dişi insan'a hitap biçimidir. yapmacıklıkla alakası yoktur. hanım yarine kullanılır.
isim : özge sönmez.
hitap1 : sayın sönmez.
hitap2 : sayın bayan sönmez.
hitap3 : özge hanım.
hitap4 : özge dişisi.
hitap5 : dişi sönmez.
kadın kelimesini kullanmayı kaba bulan sonradan görmelerin kullandığı sözcük. halbuki bu söz sadece bay ın yanında eksik kalmasın diye uydurulmuş bir hitaptır. kelime olarak anlamı yoktur. özellikle türkçe özürlü ünlülerimiz tarafından bolca kullanılmaktadır: "biz bayanlar...".
sadece soyadı ile birlikte kullanılınca bir anlam ifade eden onun dışında tırı vırıdan ibaret kelime. (istisna bayanlar, baylar hitabı)
kaynağı bilinmemekle birlikte bir şekilde topluma "kadın"ın kibar söylenişi gibi yutturulmuştur. halbuki kadın yerine kullanılması komiktir.
no woman no cry - hayır bağyan ağlama gibi.
daha beter örnekler için (bkz: kadın hakları bayan hakları)
kanımca kültür düzeyinin bir işaretidir kullanılma oranı.
veya değildir ne farkeder.
ingilizce'de wife( woman of man) ne ise türkçe'de bayan odur! kadın kelimesi gibi güçlü olmayan, ezik bir kelimedir. en çok da kadınların kendilerinden "biz bayanlar" diye söz etmesi çileden çıkarmaktadır. kullanmayın şu kelimeyi ve kadın olduğunuzu söylemekten utanmayın!
özellikle kadınlar tarafından sahiplenilmesini hayretler içinde karşıladığım içi bomboş bir kavram. neymiş efendim "kadın" çok kabaymış.
"bu şirkette çalışan en güzel kadın kim acaba?" diye sorulsa bunların topunun gözleri fıldır fıldır döner de, cumhurbaşkanlığına kadın başdanışman atanıp da gazete haberi "yeni başdanışman kadın" diye yayınlayınca gözlerinin önüne şişko bıyıklı maskülen birileri gelir.
batı karşısındaki aşağlık kompleksimiz sonucu mister ve misis kelimelerine karşılık olsun diye yani aynı igilizler gibi soy addan önce kullanmak üzer icat ettiğimiz ucube kelimelerden.
bay eski dilde zengin anlamına gelmektedir. bayan ise zenginin dişisi olarak düşünülmüştür belki de ama türkçe'de dişilik ekleri olmayıp bu özellikle arapça'ya mahsus bir durumdur. yalnız -an eki eski türkçe'de çoğul anlamı katmaktadır ki "kız-an" ve "oğlan" şeklinde kalıplaşmış iki örneği dilimizde hala var olup, bu anlamlarında dişi insanlarla bir ilgisi yoktur.
bilinçaltında kadınlığı kızlık zarıyla bağdaştırmış insanların, farkında olmadan kadın kelimesinden utandıkları için onun yerine kullandıkları, aslında yalnızca "bayan müberra yerebakan" şeklinde kullanılabilecek, karşılığı erkek değil, bay olan hitap(sadece hitap) biçimi.
üstün itü sözlük insanları sayesinde, bu kelimeyi kullanmanın beni ne kadar kıro, ne kadar varoş, ne kadar kadınlara nasıl hitap etmesini bilmeyen bir hödük yaptığını idrak etmiş bulunmaktayım. uff...... ne kadar şirin değil mi ?
bunun yerine kadın kelimesini kullanan bazı insanlar, pek kibar(!) hocaları tarafından vize'den atılabiliyor. yaşadım, oradan biliyorum.
(bkz: akıl fikir)
spikerlik ve sunuculuk eğitiminde şiddetle karşı çıkılan, kullanılması yasaklanan söz. yani kısaca gerçekten bayan değil kadın imiş. çok kibarsanız, 25-26 yaşlarında bir kadından bahsetmek istiyor fakat kadın sözcüğünü çok kaba buluyorsanız hanımefendi demenizi öneriyorlar.
münir hayri egeli’nin ”bayönder” adlı eserinin düzeltmeleri dolayısıyla (1934) atatürk tarafından tavsiye edilmiş olan gayri resmi saygı ünvanı. doğu türk lehçelerinde bayan kelimesi “kurt”, “saadet”, “mübarek” anlamlarında kullanılır. kazak-kırgız lehçesinde yeni çadır kuranlara iyi dileklerde bulunarak “yurt bayanlı olsun!” denir ki, “yurt kutlu olsun” demektir. eski hikaye ve destanlarda da kız adı olarak bayan kelimesine çok rastlanır. kutsal sayılan dağlara ve göllere de bayan adı verilmiştir. moğolca ve kalmukça’da da bayan ve bayın sözcükleri aynı anlama gelir. 11. yy. türkçesinde bayan sözcüğü, muyan biçimindedir. (kutadgu bilig ve divan-ı lügat-it türk) sevap, saadet, talih karşılığı olarak kullanılmıştır. bu sözcük uygur metinlerinde de yer alır. sanskritçe’den alındığı sanılmaktadır. eski devirlerde türk tanrıları panteonunda bereket, saadet ve refah ruhu sayılan dişi tanrıların adı olmuştur. türk-oğuz boylarından biri olan bayat, bu bayanın çoğulu olsa gerektir. türk ansiklopedisi, cilt 5, sayfa 427.