belki ilginizi çeker
  1. · barcelona pavyonu
  2. · baumax
  3. · tekzen
  4. · beggars banquet
  5. · gothic rock
  6. · nico
  7. · cepa
  8. · temel tasarım
  9. · koçtaş
  10. · bayrampaşa carrefour
  11. · madde 98: hiç olmayacak birine dünyanın en inanılmaz konuşmasını yap (reklam)
gündem
  1. · tunceli alevileri dinsizdir
  2. · author
  3. · 25 kasım 2009 emekçi grevi
  4. · ezel
  5. · uludağ sözlük
  6. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  7. · yaran diyaloglar
  8. · dolmuş efsaneleri
  9. · babası tarafından paramparça edilmiş playstation 2

bauhaus  

  1. almanya kökenli sanat akımı, daha çok mimaride bilinir ve görülür
    (greeen, 07.10.2004 22:49)
  2. metre karesi 1.95 ytl den halıfleks alabileceğiniz (5 ay önce öyle idi valla), çeşit çeşit ev ve iş aletlerini gördüğünüzde "benim edison'dan neyim eksik" diyecek kadar mucidlik hislerinizi kabartan , esenler otogarının hemen yanındaki şubesinin bahçesindeki köpek kulubelerini görünce köpek olasım gelen koskocaaaaaaaa marketler topluluğu.
    (redblue, 13.02.2005 18:57)
  3. bir gün canınız sıkılıp da kendi evinizi dikmek isterseniz, tüm inşaat işleri için gidebileceğiniz devasa bir yapı marketleri zinciridir.
    (whopper, 09.03.2005 02:10)
  4. kelime olarak yapı evi demek doğru olur. ancak, bir işletme olarak oldukça büyük alanlara yayılmış ve çok çeşitli mamül bulunduran bir nev'i nalburdur.
    (fempusay, 09.03.2005 08:45 ~ 08:46)
  5. yılda içinde canım çok sıkılınca iki ya da üçkez uğradığım mekan zira içinde dolaşmak insana huzur verir, genellikle ilk önce çiçek, bahçe düzenlemelerinin olduğu kısma giderim ve yeşilliklerin arasında dolaşırım sonra elimi bitkilerin topaklarına sokup vücudumdaki elektrikten arınırım, daha sonra tuvalet, banyo malzemelerinin olduğu kısma geçip klozet ve fayanslarıno düz hatlarını hissederim dokunarak, biraz daha rahatlayınca resim ve çerçeveleri bulup yapışkanları incelerim, tekstil mühendisi olmamdan dolayı en zevk aldığım bölümlerden biri olan ev tekstili reyonuna geçerim ki genellikle kaplamalık kumaşlar, yastıklar ve envayi çeşit tekstil ürünü içinde başka hülyalara dalarım akabinde makinacı damarım tutar alet edevat bölümüne adeta koşarak giderim, yüzlerce çeşi tornavida ve vidaları incelemeye doyum olmaz, ne de olsa vakit bol deyip bir saat boyunca koskocaman marketin her yerini dolaşırım ama en sona baltalar kısmını bırakırım evet baltalar, küçük saplı baltalar, demir saplı baltalar, çift taraflıları ve türevleri, sizin de bir gün canınız çok sıkılır ve başka bir dünyaya gitmek isterseniz içerenköydeki bauhausa uğrayınız
    (boundless, 09.03.2005 21:59)
  6. ikinci dünya savaşı sonrası endtüstriyel devrim ile başlayan hızlı ve ucuz üretimin etkisinde gelişen akımda minimalizm esastır (bkz: form follows function)
    öncüleri walter gropius ve le corbusier
    (greeen, 23.04.2005 16:16 ~ 16:48)
  7. bela lugosi is dead gibi güzel bir şarkısı bulunan grup.
    (drenchrome, 01.07.2005 21:07)
  8. peter murphy'nin solistliğini yaptığı süper bir grup. rosegarden funeral of sores, terror couple kill colonel ve benzeri güzel şarkıları vardır.
    (caydanlik, 15.04.2006 21:15)
  9. çağdaş mimarlığa hatırı sayılır bir etkisi olmuş olan bir okul. genel olarak şöyle:

