belki ilginizi çeker
  1. · küreselleşme karşıtları
  2. · batılılaşma
  3. · kiralık konak
  4. · evrensel kültür
  5. · robdöşambr diyememek ama giymek
  6. · yaprak dökümü
  7. · küreselleşme
gündem
  1. · ugg
  2. · 24 kasım 2009 barcelona inter maçı
  3. · kurban kesmeye karşı olan dallama
  4. · yasaklanması gereken şeyler
  5. · 8taş deyip f3n3rbahç3 lafına bozulan ezik fenerli
  6. · 28 kasım 2009 fenerbahçe kasımpaşa maçı
  7. · yetenek sizsiniz türkiye
  8. · son günlerde sözlükte daha da belirginleşen durum
  9. · taksim de tek başına

batılılaşma  

  1. batılılaşmaktan olumsuz emir.
    (budur, 01.06.2009 16:59)
  2. kültürde değil teknikte olması gereken durum
    (dikkat hız kesici var, 01.06.2009 17:11)
  3. batılılaşma tecrübemiz, necip fazıl'a göre "bir minareden seyrettiğimiz kaldırım taşlarını, üzerine burnumuzu dayayarak bir kirpik mesafesinden görebilmek için kendimizi minareden balıklama fırlatışımıza" benzer..

    minare ve kaldırım metaforlarına dikkat!
    (raem, 24.08.2009 02:32)
  4. necip fazıl gibi bakış açısı fakiri bir kimse tarafından bütünüyle algılanıp doğru şekilde yargılanamayacak kadar önemli, tarihi, geniş, kapsamlı bir hadisedir.

    üstaaağğğğğğd'ın başka çapsızlık ve nefret kusuş şovlarında görüşmek üzere.
    (yenisekme, 24.08.2009 02:37 ~ 02:42)
  5. batılılaşma, ta tanzimat'tan beri bizim aydınımızda bir korku uyandırmıştır, "ya batılılaşırken kendimizi tümden yitirirsek!" korkusudur bu. ziya gökalp, aydınımızı bu korkudan kurtarmak için kültürün ('hars'in) ulusal olduğunu öne sürmüştür, demek istemiştir ki, kültüre (hars'e) sarılırsanız, uygarlık sizi sizden edemez. o gün bugün, 'milli kültür' sözü dillerden düşmez olmuştur. peki, uygarlıktan niçin korkuyoruz? bunun üzerinde kimse durmamıştır. dahası var, milli olan kültürümüz nedir, ne biçim bir şeydir, bunu araştıran çıkmamıştır ve araştırılmadığı için de bu 'milli'nin altından ikide bir dinsel çıkmıştır.

    ziya gökalp'in kültür ile uygarlığı (hars ile medeniyet) birbirinden ayırması, en çok sanatlarımızı, sanatçılarımızı etkilemiştir; "evrensele ulusaldan varılır" görüşü bunun ürünüdür. bizde yağlıboya resmin başlaması, avrupa resmine öykünmekten doğmuştur. başka türlü olamazdı. ama batı resmi için de öykünme söz konusudur, o da öykünmeden doğmuştur. yabancı sanatlara öykünmeyen bir sanat yozlaşır, yok olmağa gider. batı resmi ve sanatı çeşitli öykünmelerle, etkilerle bugünkü durumuna geldi. ama bizde buna rahat soluk aldırılmamıştır; ziya gökalp yetişmiş, kültürün ulusallığı kavramı içinde, yöresel, geleneksel, ulusal olanın evrensel teknik ile birleşmesi gerektiği görüşünü ortaya atmıştır ve bu görüş sanatçılarımızı ya yaratıcılıktan uzaklaştırmış, ya da başka yanlış yollara itelemiştir.

    oysa bir yaratma eylemi olarak sanat, tarihsel ve kültürel sürekliliği sağlama fonksiyonunu içermesine karşın, tarihsellik kategorisine sığacak bir alan değildir; tarihle hesaplaşma eylemi değildir. o, belli bir zaman ve belli bir uzam içinde bütün varlıkla hesaplaşma eylemidir. o, yaşayan canlı varlığın antipod'u olan yoklukla-ölümle hesaplaşma eylemidir.

    ulusal olanla evrensel olanı, kültür ile uygarlığı birbirinden böyle kesenkes ayırmakla ziya gökalp, içinden bir türlü çıkamadığımız bir ikileme getirip bırakmıştır bizi. ben derim ki, bilimlerde olduğu gibi sanatlarda da amaç evrensel ölçütlerdir. bundan, ulusal kimliğimizi yitireceğimiz korkusuna kapılmak yanlıştır. çünkü 'ulusallık', 'tarihsellik' durağan kavramlar değildir, boyuna yorumlanır ve boyuna değişirler. bunun da itici gücü yaratıcılıktır. hatta bir toplum, kendi özelliğini evrensele vardıkça, vardığı ölçüde bulur. ulusallığa evrensellikten varılır. batılı toplumlar, uygarlıklarına da ulusallıklarına da yorumla ve yaratıcılıkla varmışlardır. hiç korkmayalım.
    (nino quincampoix, 28.08.2009 11:16)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil