batı taklitçiliği 

adana çık aradan

  1. ülkemizde maalesef birhayli sık bulunan ve hakim olan , her kim gelişmiş ise ona benzeyelim zihniyeti ile özgün fikir ve kültürlerin ölmesine sebebiyet veren anlayış.an itibari ile batı gelişmiş olduğundan bahis konusu olgu , batı taklitçiliği olarak söylemlere geçer.
    (skuba, 06.07.2004 22:12 ~ 22:12)


  2. güzel olanı, başarılı olanı geliştirmek yerine, taklit etmek kolaylığına kaçan insanımızın kurumsal olarak değil, halk olarak başardığı bir iş.*

    senden ileride olan, senden daha gelişmiş olan bir ülkenin başarılı olmasını sağlayan etkenleri inceleyerek bunları gerçekleştirmeye çalışabilirsin, güzeldir. fakat tutup da herşeyi ile taklit etmeye çalışırsan bir ülkeyi, o zaman maymuna dönersin. kültür farkı vardır arada, kültürü taklit edemezsin, binlerce yılın getirdiği bir birikimi, seninle taban tabana zıt bir ülkeninki ile değiştiremezsin.

    uzun yıllardır vardır ülkemizde, bize aşıladıkları aşağılık kompleksi ne kadar ilerlerse, batı taklitçiliği de aynı oranda ilerleyecektir.
    (aqua, 06.07.2004 22:20)
  3. bu konuda insanı hayretler içinde bırakacak derecede mükemmel bi ileri görüş var... üstelik bu sözler 6 mart 1922 de tbmm'de söylenmiş.

    "efendiler!" avrupa'nın bütün ilerlemesine, yükselmesine ve medenileşmesine karşılık türkiye tam tersine gerilemiş ve düşüş vadisine yuvarlanadurmuştur. artık vaziyeti düzeltmek için mutlaka ders almak, bütün işleri avrupa'nın emellerine göre yapmak, bütün dersleri avrupa'dan almak gibi bir takım zihniyetler belirdi. halbuki hangi istiklal vardır ki ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin?... tarih, böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir!
    m.kemal atatürk
    aslında o'ndan alınması gerken o kadar çok ders vardı ki...
    (bewitchingwitch, 23.12.2004 00:37)
  4. gazi mustafa kemal atatürk de batı taklitçiliği konusunda şunları söylemiştir : "biz, batı uygarlığını taklitçilik yapalım diye almıyoruz. onda iyi olarak gördüklerimizi, kendi bünyemize uygun bulduğumuz için dünya uygarlık seviyesi içinde benimsiyoruz."

    türkiye'nin şu anki durumuna baktığımız da, atatürk'ün söylemek istediğini tam olarak anlamadığımız, hatta hiç anlamadığımız ortaya çıkıyor. şu anda bulunduğum kafe'nin camına yazılmış olan "hapy new year" ifadesi bunun en açık örneği.
    (selenge, 23.12.2004 19:17 ~ 19:44)
  5. özellikle osmanlı imparatorluğunun gerileme ve yıkılma döneminde vuku bulmuş olaydır. arka arkaya alınan yenilgiler üzerine yüzlardır topraklarını genişleten imparatorluğun toprak kaybetmeye başlaması üzerine düşünmeyen başlayan devlet ileri gelenleri, bunun nedeni olarak avrupadaki yeniliklerin takip edilmemesini gösterir. gerçekten de osmanlıda avrupanın sahip olduğu askeri teknik eğitim, askeri donanım yoktur. bu da savaşlarda osmanlının aleyhindedir. bu durumu fark edenler, hemen avrupaya görevliler göndermiş önce ortamı inceletmiş, ardından da ordan görevliler getirerek ilk önce askeri alanda yenilikler yapmaya başlamışlardır. nizam-ı cedid olarak bilinen çoğu askeri bu yeniliklerden sonra zaman içinde avrupaya olan merak artmıştır.
    1838 ingiliz ticaret antlaşmasından sonra, istanbulda yaşayan yabancı nüfusun artması ile birlikte de, istanbulda avrupai yaşam ivmelenerek artmıştır. bu dönemde sadece askeri alandaki yenilikler yetmemiş, hayatın her alanından avrupai sistemler kullanılmaya başlanmıştır. osmanlının gerilikten kurtulması için, teknolojiye sırtını dönmekten vazgeçmesi gerektiği kesindir, fakat bu batı taklitçiliği yapılmasını da gerekli kılmaz. baştakiler işin kolayına kaçmış, her şeyi olduğu gibi buraya taşımış, bu avrupadan alınan yeniliklerin halka, coğrafyaya uygunluğunu hiç düşünmemişlerdir.
    her şeyden önce bu yeniliklerin alındığı ülkenin şartlarına göre biçimlendiği düşünülmeli ve buna göre düzenlemeler yapılmalıydı. bunlar düşünülemediği için batı taklitçiliği hiçbir işe yaramadı ve bu taklitçiliğe harcanan paralar osmanlıyı borç batağına soktu. sonunda düyun-u umumiyenin kölesi osmanlı daha fazla dayanamadı ve yıkıldı.

