|
|
- en baba enstruman.uzaktan bakanların la ne var ki ben de çalarım dedikleri ama başına geçtiklerinde beyin amcıklaması geçirdikleri vurmalı çalgı.temelde davullardan(cross,trampet,altolar,tom tom) ve zillerden(hi hat,ride,crash) oluşur.
(bkz: baterinin olmazsa olmaz parçaları)(errant, 05.05.2004 19:59 ~ 09.11.2005 11:17)
- bu aletle sanat icra edenlere baterist denir.
- bu aleti çalmaya çalışıpta çalamayanlara kokoreççi denir...
- fransızca 'battre'dan yani 'vurmak'tan türemiştir. vurulan falan anlamında. (batterie)
(bkz. drum)
(bkz. davul)
bi de bu var (bkz. batarya)
- serbest çağrışım--->(bkz: pil)
(esdora, 16.01.2005 22:45 ~ 22:56)
- bateri modern müzikte kullanılmaya başlandığında sadece 3 parçaydı. hi-hat, trampet ve cross davuldan ibaretti. asıl amacı müzikte tempo tutmaktır. günümüzde bateristler birçok davul ve zil ekleyerek bateriyi şov entrümanı haline getirmişlerdir. güzel de olmuştur.
(bkz: mike portnoy)
(bkz: dave weckl)
(bkz: dennis chambers)
- ayıptır söylemesi 9 senedir çalıyorum çok yetenekliyim kendim öğrendim büyüklerimi örnek alıyorum başarıdan başarıya koşuyorum.*
- (bkz: bakteri)
(camel, 23.11.2005 15:06)
- bu enstrümanla ilgilenenlerin genelde hazzetmediği kelime en azından benim tanıdıklarım davulcu kelimesini tercih ediyorlar.
- izlemenin, dinlemenin bile insana olağanüstü haz verdiğini göze alarak, çalmanın orgazma yakın bi duygu olacağını tahmin ettiğim enstrüman. davul.
http://www.youtube.com/...
(videoyu izleyebilmek için linkin sonlarındaki j ve a harflerini büyük harflerle yazın)(siyah, 19.03.2006 21:45 ~ 20.03.2006 18:16)
- ride'ın göbeğine göbeğine vurunca insanı orgazm eden enstrüman.
kanımca bir davulcunun kalitesi ride'ı nerede ve ne şekilde kullandığına göre belirlenmelidir.
- dışarıdan izleyen biri için adı: "ne ki la ben havada çalarım bunu"dur,
aynı kişiyi geçirip baterinin önüne oturtunca, adı bir anda "nanıskym!" oluverir.
- ne yazık ki ingilizce "pil" demek olduğu iddia edilen ve sözkonusu enstrüman için kullanılmasının yanlış olduğu söylenen bir sözcük bu. ancak işin aslı farklı:
1- ingilizce'deki "battery" sözcüğü için dilimizde "batarya" karşılığı mevcuttur, "bateri"nin "battery" ile ilgisi yoktur yani.
2- "cross" sözcüğündeki durum gibi (bkz: @824635), burada da ingilizce değil, fransızca'yla karşı karşıyayız. kapitülasyonlardan itibaren osmanlıların fransa'ya olan yakınlığı, hatta cumhuriyet'in ilk dönemlerindeki yüksek sınıflardaki fransa özentiliği sebebiyle türkçe'nin neredeyse yarısı fransızca sözcüklerden oluşuyor. hemen ingilizce gelmesin yani aklınıza.
fransızca'da "batterie" kelimesi (battre = vurmak kökünden) bildiğimiz davul ve zillerden oluşan seti anlatır. ben bu yüzden "davul" sözcüğünü kullanmayı sevmiyorum, çünkü bateri içinde ziller de var ve onları sallamamak haksızlık olarak geliyor bana. zilleri davullardan daha fazla seven birsürü baterist de (bu yanlış işte, (bkz: @835058)) tanıyorum şahsen.
sonuç olarak "bateri" yanlış değildir, hatta bence "davul" ve "davulcu"dan daha doğrudur. "bateri"nin öztürkçe bir karşılığı olsa tabi ki onu kullanmak isterdim, ama dediğim gibi "davul" bence "bateri"yi karşılamıyor. zaten müzik gibi terimlerin olduğu bir alanda herşeyi türkçeleştirmek çok zor. hihat'e çıspas, crash'e çapış, china'ya dangoz, floor tom'a gömbül gibi karşılıklar olsa kullanır mıydık onu da merak ediyorum.
orada burada "bateri" sözcüğünü kullanınca "ona bateri denmez bateri pil demek salak" diye çıkış yapmayı bekleyen insanları buradan akıllı olmaya, o ellerini indirmeye davet ediyorum. (bkz: batarya)
- diğer enstrümanlarda olduğu gibi şarkılardaki kısımları anlatmak için notalar pek işe yaramaz. onun yerine...