    *walter gropius okulun kurucusu ve ilk yöneticisi. i. dünya savaşı sonrası almanya'sında bauhaus'un toplumcu duruşunu derişik bir şekilde üzerinde taşıyan bir adam. özel hayatı bundan kötü etkileniyor, karısı onu aşırı tutuculuğu yüzünden terk ediyor falan. burası dedikodu. gropius okulun kurulduğu yıl olan 1919'dan 1928'e kadar yöneticilik görevinde kalıyor.

    *gropius'tan sonra, 1928-1930 yılları arasında hannes meyer, 1930-1933 yılları arasında ludwig mies van der rohe yöneticilik yapıyor. okul 1933'te saçmasapan politik suçlamalarla, nazi rejiminin emriyle kapatılıyor. sonradan öğretmenlerin çoğu amerika'ya giderek burada çalışmalarına devam ediyorlar (gropius harvard'da, mies ise illinois'da ders veriyor). okul üç farklı şehirde faaliyet gösteriyor: weimar, dessau (bunun yazılışından emin değilim) ve berlin.

    *marcel breuer*, piet mondrian*, wassily kandinsky*, paul klee*, johannes itten*, joost schmidt*, le corbusier* gibi zamanının ve sonrasının önemli isimleriyle doğrudan ilişkili.

    *okulun manifestosuna dönersek; açılış tarihinden biraz daha geriden gelmek en doğrusu olur. art nouveau'ya kadar gidelim. bildiğimiz üzre, art nouveau, veya almanya'da bilinen haliyle jugendstil, kıvrımlı çizgilerle dolu, 90 derecelik açılardan ve işlevsellikten uzak, fonksiyondan bağımsız olarak form tasarlayan bir anlayıştı. 1910 civarı, art deco'nun yükselişinden belki biraz daha sonra, art nouveau'ya tokat gibi cevaplar gelmeye başlıyor. adolf loos, yazdığı süsleme ve suç isimli kitabıyla rasyonalizmi resmi olarak başlatıyor. diyor ki, "yalınlık esastır, süsleme cinayettir. cezaevindeki insanlara bakın, hepsinin kollarında dövme vardır." ayakkabı bağcıklarına bile karşı çıkıyor.

    rasyonalizmin getirdiği "form-fonksiyon ilişkisi*" temelli tasarım mantığı (bunun daha erken örnekleri için lütfen bkz: mühendislik yapıları, ve de chrystal palace), art nouveau'yu tamamen yok ederken, endüstriyel üretimin yaygınlaşmasıyla birlikte yaklaşık 60 yıl devam edecek olan saltanatına başlıyor. loos'tan bauhaus'a gelene kadar, daha tekil ama önemli isimler karşımıza çıkıyor: henri matisse*, pablo picasso*, wassily kandinsky ve paul klee**, piet mondrian ve theo van doesburg*. bundan sonrası bauhaus diye kısa keselim.

    bauhaus, rasyonalizmin de stijl'in bıraktığı yerinde başlar. önce de söylediğim gibi, seri üretim sayesinde hızlı, ucuz üretimler artık daha kolaydır, ve savaştan yeni çıkmış almanya'nın ihtiyacı olan şey fonksiyonel, daha ucuza mal edilmiş ürünlerdir. ürün dediğimiz şey bina olduğu gibi endüstri ürünler de olabilir; endüstri ürünleri bauhaus döneminde prim yapmaya başlar. (entasçılar başıma üşüşmesin, bize böyle öğretildi.)

    bauhaus'un eğitim sistemindeki en büyük farklılık, manifestolarında yer alan şu maddedir kuşkusuz: "sanat ve zanaat birlikte olmalıdır*". az önceki durumun bir benzeri olarak, bu da tamamen dönemin koşullarından ötürü gelişmiş bir yöntemdir. almanya, savaştan sonra hammadde sıkıntısı çekmektedir, ve bu nedenle kaliteli tasarımcı ve işçilere (zanaatkarlara) ihtiyacı vardır. bu da, yeni bir eğitim sistemi gerektirir. gropius'un düşüncesini de bu şekillendirmiştir yüksek ihtimalle.

