en baba enstruman.uzaktan bakanların la ne var ki ben de çalarım dedikleri ama başına geçtiklerinde beyin amcıklaması geçirdikleri vurmalı çalgı.temelde davullardan(cross,trampet,altolar,tom tom) ve zillerden(hi hat,ride,crash) oluşur.
bateri modern müzikte kullanılmaya başlandığında sadece 3 parçaydı. hi-hat, trampet ve cross davuldan ibaretti. asıl amacı müzikte tempo tutmaktır. günümüzde bateristler birçok davul ve zil ekleyerek bateriyi şov entrümanı haline getirmişlerdir. güzel de olmuştur.
ride'ın göbeğine göbeğine vurunca insanı orgazm eden enstrüman.
kanımca bir davulcunun kalitesi ride'ı nerede ve ne şekilde kullandığına göre belirlenmelidir.
dışarıdan izleyen biri için adı: "ne ki la ben havada çalarım bunu"dur,
aynı kişiyi geçirip baterinin önüne oturtunca, adı bir anda "nanıskym!" oluverir.
ne yazık ki ingilizce "pil" demek olduğu iddia edilen ve sözkonusu enstrüman için kullanılmasının yanlış olduğu söylenen bir sözcük bu. ancak işin aslı farklı:
1- ingilizce'deki "battery" sözcüğü için dilimizde "batarya" karşılığı mevcuttur, "bateri"nin "battery" ile ilgisi yoktur yani.
2- "cross" sözcüğündeki durum gibi (bkz: @824635), burada da ingilizce değil, fransızca'yla karşı karşıyayız. kapitülasyonlardan itibaren osmanlıların fransa'ya olan yakınlığı, hatta cumhuriyet'in ilk dönemlerindeki yüksek sınıflardaki fransa özentiliği sebebiyle türkçe'nin neredeyse yarısı fransızca sözcüklerden oluşuyor. hemen ingilizce gelmesin yani aklınıza.
fransızca'da "batterie" kelimesi ["battre" (vurmak) kökünden] bildiğimiz davullar ve zillerden oluşan seti anlatır. ben tüm set için "davul" sözcüğünü kullanmayı sevmiyorum çünkü bateri içinde ziller de var ve onları kaale almamak haksızlık olarak geliyor bana. zilleri davullardan daha çok seven birsürü baterist de [bu yanlış işte, (bkz: @835058)] tanıyorum şahsen, hepsi arkadaşım.
sonuç olarak "bateri" yanlış değildir, hatta bence "davul" (ve "batör", "davulcu"dan) daha doğrudur. "bateri"nin öztürkçe bir karşılığı olsa tabi ki onu kullanmak isterdim ama fikrimce "davul" "bateri"yi karşılamıyor. zaten terimlerle dolu bir alanda herşeyi türkçeleştirmek çok zor. hihat'e "çıspas", crash'e "çapış", china'ya "şangoz", floor tom'a "gömbül" denen bir dünyada yaşanır mı bilemiyorum.
orada burada "bateri" sözcüğünü kullanınca "ona bateri denmez bateri pil demek salak" diye çıkış yapmayı bekleyen insanları buradan akıllı olmaya, o ellerini indirmeye davet ediyorum. (bkz: batarya)
diğer enstrümanlarda olduğu gibi şarkılardaki kısımları anlatmak için notalar pek işe yaramaz. onun yerine...
- abi orası şöyle şimdi.. dıgıdıgı ças ças çus
- yok abi iyi dinle bak.. tak dıgı tak dıgı ças ças ços
- olur mu abi bak.. dıgıdıg ças ças cört... (bkz: oehh) (bkz: böyle gider bu)
çalan kitlenin, şahsımda dahil, genellikle telaffuz ederken davulu tercih ettiği müzik aleti. stres atar, kafanızın içindeki yüzlerce sorundan 1 saatlik stüdyo çalışmasıyla uzaklaşırsınız. başından kalkdığınızda ışıl ışıl parlamaktasınızdır. ayrıca gitar, keyboard gibi müzik aletleriyle kıyaslandığında maddiyatınız dahi olsa istisnalar dışında evinizde, odanızda rahat rahat çalamazsınız. elektronik olanlarının kulaklıkla yada kısık sesle çalınması gibi bir avantajı olmasına rağmen, aynı hissi vermediği kanaatindeyim. yeni başlayanlar için dede'nin davul metodu adlı kitabı tavsiye edilir.
fiyat ve parça bolluğu nedeniyle bir çırpıda alınamayan, alındığında daha fazla parça eklemek istenen ritmik müzik aleti.
tek tük alınan parçalara toplam ne kadar harcandığı ortaya cıktığında keşke bunu alacağıma motorsiklet alsaydım denilen alet.