    geçmişte bunlar yaşanırken günümüzde de batı taklitçiliği hortlamıştır. atatürk döneminde gerçekleştirilen inkılapların hepsinde dışarıdan alınanlar sorgulanmış, ülkenin şartlarına göre incelenip yeniden şekillendirilmişken günümüzde her şey avrupadan birebir kopyalanmaya başlamıştır. 17 aralık 2004 avrupa birliği zirvesi sonucunda artması daha da beklenen bu taklitçilik, yavaş yavaş bir ulusu mahfedebilecek seviyededir.
    yeni bir şeyler üretmek yerine, var olan şeyleri kopyalamak hiçbir zaman kimseye fayda getirmediği gibi, bugünden sonra da kimseye fayda getirmeyecektir.
    (ascella, 06.01.2005 20:27)
  6. (bkz: hangi batı)
    (my dying bride, 02.02.2005 15:19)
  7. cemil meriç in "batı karşısındaki durumumuz, efendisinin ilaçlarını çalıp içen uşağın durumudur" saptamasını getiriyor akla. tersi de geçerli değil. doğudan anladığımız sadece muhammedi doğu olmamalı. özgün olanı, öncü olanı, bu topraklarda eskiden var olanı ortaya çıkartmak, uzun bir yol gerektiriyor tabi ki. ancak askeri-siyasi, sosyal, ekonomik ıslahatlar sırasında, kültüre neden bu kadar az yer veriliyor henüz anlamış değilim. kültürel-sosyal projeler illa ab fonları ile mi gerçekleşmeli. cumhuriyet tarihi boyunca kültürüne bütçeden binde yarımdan fazla ayırmayan zihniyetle nasıl bir adım ileri gidebilirsin.

    sivil yaşamda ve parlamentoda bunun müzakereini yapabilecek neslin kendini yetiştirmesi, itü sözlüğün de buna katkıda bulunması dileğiyle diyorum. başka ne diyeyim.

    (bkz: duvara konuşmak)
    (abbas yolcumu, 26.10.2005 13:01)
  8. ab ye ne gerek var, aynı şeyleri bizde yapabiliriz geyiğinden farkı olmayan durum.
    aslında ab ye girmeden ab deki gibi yaşamaya çalışmak taklitçiliktir, çünkü asla o standarda gelemezsin.mallarını tüketmeyide avrupalılık zannedersin.
    (speedlight34, 26.10.2005 18:19)
  9. "avrupa'da amerika'da böyle bir uygulama yok." denince "biz yapınca olacak" deme cesaretini gösterememek.
    (yedinin yedincisi, 01.01.2007 10:08)