak çubuk (rod) duyu hücreleri mevcuttur. bu hücrelerde “visual purple” yani “mor ışık görüntüsüne” sebep olan kimyasal bir madde bulunur. rod hücreleri, en küçük bir ışığı bile kimyasal bir sinyale çevirirler. böylece insanın sadece bir ışık parıltısını fark ettiği yerde baykuş buradaki cismi bütün teferruatı ile görür. bütün kuşlarda üst göz kapağı alttakine geldiği halde baykuşlarda olay tersinedir.
baykuşların görme ve işitme kabiliyetleri son derece hassastır. çok az ışıkta avlarını yakalayabildikleri gibi, zifiri karanlıkta da işitme duyularıyla yerini tespit ederek yakalarlar. kulakları, en küçük hışırtıyı işitebilecek duyarlıktadır. hassas kulaklarıyla, gecenin sessizliğinde uçan pervanenin kanat sesini veya bir tohumun çiğnenişini, hatta tam sessizlikte düşen iğnenin sesini bile işitebilirler.
baykuşun geniş yüzü, nispeten sert ve kavisli tüylerle kaplıdır. tüyler bir kepçe gibi sesleri toplar ve kulağa yansıtır. bazı baykuş cinslerinin kulak delikleri öyle büyüktür ki, başın yan tarafını tamamen kaplar. ayrıca baykuşların başı geniştir ve kulakları diğer kuşlara göre birbirinden daha uzaktır. böylece ses dalgası bir kulağa çarptıktan sonra diğerine gelir. baykuş bu son derece küçük zaman aralığı içinde sesin geldiği yönü tayin eder. baykuşların ilginç özelliklerinden biri de kulaklarının perdeli oluşudur. istedikleri zaman açar, istediklerinde kaparlar. dinlenme halinde ve yavaş uçuşlarında kulak perdesini açar, hızlı uçuşlarında ise kaparlar.
göz ve kulaklarının hassaslığının daha az işe yaradığı gündüzlerde, tüneklerinde uyuklar veya ağaç dallarında güneşlenirler. tüylerinin rengi, bulundukları çevreye uygun olduğundan fark edilmeleri zordur. haşin yırtıcı kuşlardır. kendilerinden büyük hayvanlara saldırmaktan çekinmezler. 70 cm boyuna ulaşan puhu, yıkık yerlerde ve orman kenarındaki ağaçsız kayalıklarda yuva yapar. tavşan, fare, ev kedisi ve kümes hayvanlarına saldırdığı gibi kartalları dahi kaçırtır. gece yırtıcıları olmakla beraber kar baykuşları, gündüz de avlanırlar. kar baykuşunun tabii yaşama çevresi, soğuk kutup bölgeleridir. buranın gündüz geçen yaz ve gece geçen kış aylarında normal beslenmelerini devam ettirirler.
en büyük düşmanları gündüz yırtıcılarıdır. gündüzleri bunlardan çekinen baykuşlar, gece olunca hınçlarını alırlar. atmaca, şahin ve kartallara karanlıkta sessizce saldırarak tüneklerinde onları ustaca avlarlar.
kemikli hayvanları (fare gibi) tek parça halinde yutabilirler ve kursakları olmadığı için, yediği hayvanın kemiklerini ve tüylerini kusarak vücutlarından atarlar. kusmaları sonucu oluşan bu şeye pelet denir. baykuş yuvalarına yaklaşmak sağlık açısından zararlıdır.
tamamen hareketsiz duran, kıpırdamayan avının sesini dahi duyabilen müthiş kulaklara sahip kuş. göz ve çevresinin çukuru dahi üzerine gelen ses dalgalarını adeta bir radar gibi kulaklarına yönlendirecek şekilde evrim geçirmiştir.
tamamen hareketsiz duran avının kalp atışlarının sesini dinleyerek yerini tespit eder.
geceleri avının üzerine pikeye geçtiğinde kurbanı tek bir kanat çırpışı dahi duyamaz, özel kanat tüy yapısı kanat seslerini gizleyen, çevreye yaymayan özelliğe sahiptir.