ilk zamanlar sağlak biri için düzen;
davullar;
pedal ile vurulan en büyük davul:bas
bassın üstünde iki, sağ tarafındaki altolar,
bas ile davulcu arasında duran altında zincir(tel vs..)bulunan trampet,
ziller;
solda içleri birbirine bakan, pedalla sıkıştırılabilen hi-hat(örn:çıt sesi)
yine solda hi-hatten daha yüksekte duran crash(örn:coşşşşş)
sağda diğerlerine göre daha uzun çapa sahip ve ordasında eğrilik yarıçapı daha az olan bir bölümü de olabilen ride oluşmaktaydı(örn:çın,tın)
daha sonra her iki ayakla da vurulabilen bas pedalları, çinlilerin kullandığı gonglara benzeyen china, fışş sesi çıkartan splash, inek zillerine benzeyen sese sahip cowbel vs... parçalar çıktı. yapılan müzik tarzına ve sahip olunan paraya göre değişik kombinasyonları kurulabilir.
ayrıca müzik türüne veya müzisyenin tuşesine göre kullanılan baget ebatlarıda farklılık gösterir.kısaca örnek vermek gerekirse;
jazz,raggee vs..:ince ve küçük ince uçlu baget,fırça baget,saz bagetler
soft rock,pop vs..:orta kalınlıkta yuvarlak uçlu
rock,metal:kalın ve oval uçlu bagetlerin daha iyi ses verdiği söylenir.
çocukların - tabi buna zamanında bende dahildim - eline iki sopa alıp önünde iki tencere iki plastik kutu ayağına bağlı bir sopa ve onun önünde boş pril şişesi ile çaldıkları alet
dışarıdan bakınca çalması sanki çok kolay gibi görünen ama sonra zor olduğu anlaşılan alettir.
bir gün stüdyoya gittiğimizde baterist arkadaşımız yoktu ve gitar çalan arkadaşımız başına geçip iki dakika çaldıktan(!) sonra bana dönüp "abi bateri yoruyo." dedi ve sonra tüm grup gülmekten yere yığıldı. o gün bu gündür bende belki yorulurum diye elimi sürmemişimdir kendilerine.
roger taylor bu zımbırtıyı en iyi kullananlardan birisidir. ne yazık ki, freddie mercury ile aynı grupta olma şansızlığını yaşayarak, tıpkı brian may gibi mercury'nin o akıl almaz ışığı altında kaybolmuştur.
davul kelimesini kullanmayı daha uygun bulduğum ayrıca eğlence olsun diye başlayıp -yaptığım ders bile değildi,para bile vermiyordum..okulla dersane arasında bana kalan yarım saatlerin bazılarını bu iş için kullandım..normal ders alan birinin aldığı (etütsüz) 8 ders bile etmez gittiğim- 2 ayda twin atmaya başladığım müzik aleti..arkadaşlarım dalga geçmişti..4 4'lük bi ritm bile atamayacağımı düşünerek..fakat 4/4'ü atakla birleştirip üstüne twin atmaya başlayınca hepsi şok şok şok..çok güzel ve saygı duyulası bi alettir..çalan herkese saygılarımı iletmek isterim..doğru bi seçim..
bulaştığın zaman kurtulamayacağın zaman geçtikçe iyiki çalıyorum dediğin, kendini geliştirdikçe ekipmanımıda geliştirmeliyim dediğin, ekipman almak için para biriktirmekten karnın sırtına yapışık gezdiğin, abi sen ramazandada işe çıkarsın gibi saçma sapan espirilere maruz kaldığın, zamanla hayat felsefen haline gelen ensturman.genelde 2 tipdir ama 3 tip kullananlarda olabiliyor(bkz: ben).
1. akustik(bkz: akustik davul)
2. elektronik(bkz: elektronik davul)
3. hybrid (aqustik ve elektronik davulun bir arada kullanıldığı; tef, darbuka gibi ekipmanlarında eklendiği davullardır)
çalarken bir baget kırdığım ve bir trampet patlattığım vurmalı çalgı.odamın bir köşesinde durur ve her boş zamanımda onu döverim.buradan bateri almak isteyenlere söyleyebilirim ki böyle 600 liralık şeyler almasınlar.gerekirse bir yıl beklesinler ortalama birşey alsınlar.ucuz ürün gerçekten kötü oluyor bu bateri denen melette.570 liraya almıştım iki sene önce düşünün bi ride* ı bile yok.hi-hat** den o istediğiniz sesi alamıyorsunuz bile.belki oda akustiği ile alakalı diyeceğim ama o da değil.sorun malzemede.
sonuçta alacaksanız iyi birşey alın derim.hem siz keyifle çalarsınız hemde tınılar dinleyenlere ve size hoş gelir.
ride* genellikle baterinin sağında bulunan diğer zillere göre daha büyük çapta "çın,çın,çın" gibisinden ses çıkaran ekipman.
hi-hat** genellikle en solda bulunan,iç yüzleri birbirine bakık duran iki zilin bir pedal aksamı yardımıyla birbirine vurulması sağlanan ve pedalla kapatırken "çıt" tam açarken de bagetle vurulup sonra kapatılmasıyla "tısssp" sesini alabileceğiniz zil ekipmanı.
çok ses çıkardığı ve yer kapladığı doğru olan bir müzik aletidir fakat bu enstrumanın kapladığı yeri ve çıkardığı sesi bahane edip çalışmaktan kaçan baterist adayı arkadaşlarımıza çalışma padleri önerilir. tabii ki orada yapılan etüdler daha sonra davul üzerinde de uygulanmalıdır.