    *kalanını kısa geçelim: temel tasarım dersi fikri ilk olarak bauhaus'ta çıkıyor.

    *günümüz poster mantığını onlar buluyorlar.

    *form-fonksiyon dedik; dik açılı tasarımlar (üretimi ve kullanımı kolay), sade yüzeyler, asal renkler (de stijl mirası), az ve kolay şekillenir malzeme. örnekler verelim; mies'in bütün binaları "form follows function" ve "less is more" ile yapıldığından en güzel örnekler onda, cepheler aynı başlayıp aynı biter, simetri ve denge vardır. bina planları ve cepheleri dik açılı geometrik şekillerden oluşur. corbusier yalın cephe ve beyaz (asal renk) hastasıdır. marcel breuer, mies ve corbusier'nin mobilyaları hafiftir, deri-metal gibi rahat işlenir malzemeden yapılmıştır.

    *mimarinin yanı sıra endüstriyel tasarım, şehir bölge planlama (toplumcular), heykel, resimle ilgilenmişler. (anlamayanlar için tekrar oldu bu)

    *fonksiyonellik mantığı dahilinde "günlük yaşantı" olayına feci takmış durumdalar. "geometri günlük yaşantının işleme biçimlerine bakılarak belirlenmelidir," diyorlar. bence "form follows function"ın önsözü gibi bir şey.

    *cam kullanmayı seviyorlar mimaride.

    *"bauhaus korkulukları" diye bilinen bir şey var. yatayda alt alta üç çizgi, ve 90-100 cm aralıklı dikey çizgiler. metal malzeme. bu kadar.

    *okul dağıldıktan sonra, rasyonalizmde de yumuşamalar başlıyor ucundan. sonra ekpresyonizm baş gösteriyor ve saire. postmodernizme kadar yolu var.
    (guenever, 02.02.2007 02:41)
  10. avrupa yakasında beylikdüzü ve bayrampaşa'da bulunan, bahçe ve tamir aletlerinin yanı sıra aslında çok güzel hediyelikler ve ev süsleri de bulabildiğimiz yapı market. meyve fideleri bile var.
    (shame on you crazy diamond, 05.05.2007 15:29)
  11. muhteşem peter murphy kişisinin solistliğini yapmış olduğu, 1978 yılında northhampton'da kurulmuş, goth rock ve post punk'ın kesiştiği o çizgide dolanan mükemmel grup. ayrıca peter murphy ünlü koreograf beyhan murphy'le evli olup ankara'da yaşamaktadır.
    (melatonin, 17.06.2007 21:16)
  12. (bkz: yapı market fetişi)
    (keyif pezevengi, 22.12.2007 02:38 ~ 02:38)
  13. (bkz: bauhaus manifesto)
    (doxasophus, 06.04.2008 21:18)
  14. insana deli gibi inşaat, tadilat yapma ya da bir tarla taban alıp bahçe işleri ile uğraşma hevesi aşılayan firma.
    (gebesh, 15.01.2009 11:12)
  15. gothic rock'ın temelini oluşturan ve bu güne kadar gelişmesini sağlayan gruplardan biridir efendim.gerçi yaptıkları müziği incelediğimizde bugünkü gothic gruplarla alakası yoktur.ama atası sayılır.saygı duruşuna geçilmesi gerekir.

    diğerleri için:

    (bkz: joy division)
    (bkz: siouxie and the banshees)
    (medusa, 15.01.2009 14:38 ~ 14:43)
  16. akla kütlesel, bol pencereli, dikdörtgen ve kare şekillerinin ağırlıklı olduğu mimari yapıları getiren akım.
    (karyatid, 15.01.2009 14:44)
  17. kesinlikle ve kesinlikle kırmızı tişört, gömlek, atlet, süveter, don, fanila, boxer falan gibi giyeceklerle gidilmemelidir. neden mi? şimdi şöyle ki...