- abi orası şöyle şimdi.. dıgıdıgı ças ças çus
- yok abi iyi dinle bak.. tak dıgı tak dıgı ças ças ços
- olur mu abi bak.. dıgıdıg ças ças cört... (bkz: oehh) (bkz: böyle gider bu)
- çalan kitlenin, şahsımda dahil, genellikle telaffuz ederken davulu tercih ettiği müzik aleti. stres atar, kafanızın içindeki yüzlerce sorundan 1 saatlik stüdyo çalışmasıyla uzaklaşırsınız. başından kalkdığınızda ışıl ışıl parlamaktasınızdır. ayrıca gitar, keyboard gibi müzik aletleriyle kıyaslandığında maddiyatınız dahi olsa istisnalar dışında evinizde, odanızda rahat rahat çalamazsınız. elektronik olanlarının kulaklıkla yada kısık sesle çalınması gibi bir avantajı olmasına rağmen, aynı hissi vermediği kanaatindeyim. yeni başlayanlar için dede'nin davul metodu adlı kitabı tavsiye edilir.
(rene, 23.05.2007 20:00 ~ 20:03)
- (bkz: davul derisi)
(bkz: baget)
(bkz: bas davul susturucu)
(bkz: zil susturucu)
(bkz: süpürge baget)
(bkz: snare)
(bkz: toms)
(bkz: ride)
(bkz: hi-hat)
- dave lombardo denilen insansı yaşam formu bu aletin canını çıkarmakta bir ustadır.(bkz: silent scream) (bkz: jihad)
- fiyat ve parça bolluğu nedeniyle bir çırpıda alınamayan, alındığında daha fazla parça eklemek istenen ritmik müzik aleti.
tek tük alınan parçalara toplam ne kadar harcandığı ortaya cıktığında keşke bunu alacağıma motorsiklet alsaydım denilen alet.
ilk zamanlar sağlak biri için düzen;
davullar;
pedal ile vurulan en büyük davul:bas
bassın üstünde iki, sağ tarafındaki altolar,
bas ile davulcu arasında duran altında zincir(tel vs..)bulunan trampet,
ziller;
solda içleri birbirine bakan, pedalla sıkıştırılabilen hi-hat(örn:çıt sesi)
yine solda hi-hatten daha yüksekte duran crash(örn:coşşşşş)
sağda diğerlerine göre daha uzun çapa sahip ve ordasında eğrilik yarıçapı daha az olan bir bölümü de olabilen ride oluşmaktaydı(örn:çın,tın)
daha sonra her iki ayakla da vurulabilen bas pedalları, çinlilerin kullandığı gonglara benzeyen china, fışş sesi çıkartan splash, inek zillerine benzeyen sese sahip cowbel vs... parçalar çıktı. yapılan müzik tarzına ve sahip olunan paraya göre değişik kombinasyonları kurulabilir.
ayrıca müzik türüne veya müzisyenin tuşesine göre kullanılan baget ebatlarıda farklılık gösterir.kısaca örnek vermek gerekirse;
jazz,raggee vs..:ince ve küçük ince uçlu baget,fırça baget,saz bagetler
soft rock,pop vs..:orta kalınlıkta yuvarlak uçlu
rock,metal:kalın ve oval uçlu bagetlerin daha iyi ses verdiği söylenir.
- (bkz: aykan ilkan)
- çocukların - tabi buna zamanında bende dahildim - eline iki sopa alıp önünde iki tencere iki plastik kutu ayağına bağlı bir sopa ve onun önünde boş pril şişesi ile çaldıkları alet
- dışarıdan bakınca çalması sanki çok kolay gibi görünen ama sonra zor olduğu anlaşılan alettir.
bir gün stüdyoya gittiğimizde baterist arkadaşımız yoktu ve gitar çalan arkadaşımız başına geçip iki dakika çaldıktan(!) sonra bana dönüp "abi bateri yoruyo." dedi ve sonra tüm grup gülmekten yere yığıldı. o gün bu gündür bende belki yorulurum diye elimi sürmemişimdir kendilerine.(erman, 04.10.2007 18:58)
- (bkz: stick control)
- roger taylor bu zımbırtıyı en iyi kullananlardan birisidir. ne yazık ki, freddie mercury ile aynı grupta olma şansızlığını yaşayarak, tıpkı brian may gibi mercury'nin o akıl almaz ışığı altında kaybolmuştur.
|