    pazartesi proje teslimi var. cumartesi geceye kadar çalışmışım ama malzemem eksik. pazar günü tekrardan bauhausa gitmem gerekti. evden çıkarken de "ulan zaten işim toplasan on dakika sürer sürmez" diyerek özen göstermeden hafif eskimiş kırmızı bi tişört geçirdim yola çıktım. bauhausa vardım hemen cıvataların, somunların olduğu yere gittim inceleme yapıyorum bakıyorum ne yapabilirim diye. o sırada adamın teki geldi. şöyle baktı baktı. "ya pardon şunun şöyle olanı yok mu" dedi. zaten gece az uyumuşum anlamıyorum bişe adama bön bön bakmış olacağım ki üzerimde göz gezdirdikten sonra görevli olmadığımı anlayıp gitti ben de tekrar işime döndüm.

    hafiften sıkılmaya başladım sağda solda yüksek sesle konuşan insanları dinliyorum yavaştan. yanımda bi çift hafif yaşlı. ay yok tekne böyle tekne şöyle şundan alalım bunu bırakalım gel görevliye soralım falan derlerken bi baktım artık direk benle konuşmaya başladılar. onlara da yine bön bön baktım ama bu sefer daha insani bi şekilde yok amcacım bengörevli değilim ehih falan dedim biraz da muhabbet edip gülüştükten sonra onları da yolladım.

    artık içten içe gülüyordum ne yalan söyliyim. sonra "olm zaten bi gün kalmış yedik boku artık işine bak" diyerekten kendimi konsantre etmeye çalışıyorum. tam dalmışım işe çömeldim kelebek somunlara bakıyorum. artık ne kadar dalmışsam sonradan farkettim bi baktım başımda adamın teki bekliyor. "hayırdır abi" deyince "aa lan sen görevli değilmişsin pardon birader ya" dedi gitti. haspinallaah dedim devam ettim işime.

    sonra baktım bulamıyorum ordan bi görevliye danışmaya karar verdim. gittim tam sesleniyorken adam "abi ordan şu üçlüklere baksana ya kalmış mı" dedi. bu andaki surat ifademi gerçekten merak ediyorum çünkü eleman baya kahkahayı koyverdi "abi pardon ya seni görevli sandım ehueuheasdasdad" diye. lan birader sen de mi hamoakoym dedim ve biraz daha bauhaus sınırlarında kalırsam lanetleneceğimi düşünerek hızla kasadan çıktım kaçtım.

    bu da böyle bir anımdı.
    (sağ gösterip sağ vuran şaşkın boksör, 29.05.2009 20:59)
  18. yeni bir eve taşınan insanın her aradığını bulabileceği yapı marketler zinciri. taşınmanın en zevkli yanlarından biri de burayı gezip ev için yeni şeyler bakmak zaten.
    (hilde, 12.08.2009 02:37)
  19. eğer ki ikea metro turizm ise bauhaus kamil koçtur.zira önce bauhaustur.

    hatırlarım da daha her yere yabancı franchise'lar açılmamış.türkiye'de carrefour henüz gima'ları almamış,dahası gima bile yoktu ya da varsa bile o kadar fazla değil.neyse işte.o zamanlar istanbul'da bundan vardı.ev eşyası almak üzere gidelim dedik.ev eşyası dediysem de yeni ev değil.kendi yöremizde bulunmayacak.bulunsa bile parolası 'sağlam' olacaktı.

    bula bula tabure bulduk.böyle ufak olanlarından.çocuklara göre olanından.hatta sanki banyo'da tasla yıkanma amacına kullanılmadan önce bana tahsis edilmişti.tam emin değilim.

    ama tabure'ye pek bir bağlıydım.neden?çünkü bauhaus tabure.

    ismi öyle bir sağlamlık uyandıran mağaza.ama işin diğer yanı da taburenin plastiğinin rengi bile atmadı 13 yıldır.
    (seperated ways, 12.08.2009 02:44 ~ 02:45)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil